Fon vurgunundan haftalar sonra gelen istifaların perde arkasında kim var?
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kararları ve adli tedbirlerden önce, 1–16 Eylül tarihlerinde Tera ve Pusula gibi yatırım fonlarından olağan dışı şekilde çıkış yapan 440 yatırımcı tespit edildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıklamasında 10 milyon ve üzerinden kazanç sağlayanlar için gönüllü iade isteneceğini, olumsuz yanıt verilirse ise adli sürecin işleyeceğini ifade etti.
Fonlardaki manipülasyonun yaklaşık bir yıl önce tespit edildiği hem Mehmet Şimşek’in hem de ilgili kurumların açıklamalarında yer almıştı.
Buna karşılık “Kırmızı Pazartesi” olarak tarif edilip yani o günün geleceğini, fon vurgununun geleceğini ilgililerin bilmesine karşılık yaklaşık dolaylı olarak 2 milyon insanı etkileyen bu kriz nasıl yaşandı?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 20 Eylül’de ABD’ye uçtuğu ve 24 Eylül’de ise ülkeye döndüğü dönemde fon krizinin patlak vermesiyle “Erdoğan’ı hedef alan” bir süreç olduğu yorumları yapıldı.

Erdoğan yurda döndüğünde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı medyaya yansıdı ve fon vurgunu AK Parti üzerinden tartışılmaya başlandı. Daha sonra ise Fatma Betül Sayan Kaya AK Parti’deki görevinden ve partisinden istifa etti.
Ve ilerleyen günler fon vurgununun merkezindeki Tera şirketi başta olmak üzere AK Partili ve iktidara yakın isimlerin fon vurgununda adı geçti.
AK Parti cephesinden fon vurgununda yer alan isimlerle mücadele edileceği, yurttaşın parasının hesabının sorulacağı açıklamaları geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk açıklamasında “Sorumlulardan hesap sorulacak” açıklamasını yaptı.

Siyaset cephesinde ise fon vurgunu, “bu krizle nasıl mücadele edilecek, yol haritası nedir?” sorusu üzerinden yürüdü.
Bakan Mehmet Şimşek, 45 bin 747 hesaba toplam 40,8 milyar TL ödeme yapıldığını açıkladı.
Sonrasında siyaset sahnesinde fon vurgunu tartışması “liste” üzerinden yürüdü. Hem AK Parti cephesinden hem de muhalefet cephesinden fon vurgunu yapanların listesinin açıklanması istendi.
Fon vurgunu ile nasıl mücadele edilmeli?
Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden biri olarak tarif edilen bu fon kriziyle nasıl mücadele edilebilir?
Bu iki soruya ise kamuoyunu tatmin edebilecek bir yanıt siyaset dünyasından gelmedi.

Fon vurgununun üzerinden yaklaşık bir ay geçtikten sonra ise dikkat çeken istifalar geldi.
İsimleri fon krizinde ihmal iddialarıyla gündeme gelen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütcü'nün sağlık sorunları nedeniyle istifasını sunduğu, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in de emeklilik dilekçesini verdiği bildirildi.
Emekliliğini istediği belirtilen Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik de göreve 21 Haziran 2023 tarihinde atanmıştı.

Çelik'in damadı ve eski BDDK üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu İskender Balcı, fon vurgununa ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 2 Ekim'de tutuklanmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kamuoyu bu gelişmeyi tartışırken “neden şimdi?” sorusu da akıllara geldi.

Fon vurgununun üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine karşılık bu vurgunun tespiti ve önlenmesi noktasında yetkisi olan kurumlara ilişkin istifalar ise dün geldi.
Peki, fon vurgununa ilişkin bugüne dek gelmeyen istifalar neden dün geldi?
İktidarın yol haritasında değişim mi oldu? YENİÇAĞ istifaların perde arkasını araştırdı.
Fon vurgunuyla ilgili örnek olarak 2003 yılındaki İmar Bankası krizi örnek gösterildi.
İmar Bankası krizinin çözümünde o dönem ekonominin başında olan Ali Babacan rol almıştı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan bu tecrübesini de ortaya koyarak siyaset dünyasından “fon vurgununda çözüm için yol haritası budur” diyen tek isimdi.
“Siz bu fon krizinde ilk iş ne yapardınız?” sorusuna Ali Babacan şu yanıtı vermişti:
“Bu işi yöneten kurumların başındaki insanların acilen bu işi bırakması lazım. SPK'ymış, Borsa İstanbul'muş, bunlar kaza yapan şoförler hepsi. Kaza yapan şoföre araba kullandırılmaz.”
Babacan’ın yol haritasını açıklamasından birkaç gün sonra istifalar geldi.
Babacan ayrıca “Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon vurgununun çözümü için destek talebi gelirse yardım eder misiniz?” sorusuna “Biz iktidar için iddiası olan bir partiyiz. Bu anlamda benim bulunmam olmaz ama hem yol haritasını hem de görev alabilecek arkadaşları öneririz” yanıtını vermişti.

Ali Babacan kesintisiz 13 yıl boyunca bakanlık yaparak özellikle ekonomide önemli rol almıştı.
Babacan’ın iki çalışma arkadaşı ise Mehmet Şimşek ve Cevdet Yılmaz’dı.
Bugün iki isim de ekonominin dümeninde…
Ancak, Ali Babacan geçen yıl yaptığı açıklamada Mehmet Şimşek ile Cevdet Yılmaz’ın istediği gibi çalışamadığını “Mehmet (Şimşek) Bey olsun, Cevdet (Yılmaz) Bey olsun bizim yakın çalışma ekibimizdeydi. Fakat şu anda her iki arkadaşımızın da yetki alanı çok dar” demişti.
Bugün fon krizinin çözümü için kurulan masanın başına Cevdet Yılmaz geçti. Yılmaz’ın ilk icraatının Babacan’ın işaret ettiği gibi “istifalar” olduğu görüldü.
Kulislere yansıyan bilgilere göre, Ali Babacan’ın uyarıları fon krizi masasının önünde yer alıyor.
Sonraki hamleler ise merak konusu…
Peki, çözüm yol haritasında bu hamleler neler olabilir, yine Babacan’ın yol haritasından okuyalım:
“Ülkede adalet ve hukuku güçlendirsinler. Basını susturmasınlar.”
Ve elbette AK Partili üst düzey isimlerin de çağrı yaptığı gibi fon vurgununda yer alan isimlerin listesinin açıklanması, Ali Babacan’ın da vurguladığı bir konu…