18 denizcilik ülkesi, 1.500’ü aşan gölge tanker filosu ve artan jeopolitik gerilimlerin küresel deniz ticaretinin temel kurallarını aşındırdığını belirterek uyardı. Risk, navlun ve tedarik zincirleri de kapsıyor. Küresel ticaretin önemli bölümünün deniz yoluyla gerçekleştirilmesi, deniz taşımacılığındaki her yeni riskin dünya ekonomisine doğrudan yansımasına neden oluyor.
Dünya'nın haberine göre, son dönemde geleneksel denizcilik kurallarının dışında faaliyet gösteren gölge tanker filosunun büyümesi, uluslararası taşımacılıkta güvenlik ve sigorta endişelerini artırıyor. Kritik güzergâhlarda yaşanabilecek yeni sorunlar, gemilerin taşıma maliyetlerini yukarı çekebilir.
TÜRKİYE İÇİN ENERJİ VE EMTİA RİSKİ
Türkiye, Karadeniz ve Akdeniz'in yanı sıra İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden önemli deniz ticaret yollarının kesiştiği bir konumda bulunuyor.
Bu nedenle küresel deniz taşımacılığında güvenlik sorunlarının büyümesi Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Özellikle petrol ve diğer hammaddelerin taşındığı güzergâhlarda navlun ve sigorta maliyetlerinin artması, Türkiye'nin ithalat faturasına ek baskı oluşturabilir.
Enerji fiyatlarının yüksek seyrettiği dönemlerde taşımacılık maliyetlerindeki ilave yükseliş, yalnızca petrol ve akaryakıt fiyatlarına değil, sanayide kullanılan ithal girdilerin maliyetlerine de yansıyabilir.
KRİTİK GEÇİŞ NOKTALARI YAKINDAN İZLENECEK
Küresel ticaret ağı son yıllarda salgın, savaşlar ve yaptırımlar nedeniyle önemli kırılmalar yaşarken, deniz taşımacılığında ortaya çıkan yeni riskler tedarik zincirlerindeki baskıyı artırıyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki güvenlik durumu, gölge tanker filosunun büyüklüğü ve bu gemilere yönelik alınabilecek yeni uluslararası önlemler, önümüzdeki dönemde küresel ticaret maliyetleri açısından belirleyici olacak.
Deniz taşımacılığında yaşanabilecek kalıcı bir bozulmanın etkisinin yalnızca denizcilik sektörüyle sınırlı kalmayacağı, enerji fiyatlarından sanayi maliyetlerine kadar geniş bir alana yayılabileceği değerlendiriliyor.