Bayramlar, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, ikramların ve neşenin bol olduğu özel günlerdir. Ancak Türk geleneklerinin vazgeçilmezi olan baklavalar, kadayıflar ve çikolatalar, bayram ziyaretlerinde kontrolsüzce tüketildiğinde sağlığı ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Birkaç gün süren bu beslenme çılgınlığı, vücutta ani ve kalıcı hasarlara yol açabiliyor.

KAN ŞEKERİ DALGALANMALARINA DİKKAT

Geleneksel bayram tatlılarının büyük kısmı yüksek oranda beyaz şeker ve rafine un içerir. Bu besinler tüketildiğinde kan şekeri hızla yükselir ve ardından aynı hızla düşer. Bu durum; aniden bastıran tatlı krizlerine, halsizlik, uyku hali ve yorgunluğa, günün ilerleyen saatlerinde daha fazla yeme isteğine neden olur.
Özellikle diyabet (şeker), hipertansiyon ve kalp-damar hastalığı olan bireyler için bu durum hayati risk taşır. Tek bir günde tüketilen aşırı şeker, ritim bozukluklarını ve tansiyon fırlamalarını tetikleyebilir.

SİNDİRİM SİSTEMİ ALARM VERİYOR

Ramazan ayındaki uzun açlıkların veya günlük rutin beslenmenin ardından, bayramda birdenbire ağır ve şerbetli gıdalara yüklenmek mideyi yorar. Gastrit, reflü, şişkinlik ve şiddetli hazımsızlık gibi sindirim sistemi şikayetleri bayramda acil servislere başvuruların en büyük sebebidir. Ayrıca, fazla şekerin yağa dönüşerek karaciğer yağlanmasını hızlandırdığı da unutulmamalıdır.

Uzmanlara göre bayram ziyaretlerinde her ikramı kabul etmek zorunda değilsiniz. Şerbetli ve hamurlu tatlılar yerine sütlü tatlıları, dondurmayı veya taze meyveleri tercih ederek bayramı hafif geçirebilirsiniz. Misafirlerinize ısrar etmekten kaçınmak da yapılabilecek en büyük sağlıksal iyiliktir.