Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar merkezli El Cezire (Al Jazeera Arabic) kanalında yayınlanacak olan 'Al Muqabala' programında Ali Al Defiri'nin sorularını yanıtladı. Küresel ve bölgesel gelişmelere dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Erdoğan'ın gündeminde ABD ile ilişkiler, Avrupa Birliği süreci, yeni savunma ittifakları ve Orta Doğu'da yaşanan krizler vardı.

TRUMP'TAN F-35 SÖZÜNÜ TUTMASI BEKLENİYOR

Erdoğan'ın açıklamalarında ABD ile yürütülen diplomatik temaslar geniş yer buldu. 7 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nde ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan yüz yüze görüşmeye atıfta bulunuldu.

Trump'ın, Rusya'dan tedarik edilen S-400 hava savunma sistemleri sebebiyle Türkiye'ye uygulanan yaptırımları kaldırma ve F-35 projesine dönüş konusunda verdiği olumlu mesajlar hatırlatıldı.

Erdoğan, Trump'tan bu konuda bizzat söz aldığını vurgulayarak, verilen bu taahhüdün yerine getirilmesini beklediklerini ifade etti.

AB SÜRECİ: ARTIK ÖNCELİĞİMİZ DEĞİL

Türkiye'nin yılan hikayesine dönen Avrupa Birliği (AB) üyelik serüvenine ilişkin de net ifadeler kullanan Erdoğan, Brüksel yönetiminin Türkiye'yi birliğe dahil etme konusunda isteksiz bir tavır sergilediğini belirtti. Erdoğan, "AB üyeliği Ankara açısından artık bir öncelik taşımıyor. Bu sürecin sonunda asıl kaybeden taraf Avrupa olacaktır” dedi.

ÜÇLÜ SAVUNMA ANLAŞMASI: 'MEKKE PAKTI'

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan ve dışarıdan gelebilecek olası bir saldırıya karşı ortak hareket etmeyi öngören savunma anlaşması da röportajın en önemli başlıklarından biriydi.

Erdoğan, bu stratejik ortaklığın tüm dünyaya çok güçlü bir mesaj verdiğinin altını çizdi. "Mekke Paktı" olarak adlandırılan bu anlaşmanın genişlemeye ve yeni katılımlara açık olduğunu belirten Erdoğan, Mısır'ın (Kahire yönetiminin) da bu savunma hattına dahil olmasının "mümkün" olduğunu dile getirdi.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE KATAR'IN DİPLOMATİK ROLÜ

Küresel enerji ve ticaret yollarını yakından ilgilendiren Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime değinen Erdoğan, boğazın ulaşıma kapalı kalmasının hiçbir ülkenin menfaatine hizmet etmeyeceğini söyledi. Hürmüz'ün yeniden açılmasının Ankara'nın temel önceliklerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında Katar'ın üstlendiği yapıcı arabuluculuk rolüne de övgüde bulundu.

Türkiye'nin komşularına yönelik dış politika vizyonunu özetleyen Erdoğan; Gazze, Lübnan ve Suriye'yi bölgesel kaosun içinde tek başlarına bırakmayacaklarının garantisini verdi.

Ankara'nın, Suriye'nin yeniden istikrara kavuşması adına elinden gelen tüm çabayı göstereceğini dile getiren Erdoğan, yakın bir zamanda Suriye'ye giderek üst düzey bir ziyaret planladığını açıkladı.

Suriye'deki Kürtlerin de inşa edilecek barış ikliminden hak ettikleri payı alacaklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki Kürt topluluklarıyla bağlarını daha da güçlendireceğini ve onların haklarını bölgesel çapta korumaya devam edeceğini sözlerine ekledi.