İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Siyaset Akademisi 3. Dönem açılışında konuştu. gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, iktidara emekliler üzerinden sert tepki gösterdi.
Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Türkiye’yi yönetenler, bunca sorun birikmişken, vatandaşlarımız ağır şartlar altında ezilirken, piyasaları dolandırıcılar işgal etmişken; hiçbir şey olmamış gibi davranmış ve ülkeyi finansal bir Çernobil’le yüz yüze getirmişlerdir.
Bugün Türkiye’de yaşanan fon skandalına biraz da böyle bakmak gerekir.
Bu rezalet maalesef, “Yasa-içi bahis ve kumar rezaletidir.”
Cumhuriyet tarihimizin, kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunuyla karşı karşıyayız.
Sanmayın ki çürüyen, sadece birkaç şirket, kişi ya da kurumdur.
Karşımızda bir sistemin, bir anlayışın, siyaset ve görev ahlakının sorgulanmasını gerektiren bir tablo vardır.
Bu infilakla birlikte, uzun zamandır işaret ettiğimiz eksiklikler de bütün çıplaklığıyla ortaya dökülmüştür:
Türkiye’de siyasete hâkim gücün, ne kurumsal anlayışı, ne kuralları ne ahlakı ne de millete karşı sorumluluk duygusu kalmamıştır.
Cumhuriyetin vatandaşıyla sözleşmesinden kopmuş bir idare ile karşı karşıyayız.
Yaptıkları her yanlışın, her kötülüğün sonuçlarıyla yüzleştiğinde, hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranan bir iktidarla karşı karşıyayız.
Hep söylediğim gibi; devlet olmak, balığı baştan kokutmamaktır.
Devlet insanı olmak, kokmayan tuz olmaktır.
Maalesef bugün balık baştan koktuğu gibi tuz da kokmuştur.
Aileleri ile birlikte milyonlarca vatandaşımızı mağdur eden fon ve borsa skandalı, bir günde ortaya çıkan iş değildir.
Her yerde konuşulanlar, konunun uzmanlarının uyarıları ve piyasanın kural ve şartları aylardır uyarırken susmak; ortaya çıkan suçun ortağı, mağduriyetin de sebebi olmaktır aslında.
İşte bu yüzden siyasette hakkı hak bilenlerin olması gerekliliğini söylüyorum.
Bu ülkeyi, eğer vatandaşının hakkını hukukunu bilenler, hırsıza uğursuza yol vermeyenler yönetiyor olsaydı emin olun, bu kriz asla yaşanmazdı.
Geçinemediği için bir emeklimiz AYM’nin önünde intihara teşebbüs etmez, hayatını kaybetmezdi.
O emeklimizden akan kan, bu hükümete sıçramıştır.