Türkiye’de son dönemde herkes bir komplo teorisi, bir gelecek senaryosu ortaya koyuyor.

Hadi biz de modaya uyalım!

Ama baştan söyleyeyim: Yazacaklarım bir kulis bilgisi değildir. Kimse bana bir şey fısıldamadı. Bir yerden aldığım özel bir bilgi de yok. Tamamen yıllardır siyaseti izleyen bir gazetecinin gözlemi ve kişisel öngörüsüdür.

Soru şu:

Recep Tayyip Erdoğan sonrasında veya Erdoğan görevdeyken onun yanında en etkili siyasi figürlerden biri kim olabilir?

Geçtiğimiz aylarda bu tartışmalar yapılırken Bilal Erdoğan’ın ismi üzerinde çok duruldu.

Bilal Erdoğan’ın eğitimden sivil topluma, geleneksel sporlardan kültürel faaliyetlere kadar uzanan ciddi bir çalışma alanı var. Dolayısıyla isminin bu tartışmalarda geçmesi şaşırtıcı değil.

Fakat ben Erdoğan ailesindeki profillere, kamuoyu önündeki duruşlarına ve bugüne kadar üstlendikleri görevlere baktığımda başka bir ismi daha dikkat çekici buluyorum:

Sümeyye Erdoğan Bayraktar.

Neden?

Çünkü Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın bugüne kadar kamuoyu önündeki görüntüsüne baktığımda, kendisine ciddi bir siyasi veya idari sorumluluk verildiğinde bunu taşıyabilecek bir profil görüyorum.

Eğitim geçmişine bakın.

Indiana Üniversitesi’nde politika çalışmaları eğitimi almış. London School of Economics’te sosyal politika alanında, STK’lar ve kalkınma üzerine yüksek lisans yapmış. İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki SESRIC’te uzman olarak çalışmış. Babası Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde gönüllü siyasi danışmanlığını, ayrıca AK Parti Genel Başkan danışmanlığını yürütmüş. Uzun yıllardır kadın ve sivil toplum alanında faaliyet gösteriyor.

Bunların hiçbiri tek başına “Sümeyye Erdoğan siyasete girecek” demek değildir.

Ben de zaten böyle bir bilgiye sahip olduğumu söylemiyorum.

Ama siyasette gelecek okuması yapacaksak eldeki profillere de bakmak gerekir.

Bir başka noktayı da gözden kaçırmayalım.

Türkiye’de Cumhurbaşkanı yardımcılığı seçimle gelinen bir makam değil. Anayasa gereği Cumhurbaşkanı bir veya birden fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabiliyor.

Dolayısıyla yarın siyasi sistem içerisinde yeni dengeler kurulurken Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamında başörtülü bir kadın siyasetçinin bulunması neden şaşırtıcı olsun?

Hatta bugünkü iktidarın siyasi ve sosyolojik hikâyesi açısından bakıldığında son derece güçlü bir sembolik anlam da taşıyabilir.

28 Şubat Türkiye’sinde üniversite kapılarında başörtüsü tartışılıyordu.

Aradan yıllar geçti.

Bugün başörtülü kadınlar milletvekili, bakan, bürokrat olabiliyor.

Yarın Çankaya’da bir Cumhurbaşkanı yardımcısının başörtülü bir kadın olması da Türkiye’nin geçirdiği siyasi ve toplumsal dönüşümün güçlü sembollerinden biri olarak sunulabilir.

İşte benim öngörüm tam burada başlıyor.

Eğer Recep Tayyip Erdoğan bir gün kendi siyasi çizgisinin geleceğini şekillendirirken aile içerisinden de etkin bir isme devlet yönetiminde önemli bir rol vermeyi düşünürse, benim dikkat edeceğim isimlerden biri Bilal Erdoğan’dan önce veya en az onun kadar Sümeyye Erdoğan Bayraktar olur.

Çünkü bana göre Sümeyye Erdoğan’ın kamuoyu önündeki profili daha farklı.

Daha kontrollü.

Daha ölçülü.

Siyasi tartışmaların içerisinde kendisini gereksiz yere tüketmeyen, polemiklerden uzak duran ve gerektiğinde temsil kabiliyeti gösterebilecek bir görüntü veriyor.

Üstelik kadın olması ve başörtülü kimliği, AK Parti’nin yıllardır anlattığı toplumsal değişim hikâyesi açısından ayrıca siyasi bir karşılık üretebilir.

Buradan “Erdoğan ailesinde siyasi miras hazırlanıyor” sonucunu çıkarmıyorum.

Böyle bir iddiam yok.

Tam tersine şunu söylüyorum:

Herkes geleceğe ilişkin senaryolar yazıyor. Bilal Erdoğan konuşuluyor, başka isimler konuşuluyor. Ben de mevcut profillere bakıp kendi siyasi öngörümü ortaya koyuyorum.

Benim radarımda Sümeyye Erdoğan Bayraktar var.

Belki hiçbir zaman aktif siyasete girmeyecek.

Belki böyle bir görevi kendisi de istemeyecek.

Belki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zihninde böyle bir düşünce hiç olmadı ve olmayacak.

Bunları bilmiyoruz.

Fakat gazetecilik biraz da görünen parçaları yan yana koyup yarının ihtimallerini sorgulamaktır.

Bugünden bir kenara yazıyorum:

Türkiye bir gün başörtülü bir kadın Cumhurbaşkanı yardımcısıyla karşılaşır ve bu isim Sümeyye Erdoğan Bayraktar olursa ben şaşırmam.

Şimdi notumuzu düşelim.

Yıllar sonra açar, beraber bakarız.