Son dönemlerde elektronik geçiş sistemlerinde meydana gelen teknik aksaklıklar ya da yasa dışı plaka kopyalama (ikiz plaka) faaliyetleri, hiçbir suçu olmayan vatandaşları mağdur etmeyi sürdürüyor. Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri yakın zamanda Bursa'da meydana geldi. Bursa'da ikamet eden bir araç sahibi, satın aldığı günden bu yana şehir sınırlarının dışına dahi çıkartmadığı taşıtı için İstanbul'daki otoyollardan kaçak geçiş yaptığı gerekçesiyle başlatılan icra takibinin şokunu yaşıyor.

Söz konusu köprü ve otoyolların hiçbirini kullanmadığı, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve kamera görüntüleriyle kolaylıkla kanıtlanabilecek olan vatandaşa, İstanbul'da faaliyet gösteren otoyol işletmesi tarafından binlerce liralık borç ve ceza tahakkuk ettirildi. Talep, vatandaşa hiçbir ön bilgilendirme veya resmi tebligat ulaştırılmadan direkt olarak icra mekanizmasıyla işleme konuldu.

"BURSA SINIRLARINI GEÇMEYEN ARACA İSTANBUL'DAN CEZA YAĞIYOR"

Mağduriyet yaşayan vatandaşın hukuki süreçlerini yürüten Av. Yasin Uğur, bu absürt ve yasal dayanağı olmayan durumu adliyeye taşıdı. Mevzuya ilişkin sert eleştirilerde bulunan Av. Yasin Uğur, şu değerlendirmeleri yaptı: "Müvekkilim, aracını satın aldığı günden bu yana Bursa sınırları dışına dahi çıkarmamıştır. Hayatında bir kez bile kullanmadığı, kilometrelerce uzaktaki İstanbul otoyollarından müvekkilimin plakasına hayali geçiş ücretleri ve cezalar yansıtılmıştır. Sistemlerin hiçbir kontrol mekanizması işletilmeden, 'nasıl olsa öderler' mantığıyla doğrudan icra takibi başlatılması kabul edilemez bir hukuksuzluktur. Bursa'dan çıkmayan araca İstanbul'dan icra göndermek, vatandaşı açıkça mağdur etmektir."

Av. Yasin Uğur, bu tarz mağduriyetlerin ya otoyol firmalarının kullandığı Plaka Tanıma Sistemleri'ndeki (PTS) hatalı okumalardan ya da korsan şekilde basılan "ikiz plaka" suiistimallerinden ileri geldiğini vurguladı. Uğur, açıklamasına şöyle devam etti: "Burada ya ciddi bir sistem işgüzarlığı var ya da müvekkilimin plakasını kopyalayan sahte bir araç İstanbul yollarında cirit atıyor. Her iki durumda da devletin ve özel şirketlerin denetim yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyip, faturayı hiçbir şeyden haberi olmayan masum vatandaşa kesmek ne vicdani ne de hukukidir. İcra takibine karşı gerekli hukuki itirazlarımızı başlattık. Müvekkilimin uğradığı maddi ve manevi zararların sonuna kadar takipçisi olacağız."

"HABERİM BİLE OLMADAN DOĞRUDAN İCRA GELDİ"

Kendisine hiçbir borç uyarısı yapılmadan doğrudan icra memurlarıyla muhatap olan mağdur vatandaş ise yaşadığı çaresizliği şu sözlerle özetledi: " Arabam kapımın önünde duruyor, Bursa dışını görmedi. Bir gün evime icra kağıdı geliyor ve İstanbul'da otoban kullandığım söyleniyor. Gitmediğim yolun, görmediğim şehrin cezasını benden istiyorlar. Adalete ve avukatıma güveniyorum" dedi.

Finans ve hukuk uzmanları ise benzer durumlarla karşılaşan vatandaşların e-Devlet ve UYAP platformlarını periyodik olarak kontrol etmeleri gerektiğini, bu tarz asılsız icra takipleriyle yüzleştiklerinde ise yasal itiraz süresi olan (genellikle 7 gün) zaman dilimini kaçırmadan mutlak surette hukuki itirazda bulunmaları gerektiğinin altını çiziyor.