AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın, dün, TBMM’de milletvekilleri ile iftar programında yaptığı konuşma siyasi kulisleri dalgalandırdı. Erdoğan’ın, Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı ve Kurucu Meclis vurgulu konuşması, siyasi kulislerde “mesaj ne” sorusu üzerine ağırlıklı yorumların yapılmasına neden oldu.

Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında Atatürk’ten alıntı yaparak, “Bakınız, bundan 94 yıl önce yine bu yüce çatı altında Gazi Paşa'nın dile getirdiği şu önemli tespitler geçerliliğini aynen muhafaza etmektedir: “Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi'nde şifa buldu. Atiyen de yalnız orada kati tedbirlerini bulabilecektir” Evet, 23 Nisan 1920'den bugüne Meclis’imiz milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle göstermiştir” sözleri “erken seçim işareti” olarak yorumlandı.

Tayyip Erdoğan’ın dünkü iftar programı konuşmasında tartışmalara yol açan bölümleri hatırlatalım;

“Milli mücadelenin en sancılı günlerinde İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’in yüce Meclisimizin kürsüsünden okuduğu, “Ölmez bu vatan, farz-ı muhal ölse de hatta, çekmez kürenin sırtı bu tabût-ı cesimi” mısralarında vücut bulan ya istiklal, ya ölüm inancını müstevlilere meydan okuyan yiğitlerin mukaddes davasını bir kez daha kemal-i hürmetle selamlıyorum.

Evet, bu vatan ölmez. Ölmesi farz-ı muhaldir. O farz-ı muhal gerçekleşse de dahi tüm dünya bu ağırlığın altında kalıp çökecektir. Bunun için Türkiye, Türkiye’den büyüktür cümlesi sıradan bir söz, hamasi bir söylem asla değildir. Bu ifade Gazi Meclisimizin isminde de zikredildiği gibi, kendi varlığının farkında olan bir milletin inancının, iradesinin, aşkının tespit ve tescilidir. Asil ve asıl olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı sizler temsil ediyorsunuz. O aşkı sizler temsil ediyorsunuz. O iradeyi sizler temsil ediyorsunuz. Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı-ayrı teşekkür ediyorum.

Dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği günümüzde altyapımızı, ekonomimizi, diplomasimizi, ordumuzu ve savunma sanayimizi güçlendirerek, milli birliğimizi tahkim ederek, hep beraber Türkiye Yüzyılına hazırlanıyoruz. Burada şunu önemli ifade etmek istiyorum: Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefiyle yürüttüğümüz çalışmalardır. Bakınız, bundan 94 yıl önce yine bu yüce çatı altında Gazi Paşa'nın dile getirdiği şu önemli tespitler geçerliliğini aynen muhafaza etmektedir: “Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi'nde şifa buldu. Atiyen de yalnız orada kati tedbirlerini bulabilecektir.” Evet, 23 Nisan 1920'den bugüne Meclis’imiz milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle göstermiştir. Bu gazi Meclis ne kadar komplike olursa olsun ülkenin ve milletin canını yakan her türlü soruna çözüm üretecek kapasiteye, dirayete ve demokratik olgunluğa hamdolsun bugün de ziyadesiyle sahiptir.”

*

Saray iktidarı, Suriye, İran üzerinden gelişen olaylar ve içeride “çözüm süreci” yüzünden oldukça sıkıştı ve manevra alanı gitgide daralıyor…

Tayyip Erdoğan, bundan sonraki süreci hazırlamak amacı ile Meclis iftarında bir işaret fişeği mi attı?..

Zihinlerindeki rejimi inşa etmek için planlar yaptıklarına dair kimsenin şüphesi yok!..

İktidar kulislerinde epey bir zamandır “önümüzdeki dönem Türkiye için kurucu Meclis dönemi olacaktır” sözleri dolaşıyor.

Meclis iftarında, Tayyip Erdoğan, Atatürk’ün Meclis konuşmasından alıntı yapmasıyla süreci başlatmış olabilir mi?...

Başkentte siyasetin tansiyonu giderek yükseliyor!..