Başkentte koltuk savaşı sürerken sokağın asıl gündemi ise engellenen madenciler...

CHP GENEL MERKEZİ’NDE GİZLİ MESAİ: KILIÇDAROĞLU 'SADAKAT HARİTASI' ÇİZİYOR

Ankara'da siyasetin debisi hiç olmadığı kadar yüksek. Bir yanda mahkeme kararıyla sarsılan ana muhalefet partisinde kapalı kapılar ardında yürütülen hummalı bir yol haritası trafiği, diğer yanda ise kendi gündemine odaklanmış iktidar blokunun yoğun Kabine mesaisi var. Başkentin iki farklı yakasından sızan son kulis bilgileri, önümüzdeki dönemin siyasi mimarisini şekillendirecek cinsten.

KILIÇDAROĞLU'NUN İLK ÖNCELİĞİ DELEGE YAPISININ RAPORLANMASI VE 'BUTLAN' MUTFAĞI

Kulislerden sızan en sıcak bilgilere göre, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin sanılanın aksine "mutlak butlan" kararına oldukça hazırlıksız yakalandığı konuşuluyor. Son günlerde parti tabanından yükselen "net bir strateji yok" eleştirilerini göğüslemeye çalışan yeni yönetim, şu sıralar tam bir kapalılıkla çalışarak yeni bir yol haritası belirleme telaşında.

Kılıçdaroğlu’nun bu kapalı kapı trafiğindeki en büyük ve hayati öncelikli gündem maddesi ise delege yapısının mevcut durumunun hızlıca raporlanması.

Karşı cephenin hamlelerine karşılık delegelerin rengini ve kimin nerede durduğunu gösteren bir "sadakat haritası" net olarak görmek isteyen Kılıçdaroğlu, kurmaylarına bu raporun çıkarılması talimatını verdi.

Eş zamanlı olarak genel merkezdeki diğer ana odak, bundan sonra atılması gereken yasal adımları netleştirmek. Kılıçdaroğlu’nun kurmayları ilk Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) listesini belirlemek için yoğun bir mesai harcıyor. Ancak burada da işler çok pürüzsüz ilerlemiyor; MYK’da yer almayı ilk etapta reddeden bazı kritik isimlerle yeniden masaya oturulduğu ve yeni isim arayışlarının sürdüğü gelen bilgiler arasında.

MECLİS'TE GRUP KRİZİ: CHP’Lİ VEKİLLERDEN EYLEM HAZIRLIĞI

Kılıçdaroğlu ekibi, sadece içeriyi dizayn etmekle kalmıyor, dışarıya yönelik hamlelere de hazırlanıyor. Edinilen bilgilere göre Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerde diğer siyasi parti liderleriyle bir görüşme trafiği başlatmak üzere ajandasını hazırlıyor.

Öte yandan, Meclis kanadında da ciddi bir hukuk savaşı kapıda. Salı günü yapılması gereken CHP grup toplantısının iptal edilmesi talebiyle TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’la temas kuran yeni CHP yönetimi, bir yandan Meclis Başkanlığı'ndan gelecek resmi yanıtı bekliyor, diğer taraftan ise olası tüm senaryolara karşı hukuki önlemlere kenetlenmiş vaziyette süreci takip ediyor.

Küçük bir kulis bilgisi daha eklemekte fayda var; Numan Kurtulmuş’a yakın kaynaklardan edindiğim bilgiye göre Kurtulmuş’un CHP’nin grup toplantısına izin vermeyeceği yönünde beklentiler de yükselmiş durumda. Grup toplantısına izin verilmemesi durumunda ise Özel ve yönetimine yakın CHP’li milletvekilleri de Meclis'te eylem hazırlığı örgütlemek üzere…

AK PARTİ’NİN GÜNDEMİNDE CHP YOK: KABİNE’NDE 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' MESAİSİ

CHP koridorlarında gizli görüşme trafiği, delege hesapları ve karşılıklı hazırlıksızlık krizi yaşanırken, iktidar partisinde ise bambaşka ve hararetli bir gün yaşanıyor. Şunu net olarak belirtmek gerek: AK Parti’nin bugünkü yoğun gündeminde CHP’de yaşananlar yer almıyor.

Öğle saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek kritik Kabine toplantısının ajandası oldukça yüklü. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Kabine'ye yapacağı kapsamlı sunum, yeni anayasa hazırlıklarındaki son viraj ve AK Parti’nin masasındaki son kamuoyu anketleri masadaki ana başlıklar arasında.

Ankara kulislerinden sızan en kritik başlık ise güvenlik ve yeni dönemin diyalog zeminine dair. Kabine'de, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın sunacağı kapsamlı stratejik güvenlik raporu masaya yatırılacak. Bu raporun ışığında, özellikle son dönemin en hassas başlığı olan "Terörsüz Türkiye Komisyonu"ndaki ilerlemeler değerlendirilecek ve önümüzdeki süreçte DEM Parti ile yürütülecek görüşme stratejisinin ana hatları netleştirilecek.

ANKARA YOLUNDA MADENCİ BARİKATI: DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİ MECLİS’E YÜRÜYEMİYOR

Siyasetin zirvesinde bu hararetli tartışmalar yaşanırken, başkentin girişinde ise ekmek kavgası veren madencilerin sessiz çığlığı yankılanıyor. Nisan ayında günlerce süren eylemlerinin ardından bakanlıkların araya girmesiyle kendilerine verilen "ödeme" sözlerinin tutulmadığını belirten Doruk Madencilik işçileri, yeniden Ankara yollarına düştü. Ancak sendika öncülüğünde aileleriyle birlikte Meclis'te seslerini duyurmak isteyen işçiler, beklenmedik bir engelle karşılaştı.

Gelen son dakika bilgilerine göre, madencilerin Ankara'ya ulaşmasını sağlamak üzere tahsis edilen otobüsler art arda iptal edildi. Bu durumun arkasında ciddi bir idari baskı olduğu öne sürülüyor. Uzlaşma sonrası 125 işçinin işe başlatılmadığı, kıdem tazminatlarının ve ücret alacaklarının hala ödenmediği belirtilirken, işçiler bu kez "Paralar hesaba yatmadan geri dönüş yok" diyerek kararlılıklarını sürdürüyor.

MEMLEKETİN ASIL DERDİ KİMİN UMURUNDA?

Ankara'nın kapılarında kurulan bu barikat, başkentin siyasi elitlerinin gündemi ile sokağın yakıcı gerçekliği arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor. Sahi, memleketin asıl derdi kimin umurunda? Bir tarafta koltuk ve yetki kavgasına tutuşan muhalefetin her iki kanadının yaşadığı hazırlıksızlık krizi ve son butlan hamlesi, diğer tarafta ise kendi ajandasına odaklanan iktidarın büyük strateji toplantıları...

Oysa sokakta, verilen sözlerin tutulmadığı, hakkını ararken yollarda barikatlarla engellenen madenciler var. Milyonlarca vatandaş için açlık sınırının gün geçtikçe daha da derinleştiği, mutfaktaki yangının büyüdüğü bir gerçeklik yaşanıyor. Ne hikmetse, Merkez Bankası’nın çarşı pazardaki fiyatlarla asla uyuşmayan ve tutmayacağı şimdiden belli olan o enflasyon beklentileri, siyasetin bu yapay gündem fırtınasında kendine yer bile bulamıyor; adeta halının altına süpürülüyor, gündeme dahi getirilmiyor. Ankara kendi fildişi kulesinde karşılıklı taht oyunları oynarken, halkın asıl ve yakıcı sorunları yine başkentin gölgesinde kalıyor.