6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli 10 ili yıkan depremlerin yankıları sürüyor. Malatya'daki Kasapoğlu Apartmanı’nın yıkılmasıyla eşi, dört çocuğu ve iki yakınını kaybeden tır şoförü Turgut Karaaslan, o günden bu yana günlerinin büyük bölümünü mezarlıkta geçiriyor. İki günde bir eşi ve çocuklarının mezarı başına gelen Karaaslan, acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyerek depremin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen sorumluların cezalandırılmadığını ifade ederek "Adalet Bakanı’na, bir yetkiliye ulaşamıyoruz. Kime ulaşacağım? İstediğim sadece adalet" dedi.

Depremde eşi, dört çocuğunu kaybeden acılı baba: İstediğim sadece adalet - Resim : 1

Oturdukları binanın depremde yedi saniyede bina yerle bir olduğunu ifade eden Karaaslan, şoför olduğunu deprem sırasında Kırklareli'de olduğunu anlatarak depremi kardeşinden öğrendiğini anlattı. Evine geldiğinde her yerin dümdüz olduğunu söyleyen Kasapoğlu "Bir buçuk gün bekledik biz orada. Kurtulan olmadı. Bizimkiler yedi kişiydi. Hanımla birlikte bir de misafirim vardı. Onlar da benim eşimle bacı kardeş gibiydiler. Ben evde olmadığım için demişler ki, ‘Gel bizimle oturalım.’ Allah nur içinde yatırsın… Diyecek bir şey yok." ifadelerini kullandı.

Depremde eşi, dört çocuğunu kaybeden acılı baba: İstediğim sadece adalet - Resim : 2

En büyük kızının 19 yaşında hayatını kaybettiğini, çocuklarından birinin Boğaziçi Üniversitesi’nde, bir diğerinin ise Muş’ta üniversite öğrencisi olduğunu söyleyen acılı baba, "Güneşimiz söndü" dedi.

Binanın ağır hasarlı olmasına rağmen hafif hasarlı olarak kayıtlara geçirildiğini öne süren Karaaslan, şöyle devam etti:

"Dışına kamufle yapmışlar, ağır hasarlı bina. ‘Kolon kesmedik’ diyorlar. Kolon kesmişler. Şahit de buldum ben. Adam bana telefonda diyor ki, ‘Kardeşim, ben tırı da içeride döndürürdüm, adamlar tırını da sokmuş, kamyonu da sokmuşlar. Kolonu da kesmişler' diyor. Açık açık söylüyor. Telefonumda ses kaydı var. Sen kodoman da olsan Malatya’da tanınan bir aile de olsan benim için hiç umurumda değil. Adalet yerini bulsun. Cezanı çekeceksin. Ha böyle, ha şöyle… cezanı alacaksın. Benim istediğim bu.

Depremde eşi, dört çocuğunu kaybeden acılı baba: İstediğim sadece adalet - Resim : 3

Allah verdi, Allah alacak. Adalet Bakanı’na ulaşamıyoruz. Bir yetkiliye ulaşamıyoruz. Kime ulaşacağım? Seninle konuşuyorum. Kiminle muhatap olacağız? Ya benim demek istediğim sadece ne biliyor musun, adalet. Ben kefenimi giymişim. Bu saatten sonra yaşasam ne olur, yaşamasam ne olur? Benim güneşimi söndürdüler. Umutlarımı yıktılar. Herkesin bir hayali var, benim de vardı. Şimdi şu anda Türkiye’yi versen, ne yapacağım Türkiye’yi? Çalışamıyorum. Üç senedir çalışamıyorum. Günahım boynuma, üç senedir bir iş yapamıyorum."