Petrol fiyatında yaşanan yükseliş sonrası benzin ve motorine dev zamlar peş peşe gelmeye devam ediyor. Benzin ve motorin fiyatlarının doludizgin yükseldiğine ifade eden Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, benzinin litre fiyatı 80, motorinin litre fiyatının da 90 TL’yi aştığını ifade etti.
‘ÜÇ-DÖRT KATI AŞTI’
Yılmaz, bu hafta beklenen zamla birlikte motorinin litre fiyatının 100 TL sınırına yaklaşacağını belirterek, “Yılbaşından bu yana ortalama fiyatlar üzerinden yapılan hesaplama, motorinin yüzde 72,4, benzinin yüzde 50,5 oranında arttığını gösteriyor. Eşel mobil uygulanmasaydı bu artışlar sırasıyla yüzde 90,7 ve yüzde 81,1’e ulaşacak, motorinin litre fiyatı 103 TL’ye, benzinin litre fiyatı ise 90,1 TL’ye çıkacaktı” dedi.
Yılmaz, yılın ilk sekiz ayında enflasyonun yüzde 22,1 olduğunu ifade ederek, “Bunlar oldukça yüksek oranlar. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, genel fiyat düzeyindeki yükselişin yaklaşık üç-dört katına ulaşıyor” değerlendirmesi yaptı.

‘AKARYAKIT FİYATLARI YÜKSEK KALABİLİR’
Motorindeki artışın yalnızca Brent petrol fiyatlarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Yılmaz, akaryakıt fiyatlarının yüksek kalabileceğini söyledi.
Motorin fiyatındaki artışın yalnızca ulaştırmayla sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, akaryakıttaki fiyat hareketinin başta gıda olmak üzere diğer mal ve hizmetlerin fiyatlarına da yansıdığını, özellikle tarımda ve imalat sanayiinde üretimle girdi maliyetlerini yükselttiğinin altını çizdi. Yılmaz, eylül ayında akaryakıt fiyatlarındaki artışın belirgin biçimde hızlandığını ve öngörülerin ötesine geçen bir fiyat şokuyla karşı karşıya kalındığını açıkladı.
YILMAZ’DAN AKARYAKITA KURTULUŞ REÇETESİ
Yılmaz, küresel belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde petrol fiyatlarının yükselmesinin, düşme ihtimalinden daha güçlü olduğunu ifade etti. Bunun fiyatları hem doğrudan hem de ikincil etkilerle artıracağını kaydeden Yılmaz, bu gelişmenin yaşam ve üretim maliyetleri ile genel fiyat düzeyi üzerindeki kırılganlığı yaygınlaştıracağını açıkladı. Yılmaz, bu konuda atılmasını önerdiği adımları şöyle şu şekilde sıraladı:
“Akaryakıt fiyatlarındaki artışı dengelemek amacıyla ÖTV, yıl sonuna kadar gerektiğinde sıfır seviyesine kadar indirilmeli.
Enerji fiyatları üzerinden alınan KDV oranları, akaryakıt türleri itibarıyla farklılaştırılmalı ve mevcut oranlar en az yüzde 50 oranında azaltılmalı.
Hane bütçeleri içinde giderek daha fazla yer tutan ulaştırma, gıda, barınma ve eğitim harcamalarının yol açtığı yoksullaşmayı azaltmak amacıyla çalışan yoksullara, düşük aylık alan emeklilere ve diğer kırılgan hanelere yönelik destekler artırılmalı.
Artan enerji maliyetlerinin üretim ve fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla reel sektöre yönelik geçici mali destek programı uygulanmalı. Özellikle tarım ve imalat sanayisine odaklanacak bu program, KDV indirimleri ve ÖTV desteğiyle tamamlanarak firmaların üzerindeki maliyet baskısını hafifletmeli.”