Transformers ve Pearl Harbor gibi ses getiren filmlerin arkasındaki ünlü yönetmen Michael Bay, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran operasyonları esnasında uçakları düşürülen iki Amerikan pilotunun kurtarılış öyküsünü sinemaya uyarlamaya hazırlanıyor.

Sektörün prestijli mecralarından Deadline tarafından aktarılan detaylara göre, aksiyon sinemasının usta ismi Michael Bay, ABD'nin İran'a karşı gerçekleştirdiği "Operation Epic Fury" (Destansı Öfke Operasyonu) adlı savaşı odağına alan yeni bir yapımın yönetmen koltuğuna oturacak.

Universal Pictures çatısı altında hayata geçirilecek olan yapım, geçtiğimiz nisan ayında ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları sırasında F-15E Strike Eagle tipi savaş uçakları vurulan ve düşman hattının gerisine düşen iki Amerikalı pilotun kurtarılma operasyonunu konu alacak.

Euronews'in haberine göresöz konusu yapım, gazeteci Mitchell Zuckoff’un Harper Collins yayınevi tarafından 2027 yılında okuyucuyla buluşturulması planlanan ve aynı adı taşıyan araştırma kitabına dayanıyor.

İKİNCİ ORTAK ÇALIŞMA

Bu proje, yönetmen Michael Bay ile yazar Mitchell Zuckoff’un ikinci ortak çalışması olacak. İkili daha önce, Libya’nın Bingazi şehrindeki Amerikan diplomatik yerleşkesine düzenlenen militan saldırılarını ve burayı savunan güvenlik timini konu alan 2016 yapımı 13 Hours: The Secret Soldiers of Benghazi (13 Saat: Bingazi'nin Gizli Askerleri) filminde bir araya gelmişti.

SİNEMA ELEŞTİRMENLERİ SORUNLU BULUYOR

Sinema eleştirmenleri ve siyasi analistler, projenin hayata geçiriliş zamanlamasını ve arka planını oldukça sorunlu buluyor. Kurtarma operasyonunun, Donald Trump yönetiminin ABD genelinde büyük tepki toplayan, anayasaya aykırılığı tartışılan ve halen devam eden İran savaşı kapsamında gerçekleşmiş olması projeyi tartışmalı hale getiriyor.

Trump yönetiminin, Kongre onayını baypas ederek yürüttüğü bu askeri operasyonlar sürerken, Pentagon geçtiğimiz ay 2027 mali yılı için 1,5 trilyon dolarlık devasa bir savunma bütçesi talebinde bulunmuştu.

Amerika genelinde yüksek enflasyon, yakıt fiyatlarındaki artış ve geçim sıkıntısı baş gösterirken, böylesi yüksek maliyetli bir savaşın Hollywood eliyle beyazperdeye taşınması kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.

PROPAGANDA ENDİŞESİ

Michael Bay’in milliyetçi tonları yüksek, Amerikan ordusunu öven ve klişelerle dolu filmografisi göz önünde bulundurulduğunda, sinema çevreleri bu yeni yapımın da alt düzey bir şovenizm ve "bayrak sallayan" Amerikan propagandasına dönüşme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.

Yönetmenin bir önceki askeri filmi 13 Hours’un afişinde yer alan "Her şey ters gittiğinde, altı adam doğru olanı yapacak cesareti gösterdi" sloganı, bu tarz yapımlarda pilotların veya askerlerin o coğrafyalara hangi siyasi amaçlarla gönderildiğinin hiçbir şekilde sorgulanmadığını, yalnızca kahramanlık algısına odaklanıldığını kanıtlar nitelikte.

Henüz vizyon tarihi netleşmeyen filmde, derin bir sorgulamadan ziyade Bay’in imzası haline gelen yüksek bütçeli, stilize patlama sahnelerinin ağırlıkta olacağı tahmin ediliyor.