Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Finans Merkezi'nde 'Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans' programında konuştu. İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açıklamaları şöyle;

Bugün vatandaşlarımız geçmişe kıyasla çok daha hızlı, çok daha çeşitli ve çok daha geniş bir finansal işlem alanına sahip. Ancak bu kolaylık beraberinde bilinçli hareket etme sorumluluğunu da getiriyor. Çünkü bu finansal araçlara erişimin kolaylaşması kadar doğru kullanılması ve anlaşılması da gerekiyor. Vatandaşlarımızın yatırım kararlarını bilinçli şekilde verebilmesi elbette risklerin ve fırsatların sağlıklı bir şekilde okunabilmesini gerektirmekte. Bunun da ülkemizin ekonomik gücünü tahkim edecek büyük bir önem içerdiğini söylemem gerekir. Bu nedenle finansal okuryazarlık sadece belirli meslek gruplarının ya da yatırımcıların ihtiyaç duyduğu bir husus değil. Bütün toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren temel bir yaşam becerisi haline gelmiştir.

Saygıdeğer misafirler, tarihi tecrübelerle sabittir ki bir devletin uluslararası sistemdeki gücü yalnızca askeri kapasitesiyle, diplomatik etkinliğiyle ya da nüfusuyla ölçülmüyor. Artık istikrarlı ve paydaşlarına güven veren bir ekonomik yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir hale gelmesi, bir devletin hakiki manada güçlü ve bağımsız olduğunu gösteren en önemli unsurdur. Ben de buradan bugün memnuniyetle ifade etmek isterim ki Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak güvenli bir liman haline gelmiştir. Bu başarının arkasında kuşkusuz köklü bir zihniyet devrimi ve yeni bir düşünce dünyası çerçevesinde planlanarak hayata geçirilen sayısız proje ve yatırım bulunmaktadır.

Bu durum bizlere açıkça şunu göstermektedir. Jeopolitik krizlerin daha sık yaşandığı, tedarik zincirlerinin farklı sebeplerle kesintiye uğradığı ve finansal piyasalarda oynaklığın arttığı bu dönemde Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke konumundadır. Ve bu durum Türkiye'nin dünyanın bağlantı noktası olan yaklaşımını sürdürmesinde ve bu stratejilerini hayata geçirmesinde güçlü bir vizyon göstermektedir.

Değerli katılımcılar, Türkiye'nin bu bağlamda en önemli kurumsal kapasite unsurlarından birisi ise kuruluşunun 20. yılını kutladığımız Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisidir. Ofisimiz son 20 yılda yaşanan ulusal ve uluslararası ekonomik dalgalanmalarda çok başarılı bir performans sergilemiştir. Tecrübe ve birikimiyle Türkiye'ye dış sermaye çekmenin yanı sıra ülkemizin küresel iş yapma kültürünü de modernize etmiştir. Ben bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisine katkıda bulunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kuruluşunun 21. yılını da ayrıca tebrik ediyorum.

'Türkiye Yüzyılı'nda Yatırım ve Finans' kitabımızı da bugün kamuoyunun istifadesine sunmaktan duyduğum memnuniyeti ayrıca ifade etmek isterim. Zira bu kitap, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014-2025 yılları arasında yatırım ve finans ekseninde gerçekleştirdiği 220 hitabı içermektedir. Böylece bu kitap, Türkiye'nin son dönemdeki yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomik dönüşümünün fikri arka planını da açıkça ortaya koymaktadır. Yani yaşadığımız serüvenin, Cumhurbaşkanımızın farklı konuşmalarıyla resmedildiği bir kitapla karşı karşıyasınız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 11 yıla yayılan bu hitapları yakın ekonomi tarihimizi anlatan önemli bir vesika niteliğindedir. Her konuşma dönemin ruhunu, önceliklerini ve hedeflerini içerisinde barındırmaktadır. Bu bakımdan tarihe not düşüldüğü ve geleceğe de rehberlik edildiği ifade edilmelidir.

Kıymetli misafirler, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile İletişim Başkanlığımızın eş güdümünde yürütülen Güçlü Merkez Türkiye Vizyonu, ülkemizin jeopolitik avantajlarını ekonomik bir kaldıraç haline dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bizler İletişim Başkanlığı olarak ekonomi iletişimi kavramına önem veriyoruz. Türkiye'nin yatırım ve kalkınma vizyonunu tüm dünyaya anlatmayı, bu vizyonu ulusal ve uluslararası ölçekte en güçlü ve etkin bir sesle dillendirmeyi önemsiyoruz. Başkanlığımız yurt dışında düzenlediği panellerle, uluslararası kamu diplomasisi faaliyetleriyle, dezenformasyonla mücadele mekanizmalarıyla, üniversite öğrencilerine kazandırılan finansal okuryazarlık programlarıyla, ekonomi ve finans muhabirlerine verilen eğitimlerle şu amacı hedefliyor. Türkiye'yi doğru anlatmak. Yatırım ortamına ilişkin algının sağlıklı olması ve ülkemizin küresel ölçekte güvenilir, öngörülebilir ve istikrarlı bir merkez konumunda olduğunu göstermektir.

"FİNANSAL DEZENFORMASYONLARA KARŞI TEDBİR ALMAK DURUMUNDAYIZ"

Saygıdeğer misafirler, dijitalleşmenin finansal alanı hızla dönüştürdüğü günümüzde finansal dezenformasyonlara karşı da tedbir almak durumundayız. Bu da bizim İletişim Başkanlığı olarak en önem verdiğimiz hususlardan bir tanesidir. Bu çerçevede başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'miz, ekonomik istikrarı hedef alan saldırılara karşı proaktif bir mücadele yürütmektedir. Günümüzde finansal güven sadece piyasa araçlarıyla inşa edilmiyor. Güven, doğru bilginin zamanında paylaşılması, kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesi, yatırımcının manipülasyondan korunması ve devlet ile millet arasındaki iletişim bağının güçlü tutulmasıyla tahkim edilmektedir. Çünkü finansal kararlar alınırken beklentiler, algılar, haber akışı ve dijital mecralarda dolaşıma sokulan içerikler düşündüğümüzden çok daha fazla etkili olabiliyor.

"DÖVİZ KURLARI ÜZERİNDEN YAPILAN MANİPÜLASYONLARA ŞAHİT OLUYORUZ"

Maalesef zaman zaman medyada, konvansiyonel medyada ya da sosyal medyada döviz kurları üzerinden yapılan manipülasyonlara da şahit oluyoruz. Biz bunlara karşı iletişim çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Haber dünyası ve finans dünyasının iletişim noktasında etik sınırların korunması, gazetecilik faaliyetlerinin ticari ilişkilere dönüşmemesi konusunu da ciddiyetle ele alıyoruz. İletişim Başkanlığımız manipülatif söylemlere, spekülatif içeriklere ve finansal dezenformasyonlara karşı ekonomi iletişimini önemsemektedir. Dikkatinizi çekerim. Uluslararası yatırımcılar ülkelerle ilgili kanaatlerini sadece rakamlarla ve finansal verilerle oluşturmuyor. Elbette yatırımcılar için esas olan, bir ülkenin istikrarı, liderliği ve küresel ölçekte oluşturduğu güven duygusudur. Bir milletin var olma ve hayatta kalma iradesi de bu öngörülebilirliği ve güveni inşa etmektedir.

"MANİPÜLASYON YAPAN ODAKLARLA MÜCADELEMİZ DEVAM ETMEKTEDİR"

Bu sene 10. yılını idrak edeceğimiz 15 Temmuz'da oluşturulmak istenen kargaşayı hatırlayalım. Huzurumuzu ve istikrarımızı hedef alan bu tasalluta karşı devlet ve millet olarak verdiğimiz refleks, geleceğimizi koruma ve inşa etme irademizin en güzel örneklerinden biri olmuştur. Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye'mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz. Ülkemizin her türlü kaos ve karmaşadan uzak kalması bizim için çok önemlidir. Nitekim Türkiye'yi kaos ve karmaşa içine çekmeye çalışan, bu konuda manipülasyon yapan odaklarla hem yurt içinde hem de yurt dışında mücadelemiz devam etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın yurt dışı temaslarında ortaya koyduğu güçlü liderlik ve kararlı diplomasiyle güven telkin eden vizyonunu inşa etmeye devam edeceğiz. Amacımız, vatandaşlarımızın dijital yatırım alanlarını özgürce, bilinçli ve güven içinde kullanabilmesidir. Böyle bir sanal ortamın güçlendirilmesidir. Devletin doğru bilgiyi vatandaşa ulaştırabilmesi ve piyasanın güven ikliminin korunmasıdır. Türk vizyonunun dünyaya güçlü, şeffaf ve tutarlı bir dille anlatılabilmesidir.

Şu hususu özellikle vurgulamak istiyorum. Türkiye, son 20 yılda gerçekleştirdiği reformlar, sağladığı yasal güvenceler, vizyoner teşvik programları ve yürüttüğü şeffaf iletişim stratejisiyle küresel yatırım haritasında kendine özgü konumunu almıştır. Yatırımların dijital altyapı, yeşil enerji ve yüksek teknolojiye yönlendirilmesi, geleceğin ekonomisine hazır ve emin adımlarla yürüdüğümüzü göstermektedir. Öyle inanıyorum ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Türkiye ekonomi alanındaki yükselişini sürdürecektir. Ve tüm bunlar Allah'ın izniyle üretimin, teknolojinin ve finansın kalbinin bu topraklarda atacağı anlamına gelmektedir. Ben bu duygu ve düşüncelerle teşrifleri için Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza ayrıca tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Özgün fikirleri ve ufuk açıcı değerlendirmeleriyle oturumlarda yer alan panelistlere de şimdiden teşekkür ediyorum. Sizleri saygıyla selamlıyorum.