Mutlak Butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV canlı yayınında Gazeteci Aslı Kurtulmuş Mutlu ve Barış Terkoğlu’nun sorularını yanıtlıyor.
‘BUTLANI KABUL ETMESEM KAYYUM ATARLARDI’
Mutlak Butlan kararını kabul etmeseydi, CHP’ye kayyum atanacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, “Şu soruyu sorayım size. Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu? Buraya muhalif bir kaymakamı atardı. Siz bunu ister misiniz? Benden niye korkuyorlar? Hangi gerekçeyle korkuyorlar. Çünkü benden arınma yapacağım diye korkuyorlar” sözlerini sarf etti.
‘MUTLAK BUTLAN KARARINDAN 1 GÜN ÖNCE VİDEO PAYLAŞMAM TESADÜF’
“Mutlak Butlan kararından 1 gün önce video paylaşmanız tesadüf mü? Kararı önceden biliyor muydunuz?” sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Ben kararın çıktığını bilsem böyle bir video yayınlar mıyım? Normalde belli dönemlerde videolar çekiyorum zaten. Tesadüf. Benim 1 gün mahkemeye gittiğimi, yargıçla konuştuğumu kanıtlarsanız yarın sabah genel başkanlığı bırakıyorum. Bunlar yıpratma amaçlı gündeme getiriliyor. Bu partinin hiçbir döneminde ahlaki düzeyine kimse laf söylememişti. CHP’li bir isim konuştuğunda eskiden bu adam doğruyu söyler derlerdi. Partimde kirliliği asla kabul etmem” dedi.
‘ERDOĞAN İLE ÖZGÜR ÖZEL 2 SAAT NE KONUŞUR?’
Gazeteci Barış Terkoğlu'nun "Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı her zaman eleştirdiğini, ancak Özgür Özel'in, geçmişte 'Erdoğan ile mücadele değil, müzakere edeceğiz' dediği sözü hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, “Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz?
Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen?
Ne demek arka kapı diplomasisi? Bütün bunlar unutuluyor. Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunları aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi. Olmaz! Siyaset üretmeniz lazım.
‘BAZI BELEDİYE BAŞKANLARINI ADAY OLARAK GÖSTERMEYİN DEDİM’
Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. Bazı belediye başkanlarını aday göstermeyin dedim. Gösterdiler bir kısmı içeride şimdi. Parti ahlaki değerlerini kaybedemez.” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu açıklamalarının devamında şunları söyledi,
'CHP'NİN BİRİNCİ PARTİ OLMASINDAN MEMNUNUM'
CHP'nin birinci parti kalmasından memnunum olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Ancak CHP'den çok sayıda belediye başkanının istifa ettiğini, 40'ın üzerinde belediye başkanının AK Parti'ye geçtiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Bakın en çok soruşturmayı geçiren kişi benim siyasette. Hala yüzlerce davam var. O davaların yüzde 99.99'u da Erdoğan ile ilgilidir. Bazıları tazminat davasıdır, bazılarında mahkumiyet de çıktı. Kimse benim ahlakımı tartışamaz, Bir belediye başkanı halka hesap verir konumdaysa kimse o belediye başkanına bir şey yapamaz. Milli Eğitim Bakanı ne diyor "Belediyeler kreş açamaz?" ancak gidilip CHP'li belediyeler kreşi açtı ve ne oldu? Kimse bu kreşleri kapattı mı, kapatabildi mi? Her belediye başkanı, başında kendisi hakkında her an soruşturma açabilecek bir organ olduğunu bilmeli. Aziz Kocaoğlu kaç yılla yargılandı? 397 yılla... Bir miting yaptık" sözlerini sarf etti.
'ARINMAYI İMAMOĞLU İÇİN DEĞİL PARTİ İÇİN SÖYLÜYORUM'
"İmamoğlu'nun sözlerini ve İBB davasındaki ifadeleri okudunuz mu?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu,
"Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim.
Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi? Arınmayı İmamoğlu için değil parti için söylüyorum"
'İTİRAFLAR VAR, BELEDİYEDEN GELEN PARAYLA YAPILANLAR VAR'
Terkoğlu'nun yolsuzluk soruşturmalarındaki birçok ismin Kılıçdaroğlu döneminde CHP'de görev almaya başladığını belirtmesinin ardından Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:
"İtiraflar var. Belediyeden gelen parayla, Hazine'den gelen parayla yapılanlar var. Hiçbir gazeteci çıkıp Özgür Özel'e "Sayın Özel siz bunları nasıl yapıyorsunuz, bu yanlıştır" demiyorsunuz.
Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor ve siz neden sormuyorsunuz. Bu adam diyor ki "Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim" diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor?"
İBB İDDİANAMESİNİ OKUDU MU?
"Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok."
İMAMOĞLU ŞU AN KILIÇDAROĞLU İÇİN HANGİ KONUMDA?
"İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum.
Terkoğlu basın açıklamasını okudu: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir."
Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz"
"İMAMOĞLU TUTUKSUZ YARGILANMALI"
Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu hakkında kendisine yöneltilen soruya "Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı" yanıtını verdi.
NEDEN BELEDİYE BAŞKANLARINA SAHİP ÇIKMADI?
"Belediye başkanı eğer gerçekten yanlış bir şey yapmamışsa, çıkara dönük bir şey yapmamışsa onun benim başımın üzerinde yeri vardır.
Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı"
"CHP VE BELEDİYE DAVALARI SİYASİ DEĞİL"
"Ben yargının bağımsız olduğuna inanmıyorum.
Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var.
Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor.
Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette."
"DAVA AÇMIYORSANIZ BU İDDİALARI KABUL EDİYORSUNUZ DEMEKTİR"
"Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz. Ben değilim.
Bu konularda en az konuşan benim. En az yorum yapan da benim. Siz gazetecisiniz değil mi? Takipte bulunacaksınız. Az önce örnek verdim. Rüşvet verdim deniliyor ama dava açılmıyor. Siz demeyecek misiniz ona "Neden dava açmıyorsunuz" diye.
Ben size söylesem "Şunu şunu yaptınız" diye siz bana dava açmaz mısınız? Bu yalandır demez misiniz? Savcılık iddia makamıdır. Savcının söyledikleri karara dönüşmez. Keşke hepsi aklansa, hepimiz bunu isteriz.
Dava açmıyorsanız bu suçlamaları kabul ediyorsunuz demektir."
MERDAN YANARDAĞ'DAN KILIÇDAROĞLU'NA SORU
Merdan Yanardağ'ın sorusu: "Niyetiniz ne olursa olsun iktidar ile paralel bir görüntü sergiliyorsunuz. Öyle ki benim iddianamemde sizinle yaptığım röportaj tutuklanmama sebep olarak gösterilirken bu konuda tek bir yorum yapmadınız. İddianamemi okudunuz mu? Sizinle yaptığım programda bir suç işledim mi?"
Kılıçdaroğlu yanıt verdi:
"Hayır bu konuda suç işlediğine inanmıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse bununla suçlandığını yeni öğreniyorum. İddianamelerin tamamını okumadığımı söyledim. Komisyon tarafından inceleniyor ve haksızlık varsa tüm belediye başkanlarının dosyalarına bakıyoruz, bakmıyor değiliz. Kimseyi de peşinen suçlamıyoruz"
'İMAMOĞLU'NUN DİPLOMASININ İPTALİ YANLIŞ'
"Ben yine söylüyorum Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesini yanlış buluyorum.
AKP'nin kontrolündeki yargı işi garantilemek için sadece CHP'li belediyelere
operasyon yapıyor. Az önce de söyledim. Benim iddiam, arınma ile ilgili iddiam kirli ilişkilerin içine girenleri partiden ayırmaktır."
"ELİNİZDE CHP'Lİ VEKİLLER HAKKINDA SOMUT BELGE VAR MI"
CHP'li Ali Mahir Başarır hakkında hazırlanan fezleke hakkında Kılıçdaroğlu:
"Ben davanın tarafı değilim ki. Davayla ilgim yok benim. Kurultayda yolsuzluk yapıldığı iddia ediliyor, mahkeme kararı çıktı. Ben gidip de kim para verdi falan nereden bileceğim?
Buna ifade verenler 'değişimci' kişiler. Söyleyenler onlar, gezenler onlar, parayı verenler onlar. Hakim de diyor ki "Parayla pulla bu kurultay satın alınırsa ben de bunu iptal ediyorum" diyor. Beni ve parti meclisini göreve davet etmesinin sebebi de bu."
CHP'Lİ VEKİLLERİN DOKUNULMAZLIĞI İÇİN OY VERECEK Mİ?
Terkoğlu: Kurultay üzerine CHP'de Özgür Özel'e yakın milletvekilleri hakkında hazırlanan fezleke Meclis'e gelirse kendisine yakın vekillere hangi yönde oy vermelerini söyleyecek?
"Ben şahsen benimle ilgili böyle bir iddia olursa dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim"
Terkoğlu: "Bunu son kez yaptığınızda Selahattin Demirtaş tutuklandı yalnız. Pişman mısınız?"
"Hayır. Siz kendi partinizin kurultayda dokunulmazlığın kaldırılmaları hakkında bir hüküm vermiş. Buna karşı çıkamazsınız. Selahattin Bey tutuklandı mı yanlış, bunu her yerde söyledim. Siyasi düşüncelerine katılırsınız katılmazsınız ancak düşünceleri nedeniyle bir insanın tutuklanmasına her zaman karşı çıktım.
Benim dokunulmazlığım yok."
VELİ AĞBABA'DAN KILIÇDAROĞLU'NA YANIT
Kılıçdaroğlu'nun Veli Ağbaba'yı işaret ederek hakkındaki 250 bin dolar ve siyah
poşet iddiasına yönelik şikayetçi olmadığını iddia etmesi üzerine Veli Ağbaba konu hakkında şikayetçi olduğunu açıkladı.
Kılıçdaroğlu, dakikalar önce suçladığı Ağbaba'ya "O halde teşekkür ederim" yanıtını verdi.
CHP GENEL MERKEZİNE POLİS MÜDAHALESİ
24 Mayıs 2026 tarihinde Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in iki dilekçesi ile CHP Genel Merkezine polis müdahalesi yapılması ve ortaya çıkan görüntüler Kılıçdaroğlu'nun vicdanını sızlattı mı?
"Sızlattı. Bir genel başkanın vicdanını sızlatmaz mı? CHP'li vekilleri alsalardı buna gerek olmayacaktı. CHP Genel Merkezine milletvekillerini kim aldırmadı? Hangi güç, CHP'li milletvekillerini CHP Genel Merkezine aldırmadı?
Ben Genel Merkeze polisle girilmesini hiçbir zaman savunmadım. Bunu istemedim de. Avukatın yazısı bu.
Mutlu'nun Ankara Valiliğine verilen dilekçeyi okuması üzerine
"Bu yazıda polis mi gelsin deniyor. İcra memurunun oraya girmesi lazım. Polisin girmesini, şiddet uygulamasını asla doğru bulmam. Genel Merkezden dışarıya taş atılmasını doğru bulmam.
Adnan Beker'in orada ne işi var? Otobüsü ile gelmiş oraya. Ayrıca bu adam 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde bana oy vermediğini açıklayan bir adam. Bu adamın CHP'de ne işi var? Binanın içindekilerin, CHP Genel Merkezini ne hale getirdiğini de söyledim. Bir sürü video var. Partiyle alakası olmayan insanlar dolu içerisi.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan CHP Genel Merkezi önünde otobüsün üstüne çıktı, koltuk fırlattı ama ben arkadaşlara dedim ki davet edin içeriye gelsin, çay kahve ikram edelim. Bana en ağır eleştirileri yapan insanı ben CHP Genel Merkezine davet ettim. Ben 24 Mayıs'taki görüntüleri, polis müdahalesini doğru bulmadığımı söyledim, söylüyorum zaten.
Neden polisin zorla girmesine ortam hazırlıyorsunuz? Hangi gerekçe ile bu ortamı yaratıyorsunuz? Yahu siz milletvekillerini içeri almıyorsunuz. Polisin zorla girmesi için her şeyi yapıyorsunuz."
CHP GENEL MERKEZİNDEKİ 'KRİMİNAL İSİMLER
Genel Merkezin 12. katında 'bozkurt' selamı verenler ve CHP Genel Merkezindeki bazı isimlerin Haluk Kırcı ile fotoğraf vermesi üzerine Kılıçdaroğlu:
"Bu isimler zaten eskiden MHP'liydi sonra gelip CHP'li oldular. Siz bir MHP'li gelip CHP'ye gelmek isterse "hayır gelmeyin" mi diyeceksiniz.
Ben Adnen Beker'e "seçimlerde oy vermedim" demesi üzerine itiraz ettim. Bunlar doğru değil. CHP Genel Merkezinin kapıları asla kapatılamaz. Günün 24 saati CHP Genel Merkezinin kapıları açıktır. Halktan bize eleştiri yapan kim gelirse gelsin kapıları açarız. Tarihinde de kapatmamıştır."
'KILIÇDAROĞLU'NUN KAYYUMDAN NE FARKI VAR?'
Sizin kayyumdan farkınız nedir?
"Ben mutlak butlanı kabul etmedim diyelim. Buraya bir kaymakamın kayyum olarak atanmasını siz kabul eder misiniz? Başka birinin partiye atanmasını kabul eder misiniz? Benden neden korkuyorsunuz?
İki şey var. Kayyum ayrı bir şey. Ben daha alt mahkemede görüşülürken dedim ki beni kayyum olarak yazarlarsa kabul etmem. Fakat 'mutlak butlan' çıkarsa, sadece ben değil eski parti meclisinin tamamı gelecek ve yeniden kurultay yapacağız. O zaman kabul ederim. Çünkü mahkeme diyor ki "bu kurultay şaibeli"
Şaibe lafını ilk kim kullandı? Erdoğan söyledi ardından Bahçeli dedi. Ben de video çektim ve dedim ki "Asıl sizin kurultaylarınız şaibelidir" yanıtını verdim. Sonra da bir televizyon programında dedim ki arkadaşlar çıkın söyleyin ki "Bu kurultayda şaibe yoktur. Bu kurultay tertemizdir" desenize? Niye söylemediniz? Video çektim evimde ve bunları söyledim. Şimdi siz bana diyorsunuz ki "Kayyumu niye kabul ettiniz?
Mesela kayyum gelse CHP'lileri ihraç kararı alabilir miydi? 60 kişiyi işten kovabilir miydi?
Kayyum bunları yapabilirdi elbette. Şişli Belediyesi'ne kayyum geldi, yaptıklarını gördünüz. Biz bir karar aldığımızda normal bir parti organı var. Parti Meclisi aynı, Yüksek Disiplin Kurulu aynı.
Bakın MYK'da alınan kararı, Yüksek Disiplin Kurulu bozdu. Hayır bu olmaz dedi ve biz itiraf edemeyiz ona. Vatandaşa kayyum denilerek lanse ediliyor ancak böyle bir şey yok. Parti eskiden neyse o, tüm organları yerinde. Kayyumluk bir durum yok"
KILIÇDAROĞLU'NDAN BÜLENT TEZCAN'A TEPKİ
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın Kılıçdaroğlu'nun kurultaya gitmeyi reddetmesi halinde mahkemeye başvurarak 'çağrı heyeti' talebinde bulunacaklarını belirtmesi üzerine Kılıçdaroğlu:
"Partiye kayyum atansın diye bunu dillendirdiler. CHP'li milletvekili bir de bunu söyleyen. Akil tutulması var gerçekten akıl tutulması var. Neden biliyor musunuz? Arınmadan korkuyorlar. Kirlileri arındıracağım.
Bu millete söz verdim. Bu partinin ahlaki üstünlüğünü koruyacağım. Öyle para pul işine girenlerin bu partide yeri yoktur. Bunu gayet açık ve net söylüyorum. Görevine son verilenin gerekçelerini olduğu gibi yazıyoruz. Niçin bunu yaptığımızı da söylüyoruz. En son mutlak butlan konusunda adı geçenleri Yüksek Disiplin Kurulu'na verdik. Aklanın gelin. Başımızın üstünde yeri var"
AKIN GÜRLEK 'BUTLAN' KARARINA ETKİ ETTİ Mİ?
Terkoğlu: Akın Gürlek'i bugün tanımıyoruz elbette. Sizin ifadelerinizi okuyorum "Akın Gürlek bizim yeni Zekeriya Öz'ümüzdür. Eğer adaleti katleden adam kim diye soruyorsanız o Akın Gürlek'tir. Bana sadece bir göz kırpın, ben gerekeni yaparım dediniz Akın Gürlek hakkında. Butlan kararından birkaç dakika sonra Akın Gürlek çıktı ve kararı sahiplenen bir açıklama yaptı. Siz diyorsunuz ki Gürlek mahkeme kararlarını yönlendiriyor. Erdoğan'ın göz kırpmasıyla Akın Gürlek butlan kararına etki etmiş midir?
"Benim kendisiyle hiçbir temasım yok. Bu dava ile benim hiçbir ilgim yok. Davayı açan değilim, tanığı değilim, değilim yani.
Butlan kararında olay siyasidir, karar ise farklıdır. Yani bir düşünceden ötürü değil. Para hareketi var ortada. Bir siyasi parti ile alakalı bu ancak olay adli bir olay. Kararın iktidarın yargıya müdahalesi ile alınıp alınmadığını ben nereden bileceğim? Alt mahkeme bir karar verdi ve ben buna itiraz mi ettim?"
'KURULTAY'IN PARAYLA SATIN ALINMASI MİLLİ GÜVENLİK SORUNU'
"CHP'nin tarihinde böyle şeyler yoktur. Bunu benden isteyen de CHP'nin tarihidir.
Böyle belediye başkanları olmuştur, milletvekilleri olmuştur ancak CHP'nin ahlaki üstünlüğü tartışılmazdır. Benim görevim bu.
Partiyi kuruluşundaki ahlaki kodlara döndürmek zorundayız. Bunu yapmadığım taktirde ben partiye ihanet etmiş olurum. Para pul işine giren insanı ben nasıl koruyacağım. Para pul işine girip de delege satın alan insanı ben nasıl koruyacağım? Kurultay'ın parayla satın alınması milli güvenlik sorunu.
İTİRAFÇININ OĞLU NEDEN A TAKIMINDA?
Mutlu: Bu davada itirafçı olan Veysi Uyanık'ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık sizin A takımınızda. Neden?
"Ahmet Hakan Uyanık'ı tanıyor musunuz? Kendisi şu anda askerde. Eğitimini biliyor musunuz?
Olağanüstü bir eğitimi var. Babadan ötürü çocuğunu neden yargılıyorsunuz? 5 yaşında 10 yaşında olsa tamam. Ya bu askere gidiyor artık ve parti meclisi üyesi.
Parti meclisi üyesi de yıllar öncesinde. Mahkeme kararıyla geliyor. Babalar yüzünden çocuklar yargılanmaz. Sizin kardeşiniz ahlaksızca bir şey yapsa ben sizi eleştiremem. Babasının yüzünden neden çocuğu suçlayayım?
Bu çocuk çok iyi eğitim almış birisi, birkaç dil bilen, en iyi eğitimleri almış birisi. Bizim siyasetçi yetiştirmemiz lazım. Kendisiyle hiç konuşmadım bu konuyu. Çocuğu alıp babasına, babasını alıp çocuğuna düşman etmem"
'İTİRAFÇILARI PARTİDEN ATMAYACAĞIZ'
"Gerçeği söyleyen bir insanı. Doğruları söyleyen bir insanı nasıl aynı kefeye koyarsınız? Para alan ve para vereni aynı kefeye koymam. Para alıyorsa ve oyunu kullanıyorsa olmaz.
Ancak para aldığını görüyor ve bunun tanıklığını yapıyorsa onu partiden atmak olmaz elbette.
Para trafiğine sadece şahit olmuş itirafçıları elbette partiden atmayacağız"
SEÇMEN NEDEN KILIÇDAROĞLU'NA İNANMIYOR?
"Televizyonların tek taraflı yayın yapmasıyla alakalı elbette.
Bir televizyon kanalı var. Bizim söylediklerimizin hiçbirini söylemiyor. Tabanımız da gidip orayı izliyor. Oradan çıkanları doğru kabul ediyor"
'CHP'DEN SÖZCÜ TV'YE PARA ÖDENMEDİ'
Ilgaz: CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in "Özgür Özel yönetiminin bazı televizyon kanallarına, gazetelere ve sosyal medyadaki kimi hesaplara toplam 755 milyon TL ödeme yapıldığı" iddiası var. Bu parayla size kumpas kurulsun diye yayın yapıldığını belirtti. İsim isim açıklar mısınız kime gitti bu paralar?
"Şimdi doğrusunu isterseniz televizyon kanallarını bilmiyorum. Benim partinin muhasebesine gideyim, neler oldu, ne yapılmış bakmak gibi durumum yok. Geçmişte de CHP'nin bazı televizyon kanalları ile protokolü vardı. Biz onlara belirli bir bedel öderdik ve bu protokolü Sayıştay ve Anayasa Mahkemesi denetlerdi. Ancak sosyal medya ile ilgili bir harcamamız yoktu.
Sözcü TV'ye para ödenmedi. Ancak sosyal medyaya yapılan ödemeler var. Bizim zamanımızda da anlaşmalı kanallar vardı, bunlar arasında Sözcü TV yoktu. Şimdi kanalların yanı sıra sosyal medya hesaplarına da yapılan ödemeler var. Ben gazetecileri isim isim bilmiyorum"
'CHP'DEN SÖZCÜ TV'YE PARA ÖDENMEDİ'
Ilgaz: CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in "Özgür Özel yönetiminin bazı televizyon kanallarına, gazetelere ve sosyal medyadaki kimi hesaplara toplam 755 milyon TL ödeme yapıldığı" iddiası var. Bu parayla size kumpas kurulsun diye yayın yapıldığını belirtti. İsim isim açıklar mısınız kime gitti bu paralar?
"Şimdi doğrusunu isterseniz televizyon kanallarını bilmiyorum. Benim partinin muhasebesine gideyim, neler oldu, ne yapılmış bakmak gibi durumum yok. Geçmişte de CHP'nin bazı televizyon kanalları ile protokolü vardı. Biz onlara belirli bir bedel öderdik ve bu protokolü Sayıştay ve Anayasa Mahkemesi denetlerdi. Ancak sosyal medya ile ilgili bir harcamamız yoktu.
Sözcü TV'ye para ödenmedi. Ancak sosyal medyaya yapılan ödemeler var. Bizim zamanımızda da anlaşmalı kanallar vardı, bunlar arasında Sözcü TV yoktu. Şimdi kanalların yanı sıra sosyal medya hesaplarına da yapılan ödemeler var. Ben gazetecileri isim isim bilmiyorum"
'GEREKİRSE YARGITAY BAŞVURUSUNDAN VAZGEÇERİZ'
Terkoğlu: "Bu nasıl bir tedbir kararı ki size disipline sevk hakkı veriyor, ihraç hakkı veriyor, il başkanlarını görevden alma ve atamalar yapma hakkı veriyor, bir tek kurultay yapamıyorsunuz. Bu nasıl bir tedbir?"
"Bunu hukukçular otursunlar, eleştirsinler. Şunu söyleyeyim kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim. Dilekçeler geldi değil mi. Aldık onu, istediler ağırladık. Açıklama yapacağız dediler ve önlerine kürsüyü koyduk. Hiçbir gerginliğe izin vermeden bunları yapıyoruz.
Mahkemenin 'tedbir' kararı var. Yargıtay süreci olduğu için yapamıyoruz deniliyor. Bakın ben hukukçu değilim. Ancak elbette bu süreçte parti çalışacak. Tedbir kararı kalkana kadar biz hiçbir şey yapmayacağız gibi bir durum yok.
İtirazı yapanlar Özgür Bey. Karşı tarafla konuşuruz, gerekirse iki taraf da Yargıtay başvurusundan vazgeçer. Bu konuşulabilir"
'KILIÇDAROĞLU KURULTAY İÇİN TARİH VERDİ'
"Olağanüstü kurultay değil. Olağan kurultay yapılacak.
Yargıtay'daki başvuru çekilirse olağan kurultayı en fazla 4-5 aya yaparız. Olağan kurultay sonuçta il başkanı seçimleri var, delegelerin seçimleri var. Zaten eski delegelerle yapamayız efendim. Mahkeme şaibe var diye iptal etmiş, siz gidip o delegelerle kurultay yapın diyorsunuz.
Bundan da bir mutlak butlan kararı çıkar. Parti bu kadar yorulur mu? Delegeye mi güvenmiyorsunuz? Başlarsınız mahalleden itibaren seçimlere, gelirsiniz kurultayı yaparsınız mesele bu kadar basit"