Fon piyasalarında Tera Portföy ve Atlas Portföy üzerinden patlak veren krizde binlerce yatırımcı birikimlerini kaybetmenin şokunu yaşadı. Kendi paraları üzerindeki tasarruf yetkilerinin kısıtlandığını ve günlerdir yetkili kurumlarda muhatap bulamadıklarını ifade eden mağdur Hazal Köse yaşadıkları psikolojik ve ekonomik yıkımı Cumhuriyet'ten Gülnur Saydam'a anlattı.
'GÜNLERDİR UYKU UYUYAMIYORUM'
Sürecin mağdurlarından biri olan yatırımcı Hazel Köse, şubat ayından bu yana ofis açma hayaliyle biriktirdiği parasını söz konusu fonlara yatırdığını belirterek süreci, “Yaklaşık şubat ayından beri bu fonları kumbaram gibi gördüm ve elime nakit geçtikçe yatırımımı artırdım. Öylesine güven verici bir ortam vardı ki herhangi bir problem olmayacağına, olsa dahi devlet güvencesi olduğuna sonsuz güveniyorduk. Ta ki 16 Eylül gününe kadar.” sözleriyle özetledi.
16 Eylül’de satış emri vermek istediğini ancak işlemlerinin iptal edildiğini ifade eden Köse, “Ertesi gün sabah saat 08.30 civarında aynı emrimi yeniledim. Fakat bu sefer de emrim reddedildi. Kuruş kuruş, alın terimizle biriktirdiğimiz yatırımların art niyetli kişiler tarafından çalınması” diyerek sürecin sadece ekonomik değil ciddi bir psikolojik yıkıma da yol açtığını ifade etti.
Annesinin altın ve döviz gibi yatırım araçlarını tercih etmek istediğini ancak kendisinin Borsa İstanbul'u seçtiğini anlatan Köse, yaşadığı hayal kırıklığını, “Ben aksine hem devletimize hem sisteme güvenerek, tamamen Türk genci olduğumu düşünerek kendi borsamız olan Borsa İstanbul’da yatırım yapmamız gerektiğini düşündüm. Şu anda hem pişmanım hem üzgünüm hem de anneme karşı çok mahcubum. Aylardır bu sınava hazırlanıyordum. Son zamanlarıma gelmişken yaşanan bu kriz moralimi yerle yeksan etti. Sınava da odaklanamadım. Günlerdir uyku uyuyamıyorum.” ifadeleriyle aktardı.

‘İNTİHAR ETMEK İSTİYORUM’
Krizin ardından mağdurların kurduğu yaklaşık 12 bin kişilik platformda tablonun çok daha vahim olduğuna dikkat çeken Köse, çaresizliğin boyutunu şu sözlerle aktardı:
“Cebindeki son kuruşu fona ekleyenler, ameliyat parasını burada tutanlar, çocuğuna okul harçlığı bile veremeyenler var. İhtiyaçları olduğunda paralarını kullanabileceklerini biliyorlardı. Çoğunluğu mobil bankacılık uygulamalarını bile kullanamayan vatandaşlar. Satış emri bile verememişler. 16 Eylül günü yeraltındaymış ve satış emri verememiş. 17 Eylül’den beri hesabına yansıyan eksilerin anaparasını bile eksilttiğini gördükçe psikolojik olarak çok kötü duruma geldi. 17-18 Eylül günlerinde ‘İntihar etmek istiyorum’ söylemleri başladı.”
'SPK NASIL BİR YAPILANMA Kİ KARŞIMIZDA MUHATAP BULAMIYORUZ?'
Haklarını aramak için çabaladıklarını ancak yasal mercilerden yanıt alamadıklarını vurgulayan Köse, kurumsal iletişimsizliği, “Ben hiçbir yerde tanıdığı olmayan, milletvekili yakını olmayan bir vatandaşım. SPK’nın açıklamaları soru işaretlerimizi yeterince gidermiyordu. Pazartesi günü avukatımla beraber SPK’ya gittik. Fakat bizi kurumun içerisine bile almadılar. Avukatım bir uzmanla görüşmek istedi fakat karşımız kapı duvardı. Ben bir vatandaş olarak milletvekillerimizle, yargı mensuplarıyla görüşüp danışabiliyorken SPK nasıl bir yapılanma ki karşımızda muhatap bulamıyoruz? Çok ilginç.” sözleriyle eleştirdi.
Sosyal medyadaki "Çiftlik Bank" ve "Ponzi" benzetmelerine de tepki gösteren Köse, “Fonları kolay yatırım aracı olarak gördüğümüz için kumar gibi yasal olmayan yapılarla ilişkilendirmeleri, Çiftlik Bank atıfları ve daha sayamadığım onca söylem beni oldukça rahatsız ediyor. Ben Türk genci ve küçük yatırımcı olarak ülkeme de katkım olsun düşüncesiyle kendi borsamıza yatırım yapıyorum. Bana bağlı olmayan sebeplerle zarar görüyorum. Karşılığı ise böyle nahoş söylemler oluyor. Oldukça üzgün ve sitemliyim.” dedi.
'AYDINLATILMAK İSTİYORUZ'
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye edilen fonların yatırımcılarına ilk aşamada 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılacağı yönündeki açıklamasını yetersiz bulan Köse, mağdurların beklentilerini, “Ödemelerimizin ne zaman ve ne şekilde yapılacağı konusunda aydınlatılmak istiyoruz. Bu fon mağduriyetini oluşturan kişi veya kurumların kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz.” şeklinde noktaladı.