“Birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz” forumunun ikinci ayağı, tarihi Ses Tiyatrosu’nda geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
Siyasetçilerden akademisyenlere, sanatçılardan sendikacılara, mahalle derneklerinden gençlik temsilcilerine kadar toplumsal muhalefetin tüm dinamiklerini aynı çatı altında buluşturan salonda, tek adam rejimine karşı "Ortak Hat" örme kararlılığı öne çıktı.

Salonda yerini alan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, BirGün Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın, Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Prof. Dr. Aziz Çelik, Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ezgi Kılıç, Eyüp Muhcu, Ayşegül Yalçıner, Zafer Aydın, Zafer Arapkirli, Prof. Dr. Serkan Öngel, Suat Özçelebi ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar gibi isimler dikkat çekti. Ayrıca gençlik ve emek mücadelesinin temsilcileri ile şair Haydar Ergülen de dayanışma için salondaydı.
AÇILIŞTA TEK BAŞINA DEĞİL, BİRLİKTE MÜCADELE VURGUSU
Saat 15.15’te başlayan buluşmanın ilk sözünü alan Çiçek Çatalkaya, ortak hareket etmenin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ortak bir yürüyüşün ilk adımlarından birini atmak için yan yana geldik. Kimimiz işçilerin hak mücadelesinden; kimimiz yaşam mücadelesinden, kimimiz de doğasını savunan direnişlerden… Bilimsel ve laik bir eğitim, bağımsız, özgür akademi mücadelesinden, farklı farklı alanlarda mücadele yürütüyoruz. Fakat artık biliyoruz ki hiçbirimiz tek başımıza kazanamayacağız. Yan yana gelmedikçe ceberrut iktidardan kurtulamayacağız. Topyekün ülkeyi karanlığa sürüklemeye çalışıyorlar. Bu yüzden bir aradayız. Tarihten de biliyoruz ki ancak yan yana gelenlerin gücü tarihin akışını değiştirebilir. Ülkenin dört bir yanında umut arayan, demokrasiye susamış on binler için ayrıca umut olacak. Anlamlı olacak. Yine tarihten biliyoruz ki umudu büyüten şey yalnızca haklı olmak değil. Bu inanca sahip olanların aynı yöne adım atmasıdır."

MERDAN YANARDAĞ'DAN MESAJ VAR
Forumda, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci-yazar Merdan Yanardağ’ın gönderdiği mesaj okunduğu sırada salonda duygusal ve coşkulu anlar yaşandı. Yanardağ mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Merhaba, Öncelikle, birleşik bir muhalefet hareketi oluşturmak; İslamcı-faşist bir diktatörlüğe sürüklenmek istenen ülkemizde bir direniş ve mücadele hattı kurmak için yan yana gelen bütün arkadaşlarımızı Silivri’den sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Siyasal ve tarihsel ömrünü tüketen, yeni bir toplumsal rıza üretme kapasitesini yitiren iktidar, muhalefeti tasfiye edebilmek için devletin şiddet aygıtlarını kullanmaktan başka bir yol ve yöntem bulamıyor. İktidar, ömrünü uzatmak ve rejim değişikliğini kalıcılaştırmak için pervasız bir saldırı yürütüyor. İktidarı bırakmamak ve rejim değişikliği sürecini tamamlamak için her şeyi göze almış görünüyor. Bu tablo, yakın ve vahim bir tehdide işaret ediyor. Dolayısıyla bu saldırıya, yeni devletin bütün gücü ve şiddet aygıtlarıyla yürütülen toplumsal muhalefeti bastırma girişimine karşı, ülkenin bütün demokratik, ilerici, sol/sosyalist, cumhuriyetçi ve halkçı güçlerini bir araya getirmek ve ortak bir mücadele hattı oluşturmak zorunluluktur."

'SALDIRI BÜTÜN MUHALEFETE'
Yerine Gürsel Tekin'in kayyum olarak atandığı, CHP'nin seçilmiş son İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik konuşmasında bugün iktidar tarafından tüm muhalefete ortak bir saldırı yöneltildiğini belirtti.
Çelik, yaptığı konuşmada şunları söyledi,
"Ne yazık ki artık CHP’li değilim ihraç edildim. Ama yeni bir yola çıkıyoruz. Henüz bir görevim yok, sıradan bir yurttaş olarak aranızdayım. Salondaki herkese büyük bir teşekkür borcum var. Yaklaşık iki yıl oldu, esenyurttan beşiktaşa il binası baskınından genel merkez baskınına bir süreç yaşıyoruz ve mesele bir siyasi parti meselesi değil demiştik. Ve İstanbul’da 60 civarında miting gerçekleştirdik. Orada tüm siyasi parti temsilcileri meslek örgütleri sendikalar barikatları aşarak gelen gençler kadınlar büyük bir mücadeleyi yan yana sergilediler. Birgün gazetesine bugün özel bir teşekkür etmek isterim. İSTANBUL il binası kayyum garabeti yaşıyor. Ancak birgün gazetesinin dün akşam yaptığı haberle meselenin gerçek yüzünü tüm Türkiye görmüş oldu. Bugün de çok yakışıksız bir ifade kullanıldı. Birgün gazetesi halkın haber alma hakkı için yeri geldiğinde hapishaneşeri göze alan çok kıymetli basın emekçilerinin gazetesidir. Çok şerefli ve haysiyetli bir gazetedir. Şerefli onurşu haysiyetli gazetecilerine yürekten teşekkür ediyorum.
Saldırı zaten bütün muhalefete. Artık mesele partinin kurumsal kimliğine yöneldi. Seçilmiş ilçe başkanımız en son tutsak edildi. Saldırı en fazla birinci partiye gibi görünse de bütün toplumsal muhalefete bir ceberrut iktidar sesini çıkartan herkese büyük bir baskı ve sindirme politikası uyguluyor. Saldırı bütün muhalefete olduğuna göre yan yana direniş sergilemek oldukça önemli.
Tam da İstanbul’da gerçekleşen bu buluşma çok önemli. Emek koyan bütün insanlara siyasi kimliklerimizin ötesinde bir yurttaş olarak yürekten teşekkür ediyorum. Burada kalmaması gerekir. İleriki aşamalarda bu yan yana durabilme iradesini hem toplumda yaymak hem de yan yana durabilmek oldukça önemli. Birleşe birleşe bu ceberrut iktidarı hep birlikte göndereceğiz. Çok umutluyuz, çok kararlıyız, çok dirençliyiz."
'KUMPASLARLA İKTİDARDA KALANLARA KARŞI YAN YANA GELMEK ZORUNDAYIZ'
Gazeteci Timur Soykan forumda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı,
“Artık diyorlar ki bir monarşi inşa etmek istiyoruz bir saray rejimi inşa etmek istiyoruz. Bugüne kadar halka karşı olanların sonu gördük. Karşımızda küçük bir azınlık olan Saray var. Kumpaslarla iktidarda kalanlara karşı yan yana gelmek zorundayız. Bunu çocuklarımız için yapma zorundayız. Biz her yerdeyiz, sadece yeterince örgütlenememiş insanlarız. Bunu beraber çözmenin zamanı. İyi ki varsınız.”