Kıbrıs meselesinde yeni bir dönemin ancak sahadaki gerçekler ışığında şekillenebileceğini vurgulayan Üstel, kalıcı çözümün anahtarının Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi olduğunu söyledi.

"ADA’DA İKİ AYRI HALK VE İKİ AYRI DEVLET VAR"

BM Genel Sekreteri Guterres’in temaslarının ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Başbakan Üstel, Kıbrıs’ta artık göz ardı edilemeyecek bir durumun altını çizdi. Yıllardır denenen ve her defasında başarısızlıkla sonuçlanan federasyon odaklı modellerin Kıbrıs Türk halkına hiçbir fayda sağlamayacağını ifade eden Üstel, şu hususlara dikkat çekti:

Gerçekçi Zemin: Ada'da iki ayrı demokrasi, iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunmaktadır.

Vazgeçilmez Şart: Adil ve sürdürülebilir bir uzlaşı; ancak Kıbrıs Türk tarafının özden gelen egemen eşitliği teyit edildiğinde mümkündür.

Sonuçsuz Süreçler Dönemi Kapandı: Bu temel ilkeler kabul görmeden başlayacak hiçbir müzakere masasının başarı şansı yoktur.

"ZAMAN KAYBETTİRECEK HİÇBİR MASADA YER ALMAYACAĞIZ"

Rum kesiminin Crans-Montana’da kalınan yerden federasyon görüşmelerine dönme ısrarını eleştiren Üstel, bu tutumun çözümsüzlüğün ana kaynağı olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk tarafının ucu açık, sonuç üretmeyen ve halkın kazanılmış haklarını riske atan masalarda zaman kaybetmeyeceğini vurguladı.

"Bizim için önemli olan formalite icabı toplantılar yapmak değil; Kıbrıs Türk halkının haklarını tam anlamıyla güvence altına alacak gerçekçi zeminlerin oluşturulmasıdır."

"TÜRKİYE İLE TAM BİR GÖRÜŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ"

Kıbrıs politikasında Anavatan Türkiye ile eksiksiz bir hedef birliği taşıdıklarını hatırlatan KKTC Başbakanı Üstel, millî siyasetin ortak bir anlayışla yürütüldüğünü kaydetti.

Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ada’daki varlığının hem Kıbrıs Türk halkının güvenliği hem de Doğu Akdeniz’deki barış için hayati bir teminat olduğunun altını çizen Üstel, bu unsurların tartışmaya açılmayacağını belirtti.

RUM TARAFININ GERGİNLİK POLİTİKASINA TEPKİ

Açıklamasında Rum yönetiminin son dönemdeki silahlanma hamlelerine, taşınmaz mallara yönelik adımlarına ve Kıbrıs Türklerine uyguladığı siyasi baskılara değinen Üstel, bu uzlaşmaz tutumun güven ortamını zedelediğini ifade etti.

Hükümet olarak halkın refahını artıracak ve iki taraf arasında karşılıklı yarar sağlayacak yapıcı adımlara açık olduklarını belirten Üstel, bu durumun egemenlikten veya devlet yapısından taviz verileceği anlamına gelmeyeceğini net bir dille ifade ederek sözlerini tamamladı.