İran ile ABD arasında sağlanan geçici kırılgan ateşkes süreci devam ederken, Tahran yönetimi nükleer programına ilişkin müzakerelerdeki tavrını sertleştirdi. İran Meclis Başkan Yardımcısı Hamidrıza Hacı Babayi, taraflar arasındaki diplomatik görüşmelerde uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin ve mevcut stokların geleceğinin asla bir pazarlık unsuru olmayacağını vurguladı. Batı'dan gelen baskılara boyun eğmeyeceklerini belirten Babayi, nükleer programın ülkenin yerli gücünün bir simgesi ve egemenlik hakkı olduğunu ifade etti.
Elips Haber'de yer alan habere göre, Askeri çatışmaların durdurulmuş olmasının mücadelenin bittiği anlamına gelmediğini belirten Babayi, mevcut durumu "hibrit savaşın devamı" olarak nitelendirdi. ABD ve İsrail'in askeri alanda ulaşamadıkları hedeflere ekonomik, medyatik ve psikolojik stratejilerle ulaşmaya çalıştığını öne süren Meclis Başkan Yardımcısı, bu saldırıların temel amacının İran'ın milli birliğini bozmak olduğunu savundu.
MÜZAKERELERDEKİ URANYUM DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLEMİYOR
İran ile ABD arasındaki kalıcı barış görüşmelerinin merkezinde yer alan uranyum zenginleştirme kapasitesi, iki ülke arasındaki en büyük diplomatik engel olmayı sürdürüyor. ABD yönetimi, kalıcı bir anlaşmaya varılabilmesi için İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarını uluslararası denetime açmasını veya üçüncü bir ülkeye devretmesini şart koşuyor. Tahran yönetimi ise bu talebi ulusal egemenliğin ihlali olarak değerlendirerek kesin bir biçimde reddediyor.
8 Nisan 2026 tarihinde taraflar arasında sağlanan ateşkesin üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen, diplomatik kanallarda nihai bir barış metni üzerinde uzlaşıya varılabilmiş değil. Silahların susmuş olmasına rağmen, nükleer programın sınırları konusundaki kırmızı çizgiler tarafların nihai bir anlaşma imzalamasını zorlaştırıyor.
Küresel ticarete savaş darbesi: Hürmüz Boğazı'ndaki kriz navlun fiyatlarını uçurduDünya
İran’dan ABD'ye görüşme şartı: “Varlıkların yüzde 50’si serbest bırakılsın”Dünya
Trump, İran ile anlaşmanın temel 2 şartını açıkladıDünya