Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları şu şekilde:
Ekranların başında, radyo kanallarına bizleri takip eden tüm vatandaşlara selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Grup toplantımızın ülkemize milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Rabbim muhabbetimizi kaim dayanışmamızı daim eylesin.
Dün Samsun'da istiklal meşalemizin yakılmasının 107. yıl dönümüydü. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı aralarında şampiyon sporcularımızın da olduğu 200’ü aşkın gencimizle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde kutladık. 207 üniversiteden gelen gençlerle buluştuk. Genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. Her yaştan her kökenden her gelir grubundan yüz bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı. Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kez dana şahitlik ettik. CHP başta olmak üzere muhalefeti kıskandıran bir şölene imza attık. Kocaeli'ndeki şölen gençlerimizle buluşmalarımızdan 14.'süydü. Bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık.

"CHP SEÇMENİNİ UTANDIRAN BİR PARTİ HALİNE DÖNDÜ"
Gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur. Gençlik geleceğin tohumudur. Biz kuruluşumuzdan itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği hareket olduk. Siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Gençleri tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yanaştırmadık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Gençlerimizin talep ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik.
Gençlerimizi harflerle ayırıp doğum yılına göre kategorize edenlerin bizim ne yaptığımızı anlamasını beklemiyoruz. Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı bunlar salonları bile doldurmakta zorlanıyorlar. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. CHP 3-5 kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok.
Biz gençlere güvenmeye devam edeceğiz. Milli ve manevi değerlerimiz ışığında gençlerimizin en şuurlu şekilde yetişmesi için elimizden gelen çabayı harcayacağız. Tabii ki yapıcı eleştirileri dikkate alacağız, iyi niyetli tespitleri yerine getirmekte tereddüt göstermeyeceğiz.
Sevgili genç kardeşlerim sizi dinleyen, sizi doğru anlayan bir iktidar 23,5 buçuk yıldır iş başındadır. Bu ülkenin gençlerinin tamamı eşittir. Sizin istikbalinizi her şeyden çok önemsiyoruz. Sporda, sanatta, bilimde, ilimde, siyasette hak ettiğiniz yere gelmenizi çok önemsiyoruz. Biz size inanıyoruz, güveniyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasını sizler tamamlayacaksınız. Yazacağınız başarı hikayeleriyle kıvanç kaynağı olacaksınız.
Aziz milletim geçtiğimiz çarşamba günü itibarıyla 14 Mayıs seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Gerek meclisimiz, gerekse hükümetimiz bu 3 seneyi dolu dolu geçirdi. 14 Ağustos'ta AK Parti'nin 25 kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız. Çeyrek asrı inşallah geride bırakmış olacağız. Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre hem ülkeye kazandırdığımız eserler bakımından rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Bugün sizlerle açık yüreklilikle sizlerle konuşmak istiyorum. Yunus Emre'nin çok anlamlı bir beyiti var; 'Bu yol uzaktır, menzili çoktur. Geçidi yoktur, derin sular var.' Kimse bize kolay olacak demedi. İlk başta merhum Menderes'in talihsiz hatıraları duyurdu. 28 Şubat'ın tehditleri kendisi hissettiriyordu. Kimilerimiz işkence gördü, yok sayıldık, ötelendik. Hiçbir zaman korkmadık. Hiçbir zaman vazgeçmedik. Bu hareket bir kişiye çıkar sağlama hareketi değildir. Bu hareket köksüz bir hareket değildir. Bu hareket millet, memleket, Büyük Türkiye davasıdır. Bu hareket ümmet davasıdır.

Darbe senaryoları yazıldı. İktidarımızın 5. yılında partimize kapatma davası açıldı. Silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. İstikrarı demokrasiyi hedef alan saldırıların suikast girişimlerinin hedefi olduk. Görülmeyen nice badireyi atattık. Neydi derdimiz. Suyuna gidebilirdik, ağamsın paşamsın diyebilirdik. Günümüzü gün edebilirdik. Biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Tarihe, ecdada, şehitlere bir borcumuz var. Aziz memleketimize bir borcumuz var.
Bir Tayyip Erdoğan gider, bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen bizden öncekilerden aldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizden öncekiler bu davaya ömürlerini verdiler. Hamdolsun bizim yaptığımız da budur. Bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük. Allah'ın yardımıyla o dava taşını eğilmeden bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz.
Hiç şüphesiz mükemmel değiliz, haşa günahsız kusursuz değiliz. Elbette bizim hatamız vardır. Klavye kahramanları AK Parti'nin açtığı konfor ortamında rahat koltuklarında ahkam kesiyor olabilirler. Soruyorum; siz hiç hayatınızda ölümle burun buruna geldiniz mi? Kavgada yoklar. Ama kavga bitince sırça köşklerinden söz üretirler. Biz bu yola idam edilmeyi göze alarak girdik. Bizi acımasızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi bedeli ödediniz? Hangi marifeti icra ettiniz.
Türkiye'ye çok güzel eserler kazandırdık. İnşallah yeni başarılara imza atacağız. En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye hedefini menziline ulaştırmakta kararlıyız. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Türkiye bu sorunu kalıcı şekilde çözecek irade sahiptir. En güçlü dayanağımız milletimizdir."
AYRINTILAR GELİYOR...
Erdoğan'dan canlı yayında bakan Bak'a dikkat çeken çıkışGündem