Serbestiyet’te yayınlanan habere göre Yunanistan’a Meriç Nehri üzerinden geçiş yapan Afganistanlı ve İranlı iki sığınmacının tanıklıkları, sınır hattında yaşanan insan hakları ihlallerini yeni bir boyutuyla gözler önüne serdi. Yapılan araştırmaya göre, yakalandıktan sonra yasal süreç işletilmeksizin Tychero Sınır Karakolu’nda tutulan iki sığınmacı, diğer göçmenleri Türkiye’ye geri itme operasyonlarında görev almaya zorlandı.
"ÜÇ AY ÇALIŞIN, BELGEYİ ALIN"
Yakalandıktan sonra İngilizce bildikleri gerekçesiyle diğer göçmenlerden ayrılan sığınmacılara, Yunan polisi tarafından resmi belge karşılığında iş birliği teklif edildi. Sığınmacıların ifadelerine göre görevliler, kendilerine üç ay boyunca çalışmayı kabul etmeleri durumunda ülkeden çıkışlarını sağlayacak ya da iltica başvurusu yapmalarına imkan tanıyacak evrak sözü verdi. Başka çareleri olmadığını belirten iki sığınmacı, bu şartı kabul etmek zorunda kaldı.
GÜNDÜZ HÜCREDE GECE GERİ İTME MESAİSİNDE
Resmi hiçbir kayda geçirilmeden yaklaşık 100 gün boyunca sınır karakolunda tutulan ve telefonlarına el konulan sığınmacılar, gündüzleri altı kişiye kadar kalınan demir ranzalı kilitli hücrelerde tutuluyordu. Hava karardığında polisler tarafından hücrelerinden çıkarılan sığınmacılar, şişme botları hazırlayıp araçlara yükleyerek yakalanan göçmenleri Meriç üzerinden Türkiye tarafına geri itiyordu.
Tanıklar, her gece bazen 300 kişiyi bulan grupların bu yöntemle sistematik olarak geri gönderildiğini belirtti.
Karakolda geçirilen 100 günlük süreçte sığınmacılar, ağır şiddet ve hak ihlallerine şahit olduklarını dile getirdi. İfadelere yansıyan iddialar şunlar:
Havasız kalan ve kamyonetin kapısını yumruklayan reşit olmayan bir çocuğun, polis tarafından bot küreğiyle darbedilmesi,
Yardım talep eden hamile bir kadına, polislerin "Türkiye’de iyi doktorlar var, gidince görürsün" şeklinde yanıt vermesi,
Geri itilen göçmenlerin paralarına, telefonlarına ve kişisel eşyalarına el konulması,
Karakoldaki sığınmacılara yönelik cinsel taciz ve ahlak dışı tekliflerin yapılması.
DENETİM SIRASINDA ORMANDA SAKLADILAR
Avrupa Konseyi tarafından karakola gerçekleştirilecek resmi bir denetim öncesinde, sığınmacıların varlığını gizlemek amacıyla polisler tarafından günlerce ormanlık alanda saklandıkları ortaya çıktı. Sığınmacılar, karakola geri döndüklerinde ise hücre duvarlarına yazdıkları yazıların üzerinin boyandığını fark ettiklerini söyledi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yayımladığı raporda, söz konusu Tychero’daki merkezde yakın dönemde tutulmuş kişilere ait izlerin tespit edildiğini doğrulamıştı.
AİHM KARARI VE SIĞINMACILARIN MEVCUT DURUMU
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ocak 2025’te Yunanistan’a ilişkin verdiği kararda ülkede sistematik geri itme uygulamalarına dair güçlü emareler bulunduğunu kaydetmişti. Ortaya çıkan yeni tanıklıklar, bu operasyonlarda sığınmacıların araç olarak kullanıldığını kanıtlar nitelikte.
Sınır karakolundaki 100 günlük sürecin ardından parmak izleri alınarak serbest bırakılan iki sığınmacının Selanik üzerinden Yunanistan’ı terk ettiği ve şu an İsviçre’de yaşamlarını sürdürdüğü öğrenildi.