Kurtlar Vadisi Pusu dizisi, Kaşif Kozinoğlu soruşturmasıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Dizinin senaryosunda yer alanların tek tek gerçekleştiği, Kozinoğlu'nu temsil ettiği düşünülen "Kaşifoğlu" karakterinin de bulunduğu cezaevinde öldürüldüğünün anlaşılması üzerine dizinin senaristleri de ifadeye çağrılmıştı.

11 Nisan 2017'de FETÖ'nün medya ağına yönelik hazırlanan bir iddianamede çarpıcı bir ayrıntı ortaya çıktı. Aytunç Erkin, dizide kullanılan "34 RTE 321" plakalı aracın neden kullanıldığını köşesine taşıdı.

Erkin'in köşesine taşıdığı “Pusu”daki mesajlara şaşırmayın 9 yıl önceki iddianameye bakın" başlıklı yazı şöyle:

Tarih 11 Nisan 2017.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli Savcı Can Tuncay, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) medya ayağıyla ilgili bir iddianame hazırlar.

“Canım nereden çıktı bu iddianame” ve “Yine mi Fetullah?” sorularını soranlar olacak. O zaman, bugün Adalet Bakan Yardımcısı olan Can Tuncay’ın hazırladığı iddianameyi neden gündeme getirdiğimi anlatayım:

Kaşif Kozinoğlu’nun 13 Kasım 2011’de şüpheli ölümü üzerine Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki “subliminal” yani “eşik altında” yani “bilinçaltına verilen mesaj” tartışılıyor.

Dokuz yıl önce 247 sayfalık iddianame hazırlayan savcılık şu tespitleri yapmış:

“… Terör örgütü lideri Gülen, gazete ve televizyon yayınlarının politikasından, ziyarete gelen iş adamlarına verilecek hediyeye, ölen iş adamına taziye mesajı yayınlamadan, Afrika’da seçilen ve göreve gelen devlet başkanına gönderilecek kutlama mesajına, bankanın kurtarılması için örgüte yapılacak çağrıya, işledikleri suçtan tutuklanan polislere cesaret vermeden, ülkenin siyasi tercihlerine, seçimde oyların hangi partiye hangi şartlarda verileceğinden, televizyon film senaryosuna kadar örgütün her alanına hakimdir ve fiilen yönetmektedir.”

Bakın Can Tuncay ne diyor? “Gülen, televizyon-film senaryosuna kadar örgütün her alanına hakimdir”.

Devam ediyor iddianame:

“… Örgüt ondan emir almadan hareket etmemektedir. Sağlık problemlerine ve yaşı ilerlemiş olmasına rağmen, kendisine bağlı gazetelerin yayın politikasından, TV’de yayınlanan bir dizinin senaryosuna, ziyaret edilecek bir iş adamına verilecek hediyeden, Afrika’daki bir devlet görevlisine gönderilecek kutlama mesajına kadar kendisinden talimat alınan bir lider konumundadır. Çeşitli internet sitelerinde yer alan ses kayıtlarından da bu durum açıkça anlaşılmaktadır.”

Yine iddianamenin sonuç bölümünde “örgütün” Sızıntı Dergisi’yle başlayan süreçte faaliyetleri de anlatılıyor:

“… Örgüte yönelik operasyonların ardından yürüttükleri saldırı kampanyalarının başarısız olması ve kamuoyunda taraftar toplamaktan ziyade tepki çekmesi nedeniyle askeri darbe çağrışımı yapacak bir yayın politikasına yöneldikleri…

“Sembolik darbe mesajlarının medya aracılığıyla tabana iletildiği, orduyu tahrik etmeye ve kamuoyunu baskı altında tutmaya yönelik bir yayın politikası izlendiği…

“Zaman gazetesinin 2013 yılı kasım ayı içerisinde ‘Kardeşlik Zamanı’ başlıklı sloganıyla hazırladığı reklam afişinin, Aksiyon dergisinin 2014 yılı ocak ayı reklamının, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden 9 ay 10 gün önce yayınlanan Zaman gazetesi reklam filminin ve Sızıntı dergisinin 2016 yılı mayıs sayısı için seçilen kapaktaki görselin darbe çağrışımı yaptığı ya da bu yönde mesaj vermeye yönelik olduğu…

“Ayrıca Gülen ve örgütünün bu minvalde medya üzerinden üstü kapalı tehditler yönelttikleri…”

2017’de hazırlanan “darbenin medya unsurları” konusunu işleyen iddianame bugün Kurtlar Vadisi Pusu üzerinden verilen subliminal mesajlarla örtüşmüyor mu?

Şimdi gelelim “RTE 321” plakalı araca!

KURTLAR VADİSİ PUSU’DAKİ O PLAKA MECLİS GÜNDEMİNE GELMİŞ

34 RTE 321 plakalı araç kaydı yok

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin 8 Ekim 2009 tarihinde yayımlanan 66. bölümünde, İskender Büyük (Veli Küçük tiplemesi olduğu iddia edildi) karakterinin kullandığı aracın “34 RTE 321” plakası tartışılıyor.

Plaka sahte mi?

Neden Recep Tayyip Erdoğan’ın isim ve soyadının baş harfleri kullanıldı?

Ve 3-2-1 ne demek?

Tarih 26 Mart 2012.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e yazılı olarak cevaplandırması için sorular yöneltiyor. İlk soruya bakın:

“Türkiye genelinde RTE, AKP ve AK şeklinde kullanılmakta olan araç plaka sayısı kaçtır? Bunlar hangi illerdedir?”

İdris Naim Şahin, 9 Mayıs 2012’de yanıt veriyor:

Ülke genelinde; (AKP) harf gruplu plaka sayısı 609, (BDP) harf gruplu plaka sayısı 534, (CHP) harf gruplu plaka sayısı 384, (MHP) harf gruplu plaka sayısı 282, (KCK) harf gruplu plaka sayısı 244 ve (RTE) harf gruplu plaka sayısı 117 olup bir siyasi partiyi, örgütü, dini inançları temsil ettiği veya andırdığı gerekçesiyle iptal edilen plaka sayısına ilişkin veri bulunmamaktadır.

Öğrendiğime göre, istihbarat birimleri bir arşiv taraması yaptı ve “RTE 321” plakalı araçları araştırdı. 06 RTE 02, 06 RTE 06… 34 RTE 01, 34 RTE 22, 34 RTE 43 ve 34 RTE 60 gibi gerçek araç plakaları tespit edildi. Ancak… Yapılan sorgulamalarda “34 RTE 321” plakasına kayıtlı bir araç bulunmadığı görüldü.

Bu plaka, dizinin ilgili bölümü 8 Ekim 2009’da yayınlanınca tartışma konusu olmuş. 12 Ekim 2009’da da Pana Film şu açıklamayı yapmış:

“Biz de RTE plakasını diziyi izlerken görünce çok şaşırdık. Şanssız bir tesadüf olmuş. Dizide kullandığımız araçları dışarıdan, başka şirketlerden kiralıyoruz. Tesadüfen böyle bir araç denk gelmiş.”

Açıklama böyle: “Tesadüfen böyle bir araç denk gelmiş.” Ancak yapılan sorgulamalarda “34 RTE 321” plakasına kayıtlı bir araç yok.

SORU ŞU: O zaman dizideki plakayı kim, neden belirledi?