Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Yönetim Kurulu yayımladığı yazılı açıklamada, son dönemde yaşanan adli süreçlerle birlikte gündeme gelen mesleki ilke ihlallerine tepki göstererek gazeteciliğin asli amacından saptırılmasına karşı sert uyarılarda bulundu. Kamuoyunun doğru haber alma hakkının ve haberciliğin bağımsızlığının altını çizen konsey, mesleki itibarın korunmasının kurumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

"Gazetecilikte etik değerler korunmalıdır" başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

1) ÇIKAR ÇATIŞMASI VE TİCARİ FAALİYET SINIRLARI

Gazetecilik; kamu yararına hizmet eden ve her şeyden önce “haber kaynakları ile gazeteciler” ve “gazeteciler ile kamuoyu, yani okurlar ve izleyiciler” arasında yüksek güven esasına dayanan saygın bir meslektir. Söz konusu yüksek güvenin merkezinde yer alan etkenlerden en önemlisi “gazetecilik, mesafe mesleğidir. Gazeteci, gerek haber kaynakları gerekse kamuoyu ile arasına mesafe koyarak yüksek güveni oluşturur.” prensibidir.

Ancak son dönemde, ülkemizin önde gelen gazetecilik mecralarında “gazetecilik” yaptığı iddiasındaki kimi isimlerin, medya iş kolu dışındaki alanlarda ticari ortaklıklar, şirket yöneticilikleri veya sermaye ilişkileri içinde bulunması; “haberin tarafsızlığına” ve “mesleğimizin onuruna ve bağımsızlığına gölge düşürmektedir. Habercilik faaliyeti ile ticari çıkarlar hiçbir koşulda ve hiçbir aşamada yan yana getirilemez.

Küresel Gazeteciler Konseyi'nden sert çıkış: Kim bu 'şovmen' gazeteciler - Resim : 1

2) MESLEKİ ÜNVANIN KORUNMASI VE UZMANLIK

Toplumsal alanda, sporda, sanatta veya ticarette kazanılan haklı başarılar ve alın teri kuşkusuz saygıya değerdir. Ancak televizyon ekranlarında veya dijital mecralarda sadece yorumculuk, programcılık veya şovmenlik yapmak, kişileri doğrudan "gazeteci" kılmamaktadır. Gazetecilik; özgün bir mesleki eğitim, deneyim, uzun süreli bir saha emeği, evrensel etik ilkeler ve ağır toplumsal sorumluluklar gerektiren bağımsız bir uzmanlık alanıdır.

Bu noktada, “gazetecilik” ile “sözcülük” faaliyetlerinin birbirinden ayrılması gerekmektedir. Gazeteci, özünde kamu yararı bulunan konu ya da konuları araştırır ve sonuca ulaştıktan sonra kamuoyu bilgilendirmesi yapar. Son dönemde yine “gazetecilik” faaliyeti adı altında kimi isimlerin, “ticari çıkar” ve “makam – mevki sahipliği” çerçevesinde gazetecilik yerine kimi kişi, grup ve oluşumların sözcülüğünü yaptıkları görülmektedir. Bu yaklaşım, meslek onuru ve etiği kapsamında “kabul edilemez” durumdur.

Yapılan faaliyetin gazetecilikle uzaktan veya yakından ilgisi olmayıp, yine medya iş kolu çatısı altındaki “halkla ilişkiler” çalışması içinde değerlendirilmesi gereken süreçlerdir.

3) ÜNVANIN ARAÇSALLAŞTIRILMASINA KARŞI UYARI

Gazetecilik unvanının halkla ilişkiler, danışmanlık, lobicilik, politik amaç veya ticaret erbabı gibi kavramlarla iç içe geçirilmeye çalışılması, mesleki bir erozyona yol açmaktadır. Mesleğin asli görevi, tüm çıkar odaklarından bağımsız bir şekilde sadece hakikati kamuoyuna aktarmaktır. Gazeteci, ürettiği haber ile kendi ticari ajandası arasında en küçük bir şüphe dahi yaratmamakla yükümlüdür.

Gazeteci aynı zamanda egemen güçlerin yanında değil; mağdurun ve haklının yanında yer alarak, kamuoyunun yakında ilgilendiren adalet, hukuk ve hak olgularının sağlanmasına katkı vermelidir. Mesleğimizin temel prensiplerinden birisi de budur.

YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) olarak; her türlü zorluğa ve ekonomik baskıya rağmen evrensel basın meslek ilkelerinden ödün vermeden, mesleğini onuruyla icra eden tüm gazetecilerin yanındayız. Konseyimiz, bu ilkelerin ihlaline yönelik gelişmeleri yakından takip etmeye ve üyelerinden mesleki etik kurallarına tam uyum göstermelerini beklemeye devam edecektir. Mesleğimizin itibarını zedeleyecek, onu ticari araçlara kılıf yapacak her türlü girişimin karşısında ilkeli duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.