FENTANİL TARTIŞMASI: “ZOMBİ UYUŞTURUCU” TÜRKİYE’DE VAR MI? BAKANLIK “YOK” DİYOR

Uyuşturucu kullanımındaki küresel artış, sentetik maddelerin yayılması ve özellikle fentanil gibi yüksek etkili opioidlerin yarattığı ölüm riski dünya genelinde alarm yaratmaya devam ediyor. Son yıllarda ABD’de büyük bir halk sağlığı krizine dönüşen fentanil, Türkiye’de de siyasi gündeme taşındı.

Adli tıp uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, Yeniçağ’a yaptığı açıklamada uyuşturucu maddelerin etkilerine, bağımlılığın tanımına ve küresel ölçekte büyüyen tehlikeye dikkat çekti.

UYUŞTURUCU VE BAĞIMLILIK NASIL TANIMLANIYOR?

Adli tıp uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, uyuşturucu maddelerin birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkisini şu sözlerle anlattı:

“Belirli dozda alındığı zaman; kişinin sinir sistemi üzerinde etki ederek, akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan, birey ve toplum içerisinde iktisadi ve sosyal çöküntü meydana getiren, alışkanlık ve bağımlılık yapan, yasaların kullanılmasını, bulundurulmasını ve satışını yasakladığı narkotik ve psikoaktif (merkezi sinir sistemini doğrudan etkileyerek beyin fonksiyonlarını değiştiren) sözcükleriyle de tanımlanan maddeler “uyuşturucu maddeler” olarak tanımlıyoruz. Kişinin madde kullanma alışkanlığından vazgeçememesi, madde kullanamadığında yoksunluk belirtileri (kriz) olması ve maddenin aynı etkiyi göstermesi için gittikçe artan miktarda madde alınması anlamına gelen direnç gelişmesi söz konusuysa madde bağımlılığından söz ediyoruz.

Küresel Durum (Dünya Uyuşturucu Raporu - UNODC)’na göre; Dünya genelinde yaklaşık 296 milyon kişi (15-64 yaş arası) yılda en az bir kez madde kullanıyor. Son 10 yılda madde kullanım prevalansında yüzde 23 oranında bir artış var. En yaygın maddeler ise 219 milyon kullanıcıyla kenevir. Opioidler (eroin, fentanil ve benzeri) ise 60 milyon kullanıcı tarafından kullanılıyor ve ölümlerin yüzde 70'inden sorumlu. Amfetamin tipi uyarıcılarda 36 Milyon kullanıcı söz konusu.

Haşhaş bitkisinden elde edilen opiyatlar yüzyıllardır ağrı kesici olarak kullanımı yanında kötüye de kullanılmıştır. Morfinin ve eroin kötüye kullanımı hala çok yaygındır.

Yeni tip sentetik opioidlerden özellikle Fentanil ve analoglarının eroinin yerini alması ve tıbbi amaç dışında kötüye kullanılması yeni bir küresel salgına sebep olmuştur. Fentanil, morfinden yaklaşık 50 ila 100 kat daha güçlü olan sentetik bir opioid ağrı kesicidir. Tıbbi ortamlarda kontrollü olarak kanser hastalarının şiddetli ağrılarında, ameliyat sonrasındaki akut süreçlerde ve anestezi uygulamalarında kullanılır. Ancak çok düşük dozlarda bile son derece güçlü bir etkiye sahip olması, denetimsiz kullanım durumunda küresel düzeyde büyük bir aşırı doz krizine yol açmıştır.

Aşırı doz ölümlerinin büyük çoğunluğu tıbbi ortamların dışında, yasa dışı üretilen fentanil kaynaklıdır. Fentanil kaynaklı aşırı doz ölümlerin yüzde 70-80'inden fazlası hastane dışı ortamlarda meydana gelmektedir.

Fentanil kullanımı ve zombileşme ifadesi, fentanilin tek başına veya diğer maddelerle karıştırılarak sokakta satılması sonucu kullanıcıların sergilediği ağır çöküş görüntülerini tanımlamak için kullanılan popüler bir terimidir. Fentanil etkisiyle kişi tam bir bilinç kaybı ile uyanıklık arasında sıkışır. Yerçekimine karşı koyamaz ancak tamamen yere de düşmez. İki büklüm zombi gibi yürür. Kimi zaman fentanile katılan ksilazin ise veterinelerin kullandığı bir maddedir ve merkezi sinir sistemini felç eder. Kılcal damarlarda aşınma ve ciltte ülser gibi yaralara neden olur. Vücutta uzuv kayıplarına kadar varabilen, çürümüş görünümlü derin yaralar açılır. Acıya, sese veya çevresel uyaranlara hiçbir tepki vermez. Gözleri açık ama bakışları boş ve donuktur.”

RAPORLANMIŞ ÖLÜM YOK

Adli tıp uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan da, Türkiye’de raporlanmış bir ölüm bulunmadığını belirtti. Fentanilin Türkiye’de kırmızı reçeteli ilaçlarda kullanıldığını vurgulayan Alkan şunları söyledi:

“Kontrollü üretiliyor ve kullandırılıyor. Türkiye'de denetimi sağlanmış durumda. Narkotik suçlarla ilgili cezalar burada çok ağır. İzlanda, Slovenya ve İrlanda’daki örnekler dışında şimdilik Avrupa’da da fazla fentanil ölümü görünmüyor. Portekiz Lizbon’daki Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı bağımlılık izleme merkezi önlemleri sıkı tutuyor. ABD’de fazla, çünkü Çin'deki hammadde Meksika'da işlenip ABD'nin güneyinden hem ABD'ye hem Kanada'ya gidiyor.”

FENTANİL MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

Fentanil tehdidi Türkiye’de de siyasi tartışmalara konu oldu. TBMM’de daha önce bu maddeyle ilgili soru önergeleri ve açıklamalar yapıldı.

Fentanil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birkaç kez tartışma konusu oldu. Ocak 2023’te Cumhuriyet Halk Partisi Karabük Milletvekili Cevdet Akay, güvenlik uzmanlarına göre fentanilin “kimyasal savaşın yeni ismi” olduğunu söyledi. Afganistan’daki gelişmeler nedeniyle azalan eroin tedariğinin suç örgütlerini fentanile yönlendirebileceğinin altını çizdi. Fentanilin Türkiye’deki kullanım oranını, metamfetaminle birlikte son 5 yılda kaç ölüme neden olduğunu sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri Aşkın Genç, Ömer Fethi Gürer ve Gamze Akkuş İlgezdi, Kasım 2024’te Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın cevaplaması için toplam 5 soru önergesi verdi. Önergelerde ABD’de ve diğer ülkelerde fentanil kaynaklı ölümlerin hızla arttığını belirtildi. Türkiye’de de yasa dışı ticaretinin ve kullanım riskinin arttığını vurgulandı. 2023’te ABD’de, tüm ülkeyi öldürmeye yetecek kadar fentanil yakalandığını vurguladı. Türkiye’nin fentanil ticaretinde geçiş güzergahı olduğunu belirtildi.

Önergelerde;

-Türkiye’de fentanil kullanımı nedeniyle hastanelere başvuran hasta sayısı,

-Yıllara göre dağılımı, son 5 yılda hangi illerde ne kadar fentanil yakalandığı,

-Maddenin Türkiye'ye hangi yollardan ve sınır kapılarından girdiği,

-Son 3 yılda Türkiye’de fentanil kaynaklı ölüm sayısı, ölümlerin hangi yaş grubu arasında yoğunlaştığı ve kayıtlı vakaların sayısı soruldu.

Verilen cevaplarda Kemal Memişoğlu, fentanil ve benzeri sentetik opioid’lerin aşırı doz alımı sonucu kullanılan naloxone hydrochloride maddesinin Türkiye’de bulunduğunu belirtti. Ali Yerlikaya ise 2025 yılında verdiği gecikmeli cevapta Türkiye’de henüz fentanile rastlanmadığını söyledi.

Öte yandan bu hafta Meclis gündemine taşınan Varlık Barışı düzenlemesi, “hali hazırda var olan uyuşturucu baronu tehlikesi Türkiye'de yeniden en üst düzeye ulaşabilir mi” sorusunu sorduruyor. Türkiye’de daha önce birkaç kez ilan edilen varlık barışı, kaynağı belirsiz kara parayı Türkiye’ye çekmekle eleştirilmişti. Duax Hohepa Ngakuru, Rawa Majid, Dritan Rexhepi, Jovan Vukotic gibi tüm dünyadan en üst düzey baronların bir kısmı Türkiye’de yakalanmış veya öldürülmüştü. Baronları Türkiye’ye çeken en önemli nedenlerden birinin varlık barışı olduğu defalarca kez gazetelere yansımıştı.

UTKU BEYCAN- YENİÇAĞ