EKONOMİ BOZULDU, EVLİLİKLER SALLANTIDA
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, son yıllarda evliliklerin azalırken boşanmaların hızlandığını ortaya koyuyor. 2025’te 552 bin evlilik yapılırken yaklaşık 194 bin boşanma gerçekleşti. Bu tablo, yalnızca sosyal değil, ekonomik bir kırılmaya işaret ediyor.
Ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve barınma maliyetlerindeki artış, evlilik kararını zorlaştırıyor. Geçim kaygısı altında kurulan birliktelikler daha kırılgan hale gelirken, ekonomik baskı boşanmaları da hızlandırıyor. Kısacası kötü ekonomi, doğrudan aile kurumunu aşındırıyor.
BOŞANMALAR ARTTIKÇA HANELER BÖLÜNÜYOR
Boşanma sadece iki kişinin ayrılması değil; aynı zamanda tek hanenin iki ayrı haneye dönüşmesi anlamına geliyor. Bu da konut talebini katlıyor. 2016’da 3,3 milyon olan tek kişilik hane sayısının 2025’te 5,5 milyonu aşması, bu kırılmanın en net göstergesi.
Ortaya çıkan tablo şu: Daha fazla insan, daha küçük evlere sığmaya çalışıyor.
KİRADA ASIL BASKI KÜÇÜK METREKAREDE
Talep patlamasının en sert hissedildiği yer ise küçük daireler. Uzmanlara göre:
3+1 dairelerde kira artışı %10 civarındayken, 1+1 ve stüdyo dairelerde bu oran %20 ve üzerini buluyor
Öyle ki bazı bölgelerde küçük bir dairenin kirası, büyük bir aile evine yaklaşmış durumda. 30 bin TL’ye kiralanan bir 1+1’in kısa sürede 50 bin TL’ye çıkabilmesi, piyasanın ne kadar dengesiz hale geldiğini ortaya koyuyor.
EKONOMİK KRİZ SOSYAL YAPIYI DÖNÜŞTÜRÜYOR
Bu tabloyu sadece “konut krizi” olarak okumak eksik kalır. Yaşananlar daha büyük bir zincirin halkaları:
BOŞANMALARIN SEBEBİ DE KÖTÜ EKONOMİ YÖNETİMİ
Ekonomide kötü yönetim, gelir kaybı ve geçim sıkıntısına sebep oluyor. Geçim sıkıntısı aile içi huzursuzluğun fitilini ateşliyor ve boşanmaları tetikliyor. Evler tek kişiye düşüyor, konut arzı yetmemeye başlıyor. Bu da konut talebini patlatıyor. Talepliye yetmeyen konut sayısında kiralar yükseliyor.
Yani iktidar medyasının servis ettiği 'boşanmalar kiraları artırıyor' balonunun ardında yine kötü ekonomi yönetimi yatıyor.
Bu zincir, bugün Türkiye’de hem sosyal hem ekonomik yapının aynı anda sarsıldığını gösteriyor.
BARINMA KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Artan boşanmalar ve yalnız yaşamın yaygınlaşması, zaten yüksek olan kira baskısını daha da artırıyor. Üstelik bu talep, yatırımcıyı da küçük dairelere yönlendirerek fiyatları yukarı çekmeye devam ediyor.
Gelinen noktada sorun yalnızca “ev bulamamak” değil; ekonomik koşulların insanları daha küçük hayatlara zorlaması. Ve bu tablo, düzeltilmediği sürece hem aile yapısında hem de konut piyasasında kırılmaların devam edeceğini gösteriyor.

