Bolu Belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında haklarında dava açılan, aralarında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 4'ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa mahkemeye sunuldu.

Cumhuriyet savcısının Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu mütalaada, yargılama sürecinde toplanan deliller, alınan ifadeler ve dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirildiği belirtildi.

Mütalaada; "marketler", "ruhsat", "kurban", "hak ediş", "beton" ve "kafe" başlıkları altında farklı olaylara ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Boluyu Seviyorum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının (BolSev) iştiraki BolSev Eğitim ve Yardım Ticaret Anonim Şirketine (BolSev AŞ) gelir sağlamak amacıyla Bolu Belediyesi ile kentte faaliyet gösteren bazı marketler arasında reklam sözleşmeleri yapılmasının hedeflendiği kaydedildi. Bu süreçte tutuklu sanıklar Tanju Özcan ile eski Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın market temsilcileriyle görüştüğü aktarıldı.

Belediyede düzenlenen toplantıda market temsilcilerine reklam sözleşmesi teklif edildiği, bazı temsilcilerin ise bedeli yüksek bulduğu ve reklam ihtiyacının bulunmadığını belirttiği ifade edildi. Mütalaada, Özcan'ın bunun üzerine tehdit ve baskı içerdiği öne sürülen ifadeler kullandığı iddia edildi.

Reklam sözleşmesini kabul etmeyen marketlere daha sonra zabıta ekiplerince denetimler gerçekleştirildiği ve bazı işletmelere idari yaptırımlar uygulandığı belirtilen mütalaada, BİM, Nuhmar/1N, Carrefoursa ve Avantaj marketlerin sonrasında reklam sözleşmesi imzaladığı kaydedildi.

Bu kapsamda BİM'den 6 milyon 84 bin, Nuhmar/1N'den 1 milyon 800 bin, Carrefoursa'dan 540 bin ve Avantaj marketlerden 288 bin lira olmak üzere toplam 8 milyon 712 bin liralık menfaat sağlandığı öne sürüldü. A101 ve ŞOK'un ise reklam sözleşmesi imzalamadığı belirtildi.

Marketlere yönelik eylemlerin "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap" suçunu oluşturduğu değerlendirilen mütalaada, tutuklu sanıklar Özcan, Can ve eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A, eski Zabıta Müdürü H.Y, Belediye Meclis üyeleri E.T, B.Ö. ve C.G, Belediye Meclis Üyesi ve Encümen Başkanı H.E.S, dönemin İnsan Kaynakları Müdürü M.A. ile belediye ve BolSev personeli M.Y.B, S.P. ve T.A'nın cezalandırılması talep edildi.

Mütalaada ayrıca, kentte müteahhitlik yapan N.G'den belediye ile işlerinin yürütülmesi karşılığında toplam 2 milyon 500 bin lira istendiği, bunun 1 milyon lirasının nakit, 1 milyon 500 bin lirasının ise çek yoluyla ödendiği ileri sürüldü. Söz konusu ödemelerin daha sonra farklı hesaplar üzerinden iade edildiği iddia edildi.

Bu olaya ilişkin Özcan ve Can'ın "icbar suretiyle irtikap", Sarıyıldız'ın "icbar suretiyle irtikapa yardım", Belediye Meclis Üyesi C.T'nin "suçluyu kayırma" ve "yalan tanıklık", Sarıyıldız'ın ortağı ve BolSev'in muhasebecisi A.B'nin ise "suçluyu kayırma" suçundan cezalandırılması istendi.

BolSev'in 2025'te kurban bağışı hesabına 34 bağışçı tarafından 65 hisse karşılığı 845 bin lira yatırıldığı aktarılan mütalaada, vakfın kayıtlarında bu parayla kurban satın alındığı veya kesildiğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtildi.

Mütalaada, kurban kesme amacı bulunmamasına rağmen "kurban bağışı" adı altında ilanlar verilerek vatandaşların dini inanç ve duygularının istismar edildiği savunuldu. Bu kapsamda Özcan, Sarıyıldız, eski Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B. ve Belediye Meclis Üyesi A.Ö'nün, mağdur zararlarının giderilmiş olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak "nitelikli dolandırıcılık" suçundan cezalandırılması talep edildi.

Yıl Cumhuriyet Parkı yapım işini üstlenen şirketin yetkilisi H.V.A'nın, hak edişlerinin ödenmesinde sorun yaşamamak amacıyla BolSev'e yardım yapmayı kabul ettiği bilgisine yer verilen mütalaada, hak edişlerden toplam 3 milyon lira kesilerek vakıf hesabına aktarıldığı, ayrıca 7 milyon 500 bin liralık reklam sözleşmesi yapıldığı ifade edildi.

Özcan ve tutuksuz sanık Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü N.A'nın fikir ve eylem birliği içerisinde "icbar suretiyle irtikap" suçunu işlediği, Sarıyıldız'ın da "yardım eden" sıfatıyla suça iştirak ettiği savunulan mütalaada, sanıkların cezalandırılması istendi.

Mütalaada, kentteki 150 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi inşaatını üstlenen firmanın yetkilisinin betonun Bolu Bel A.Ş'den alınması yönünde baskıya maruz kaldığını söylediği öne sürüldü. Farklı bir beton santrali kurma girişiminin ardından belediye tarafından çeşitli yaptırımlar uygulandığı iddialarına da yer verildi.

Mütalaada, Özcan'ın "başka bir yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam, betonu bizden alacaksınız" ifadesinin mağdur üzerinde baskı oluşturduğu değerlendirildi. Beton alımı gerçekleşmediği için eylemin "teşebbüs aşamasında kaldığı" kaydedildi