Savunma Bakanlığı, bugün (nedense) gecikmeli bir açıklama yaptı;

"İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir.

Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla ve tereddütsüz bir şekilde alınmakta, olayın bütün boyutlarıyla aydınlatılması için ilgili ülkeyle görüşülmektedir.

Milli güvenliğimiz öncelenerek bölgedeki tüm gelişmeler dikkatle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir.”

Hava savunmamızın NATO’ya emanet olduğu bir kez daha görüldü!..

MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli, dün, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Devlet Bahçeli, İran özneli bir değerlendirme yaptı ama “Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” dedi.

“Her türlü senaryo” denilince ne anlaşılır?.. Daha büyük kuşkuların, soruların akla ve gündeme düşmesinden daha doğal ne olabilir?..

Son 10 gün içinde İran'dan ateşlenen 3 mühimmat parçası Türkiye sınırlarına düştü.

Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamadaki ,” olayın bütün boyutlarıyla aydınlatılması için ilgili ülkeyle görüşülmektedir” satırı en kritik ifade. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “ilgili ülkeyle yaptığı görüşmeler” hakkında çok net bir bilgiye ulaştım. Fidan’a çok yakın bir kaynak, Dışişleri Bakanı’nın yakın çevresine şunları anlattığını söyledi;
“İran yönetimi, İran’dan Türkiye’ye gelen füzelerin, kontrolsüz grupların attığı füzeler bilgisini tarafımıza iletti. Şu an da, İran’ın sadece Adana’daki İncirlik hava üssünü değil, İzmir’de ki NATO üssünü ve aynı şekilde Malatya’daki Kürecik hava ve radar üssünü de hedefe aldığını biliyoruz.”

Hakan Fidan’ın yakın çevresinde, Dışişleri Bakanı’nın İranlı yetkililere dayandırarak verdiği “ İran’daki kontrolsüz gruplar” dan kastının , “füzelerin PJAK-CIA ortaklığı kapsamında Türkiye’ye fırlatıldığı” şeklinde yorumların yapılmasına sebep oldu.

***

Tekrar gelelim; hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin “her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” uyarısına…

İki gün önce, Romanya, ABD'nin Romanya'nın Karadeniz kıyısındaki Köstence yakınlarında bulunan Mihail Kogalniceanu Hava Üssü ve ülkenin orta kesimlerinde yer alan Campia Turzii Hava Üssü'ne asker ve savaş uçağı konuşlandırma isteğini kabul etti.

Gelişmeyi, bundan 5 yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’nin , Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde, Türkiye’nin Edirne sınırına 40 kilometre mesafedeki Dedeağaç üssüne 400’den fazla tank ve zırhlı araç sevkiyatı yaptığını unutmayarak değerlendirmeliyiz. ABD Savunma Görsel Bilgi Dağıtım Servisi (DVIDS), sevkiyatla ilgili fotoğrafları, adeta gözümüze sokarcasına “Dedeağaç’ın stratejik olarak konumlandırılmış limanı, ABD ordusu kuvvetleri için kritik derecede önemli bir ulaşım ve lojistik merkezi haline geldi.” mesajıyla paylaşmıştı. ABD daha sonraki yıllarda bu üsse yığınağı arttırdı.

Savunma çevreleri, o zamanlar, ABD’nin Batı Trakya’da bir askeri üs oluşturmasını, “Güney Kıbrıs ve İsrail enerji kaynaklarının Avrupa’ya arzını güvenceye almayı amaçlamaktadır, ABD bu üsle Türkiye’yi çevrelemeyi, Boğazlar ile Ege’yi gözlem altına almayı planlamaktadır, ABD; Dedeağaç, Bulgaristan ve Romanya üzerinden yeni bir hat oluşturarak Türk boğazlarının stratejik değerini düşürmeyi planlamaktadır” diye değerlendiriyordu.

KKTC’ye 6 F-16 savaş uçağı konuşlandırıp tüm bunlarla başa çıkabilir miyiz?..

NATO kılıflı bir tezgahı bozabilir miyiz?..

Yutkunup, yazıyı noktalıyorum!..