Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, Merkez Bankası’ndaki görev süresinin dolmasına iki hafta kala son kez kamuoyu karşısına çıktı. Merkez Bankası içinde sıkı para politikası sürecinin en görünür ve en açık iletişim kuran isimlerinden biri olarak bilinen Akçay, basına açık son sunumunu Tarih Vakfı etkinliğinde yaptı; program sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
“YÜZDE 45 FAİZ İŞE YARAMAZDI, MEKANİZMA FECİ HASAR ALMIŞTI”
Gazete Oksijen'de yer alan habere göre; Cevdet Akçay aktarım mekanizmasının ağır hasar aldığının altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
“Faizi yüzde 17,5'den yüzde 25'e çektik. Sonra 25'ten 30 vesaire böyle gitti ve bize hep şu söylendi: 'Çok eliniz titrek gittiniz. 17,5'tan 45'e çekseydiniz her şey bir güzel toparlayacaktı, tabii cesaret edemediniz, yukarıdan baskı geldi ancak 25 yaptınız'. Bu arkadaşlara anlatmadık ki ben anlattım bu arada yurt dışında fakat yurt dışında hemen anlıyorlar ne olduğunu. Burada anlamadılar. Neden işe yaramazdı 25 yerine 45? Şundan dolayı yaramazdı; aktarım mekanizması feci hasar almıştı. Benim bir viral olan konuşmam var biliyorsunuz, aslında çok basit bir şey söyledim ben orada; kopan linkler hiç öyle sıra dışı bir şey değil çünkü hakikaten her bakan, işten anlayanın linklerin koptuğunu, yeniden ihdas edilmesi gerektiğini anlaması lazım. Zaman içinde aktardıkça biz mekanizmayı kurdukça aslında faiz artışlarının anlam kazanacağını... 'Big bang for the buck' denir İngilizcesiyle, yani her arttırdığım 1 puanın etkisinin maksimum olması için baştan fazla arttırmamam gerekiyordu zaten.”
"EĞER MÜDAHALE ETMESEYDİ ENFLASYON YÜZDE 200 BİLE OLABİLİRDİ”
Mevcut adımlar atılmasaydı, korkunç enflasyon tahminini paylaşan Akçay, mevcut adımlar atılmasaydı enflasyonun çok daha yüksek seviyelere, hatta yüzde 150-200 bandına ulaşabileceğini dile getirdi Akçay, o dönemde ekonomideki risklerin oldukça yüksek olduğuna işaret ederek, alınan kararların yalnızca gerçekleşen sonuçlarla değil, önlenen olası senaryolar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE ENFLASYONDA DÜNYADAN KOPTU”
Osman Cevdet Akçay, Türkiye ekonomisinin temel sorununun yüksek enflasyon ve politika tercihlerindeki hatalar olduğunun altını çizdi. Küresel karşılaştırmalarda büyümenin benzer seyrettiğini ancak enflasyonda Türkiye’nin belirgin şekilde ayrıştığını vurgulayan Akçay, ülkenin bu alanda “aykırı” bir konumda olduğunu söyledi.
Siyasi takvim ve para politikası ilişkisine de değinen Akçay, seçim dönemlerinin doğrudan karar alma süreçlerini belirlemediğini ancak maliye politikası ile para politikası arasında bir denge bulunduğunu ifade etti.
ASGARİ ÜCRET UYARISI
Asgari ücret ve enflasyon ilişkisine de parmak basan Akçay, geriye dönük endeksleme yaklaşımından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Ücret artışlarının beklenen enflasyona göre yapılmasının önemine dikkat çeken Akçay, aksi durumda dezenflasyon sürecinin zarar göreceğini ve kredibilite kaybı yaşanacağını ifade etti.

“ŞAHİN DEĞİLİM, MERKEZ BANKACILIĞI YAPIYORUM”
Kendisine yönelik “şahin” tanımlamalarına katılmadığını belirten Akçay, bu tür etiketlerin yanıltıcı olduğunu belirtti. Faiz indirimleri başladığında dahi sürecin doğal bir parçası olarak gördüğünü ifade eden Akçay, “Ben şahin ya da güvercin olmaya çalışmadım, bildiğim merkez bankacılığını yaptım” ifadelerini kullandı.
“KUR TEK BAŞINA HEDEF DEĞİL, POLİTİKA MİKSİNİN SONUCU”
Kur politikasına yönelik eleştirileri de yanıtlayan Akçay, Merkez Bankası’nın kuru doğrudan hedeflemediğini, faiz ve makroihtiyati tedbirlerle birlikte bir politika bileşimi yürüttüğünü söyledi. Kurun nasıl yönetildiğine dair şeffaflık eleştirilerine ise “Veriler ortada, ayrıca açıklama gerekmiyor” yanıtını veren Akçay, farklı araç kombinasyonlarının farklı kur sonuçları doğurduğunu ve gerektiğinde bu miksin değiştirilebileceğini belirtti.