Türkiye artık her sabah bir belediye operasyonuyla güne başlar oldu. Muhalefetin yirmi küsur yıl sonra yerel yönetimlerde aldığı ezici seçim galibiyeti kısa sürdü. Erdoğan "Turpun büyüğü heybede" dedi. Ekrem İmamoğlu da 27 Ocak 2025'te Saraçhane'de "Turpun Büyüğü" başlıklı basın toplantısıyla yanıt verdi.

Başsavcılık, İmamoğlu daha kürsüdeyken soruşturma başlattı. O sözler yüzünden açılan dava bugün hâlâ sürüyor. Sonrası malum: İmamoğlu önce cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı, ardından 19 Mart 2025'te gözaltına alındı ve ardından gelen diploma iptali ile o yolculuk orada son buldu.

Anadolu'da bir tabir vardır: "Başta o sarı öküzü vermeyecektik." Anlatı o ki aslan, sürüdeki öküzleri bölmek için önce sarı öküzü ister, ötekiler sesini çıkarmaz. Sonra sıra birer birer hepsine gelir. Belediyelerin sarı öküzü Esenyurt oldu... Oradan başlayan süreç, bugün buraya kadar geldi.

RAKAMLA 50 YAZIYLA 'ELLİ' BELEDİYE

Rakamlar ortada. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 30 Ekim 2024'te tutuklanıp yerine kayyum atanmasının üzerinden tam iki yıl geçti. Bu sürede tutuklanan belediye başkanı ve başkan vekili sayısı 42'ye ulaştı. Bugün aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 6 il ve 31 ilçe belediye başkanı, yani 37 seçilmiş başkan cezaevinde. 8 il ve 34 ilçe belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı, 13 belediyeye kayyum atandı. Operasyon yapılan belediye sayısı ise 50'ye dayandı.

Sandığın çizdiği harita da tanınmaz hale geldi. Şu tabloya bir bakın, yaklaşın yaklaşın...

Bakırköy Belediyesi'ne 'Sen misin YENİ Parti'ye geçen' operasyonu mu bu? - Resim : 1

Afyonkarahisar, Aydın ve İzmir AK Parti'ye katıldı. Ankara, Kilis, Muğla ve Bartın'ı bağımsız başkanlar yönetiyor. CHP'nin elinde 6 il kaldı; bunların da dördünü, başkanları tutuklandığı için seçilen başkan vekilleri yönetiyor. 24 ille seçimden çıkan AK Parti ise operasyonlar, kayyumlar ve transferlerle 29 ile ulaştı.

İstanbul'da Üsküdar, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Adalar ve Ataşehir de AK Parti'ye geçti; bu belediyelerin hepsinde önce başkan tutuklandı, sonra yapılan başkan vekili seçimini AK Parti kazandı. DEM Parti'nin kazandığı 10 ilin 6'sına ise kayyum atandı.

SIRA YENİ PARTİLİLERDE Mİ?

Ve şimdi sıra YENİ Parti'de. 7 Ağustos'ta CHP'den istifa edip YENİ Parti'ye geçen Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, 22 Ekim'de 33 kişiyle birlikte tutuklandı.

CHP'de kalmak da kalkan olmadı. Butlan kararından sonra "CHP'de kalıyorum" diyen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de 6 Ekim'de tutuklandı.

Gelelim bu sabaha (27 Ekim 2026). Dün akşam bir haber düştü: Bakırköy, Çatalca, Küçükçekmece ve Büyükçekmece belediye başkanları ile 110 meclis üyesi bugün saat 14.00'te Bakırköy Belediyesi'nde açıklama yapıp YENİ Parti'ye geçecekti.

Bu sabah saat 14.00'ü beklemeden jandarma Bakırköy Belediyesi'ndeydi. 68 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, aralarında 5 başkan yardımcısı ve 2 meclis üyesinin de bulunduğu 58 kişi gözaltına alındı.

Demek ki mesele hangi partide durduğun değil, sandıkta kimi yendiğin. Bakırköy Belediyesi'ne yapılan şafak operasyonu ise bize şunu söylüyor: Operasyonun saatini ise artık savcılık değil, görünen o ki parti değiştirme takvimi belirliyor.

AK PARTİLİLERE BİR TAVSİYE

Peş peşe sürdürülen bu operasyonların iki ana sebebi var. İlki bu senenin başında ifade ettiğim ve kulis bilgisi olarak sizlerle paylaştığım 'Yerel yönetimler yasasında değişiklik' özetle tüm yetkilerin merkeze bağlanması fikri, ikincisi ise artık içinden çıkılmaz duruma gelmiş olan ekonomik kriz ve fon vurgununun AK Parti'ye faturası...

Algıyı şuraya çekersek belki gündem dağılır telaşı. Yalnız unutulmasın 'telaş hata yaptırır'. Bu sabah daha dün "YENİ Parti'ye geçeceğim" diyen bir belediyeye sabah olmadan operasyon yapıyorsan bunu 'vay efendim yolsuzluk' olarak açıklayamazsın. Bu olsa olsa siyasal hırstır.

MUHALEFET BİR HİKAYE: “BİZ BU SAVAŞI SARI ÖKÜZÜ VERDİĞİMİZ GÜN KAYBETTİK”

AK Parti'ye bir mesaj verip, muhalefetin muhalefetsizliğine sessiz kalmak olmaz... Ancak, bir algı var ya hani 'muhalefete muhalefet etmenin vakti mi? ' diye yerleşen. Hadi onlara da yazının başında ifade ettiğim sarı öküz hikayesi ile sesleneyim...

Hikayeye göre, bir ovada yaşayan öküzler birlik oldukları sürece aslanlar onlara yaklaşamaz. Aslanlar bunun üzerine bir anlaşma önerir: “Aranızdaki sarı öküzü bize verin, size dokunmayalım.” Sürü, huzuru bozulmasın diye sarı öküzü feda eder. Ancak aslanların talepleri bitmez. Her defasında başka bir öküz istenir, her defasında yeni bir gerekçeyle biri daha teslim edilir. Sonunda sürü dağılır, güçsüzleşir ve aslanlara yem olur.

Hayatta kalanlar, “Biz nerede hata yaptık?” diye sorduklarında yaşlı öküz şu cevabı verir:

“Biz bu savaşı sarı öküzü verdiğimiz gün kaybettik.”

Çünkü mesele sarı öküz değildir. Mesele, ilk haksızlığa sessiz kalmak, ilk tavizi vermek ve sıranın bir gün kendilerine geleceğini görememektir.

Ben yine az söyleyeyim, siz çok anlayın...


Not: Bu yazıyı yayına hazırlarken Merkezefendi Belediyesi'ne bir operasyon daha geldi. Belediye Başkanı ve eşi hesaba davet edildi... Hayırlara vesile... Liste uzuyor mu ne?