Sistemdeki üst kademe yöneticiler ile diğer kamu görevlileri arasındaki niteliksel farkın göz ardı edildiğini belirten Uçum, üst kademe bürokratların idarenin sıradan birer memuru olmadığını, doğrudan Cumhurbaşkanı'nın programını uygulamakla görevli "yürütme yardımcıları" olduğunu ifade etti.
Uçum'un paylaşımı şöyle:
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNDE BÜROKRATİK VESAYET OLMAZ!
Daha önce defalarca gündeme getirilen bir konu yeniden ısıtılmaya çalışılıyor.
Tartışmanın esası seçilmiş atanmış ilişkisi.
Kimi çevreler Cumhurbaşkanı tarafından atanmış bazı üst kademe yöneticilerini "niye konuşuyorlar" diye eleştiriyor.
Hatta memur olduklarını söyleyerek konuşma hakları olmadığını iddia ediyor.
Fikri beyanlarında tarafsız olmaları gerektiğini ileri sürenler bile var.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerle diğer kamu görevlileri arasındaki fark bilinmeden veya anlaşılmadan bu eleştirilerin yapıldığı görülüyor.
DOĞRUDAN YÜRÜTMENİN YARDIMCISI OLMAK!
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticiler cumhurbaşkanının programını doğrudan uygulamakla görevli yöneticilerdir. Diğer kamu görevlilerinden niteliksel olarak farklıdır. Diğer kamu görevlileri idarenin içindedir ve idarenin bütünlüğü içerisinde yürütmeye bağlı çalışır. Üst kademe yöneticileri ise doğrudan yürütmeye bağlı ve yürütmenin yardımcısı olarak çalışır. Bu nedenle bu sistemde diğer kamu görevlilerinden farklı olarak üst kademe yöneticilerin şu özellikleri vardır:
"ÜST KADEMENİN TARAFSIZ OLMA SORUMLULUĞU YOKTUR"
1- Üst kademe yöneticilerinin görev süreleri cumhurbaşkanı arada görevden almazsa seçilmiş cumhurbaşkanının süresiyle sınırlıdır. Cumhurbaşkanıyla gelip cumhurbaşkanıyla gitme kuralı vardır. Cumhurbaşkanından bağımsız bir görev süreleri yoktur.
2- Üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı bir özerklikleri yoktur. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bürokratik vesayet ve bürokratik oligarşi olmaz. Eski sistemin bağımsız görev süresi ile ikili ve üçlü kararnameye dayanan bu faşizan yapısı tasfiye edilmiştir.
Bürokratik vesayet seçilmiş iradeyi sınırlama gücüne sahip siyasi bir bürokrasinin olması demektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde yürütme açısından seçilmiş irade Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı kendi iradesi üzerinde vesayet kullanmak isteyen hiç bir siyasi bürokratik oluşuma izin vermez, çünkü tüm üst kademe yöneticileri tek başına görevden alma yetkisine sahiptir. Bürokratik vesayete yeltenenler bir gecede giderler. Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bürokratik vesayetin doğması sistemin esasları sebebiyle mümkün değildir.
3- Üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı tarafsız olmak gibi bir rolleri yoktur. Tam tersine seçilmiş iradeye bağlı hareket etme yükümlülükleri vardır.
Yürütme ve idare bakımından tarafsızlık niteliği, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde tarafsız olmakla ilgilidir.
"SADECE UYGULAMAKLA YÜKÜMLÜLER"
Yoksa üst kademe yöneticiler Cumhurbaşkanının programına karşı tarafsız olamazlar çünkü programı uygulamakla yükümlüdür. Bunu istemek demokratik sistemin esasına aykırıdır. Diğer deyişle tarafsızlık icrai süreçlerle ilgilidir. Fikir beyanında tarafsızlık söz konusu değildir.
Tüm bunları ve konunun diğer boyutlarını 5 Ağustos 2024 tarihinde AA Analiz için hazırladığımız ilişikteki yazıda ele almıştık. Konuyla ilgilenenlerin bilgisine sunulur.
Eleştiri yapmak isteyenler lütfen yazıyı okusun. Eleştiriler yazıda anlatılan sistemin esasları ve temel özellikleri üzerinden olursa en azından bir fikri çaba izlenimi verir, kıymeti de olur. Ezberler üzerinden eleştiri görünümüyle yapılan değerlendirmeler ise sadece abes kalır.