Güvenlik ve istihbarat uzmanı Serkan Yıldız, X platformunda paylaştığı zincirde, Basra Körfezi'ndeki gerginliği dramatik bir senaryoyla ele aldı.
Yıldız'ın analizine göre, ABD'nin devasa askeri gücü İran'ı nükleer ve stratejik açıdan felç etme noktasına getirdi ve bölgedeki kriz diplomatik sınırları aştı.
Yıldız, paylaşımında Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun Venezuela müdahalesinden daha büyük bir ateş gücüyle hareket ettiğini belirtiyor. "Bu devasa güç, Venezuela müdahalesinden çok daha büyük bir ateş gücüyle hareket ediyor" diyen Yıldız, beşinci nesil savaş uçakları ve elektronik baskılama sistemlerinin İran'ın savunma ağlarını kör etmek üzere programlandığını ekliyor. Hedefin caydırmakla sınırlı kalmayıp nükleer altyapıyı kökten kazımak ve karar merkezlerini felç etmek olduğunu ifade ediyor.
'İRAN'IN HAVA SAVUNMASI FELÇ YAŞIYOR'
Uzman, İran'ın hava savunma mimarisinin büyük bir felç yaşadığını aktarıyor. Haziran 2025'teki "On İki Günlük Savaş" sırasında keşfedilen teknik açıkları hatırlatan Yıldız, "İran’ın yıllarca güvendiği hava savunma mimarisi, sensör ve atıcı birimlerin birbirinden kopmasıyla büyük bir felç yaşıyor" şeklinde alıntı yapıyor. İsrail'in o dönemde yüz yirmiden fazla hareketli fırlatıcıyı imha etmesiyle savunmanın sabit tesislere hapsolduğunu belirtiyor. Çin'den yeni sistem tedarik çabalarının ise radar ağlarının hayalet uçaklara karşı yetersizliğinin itirafı olduğunu söylüyor.
Yıldız, Dini Lider Hamaney'in Tahran dışındaki yer altı sığınağa nakledildiğini kesinleştiren raporlara dikkat çekiyor. "Sahadan gelen son raporlar, Dini Lider Hamaney’in Tahran dışındaki yüksek güvenlikli, yer altı sığınaklarından birine nakledildiğini kesinleştiriyor" diyen uzman, bu intikalin suikast riskini gösterdiğini ve protestoların Devrim Muhafızları'nı sarsmış olduğunu belirtiyor. Ocak 2026 itibarıyla beş bin sekiz yüz can kaybına ulaşan protestoların komuta birliğini etkilediğini, bunun Hürmüz Boğazı'nda sıcak çatışma olasılığını yüzde altmış artırdığını vurguluyor.
'İRAN’IN BÖLGEDEKİ ŞAH DAMARINI KOPARDI'
Suriye'deki Esad rejiminin devrilmesiyle İran'ın stratejik derinliğinin sıfırlandığını belirten Yıldız, "Suriye’de Esed rejiminin devrilmesi ve Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni yönetimin kurulması, İran’ın bölgedeki şah damarını kopardı" diyor. Hizbullah'ın ikmal kanallarının kesildiğini ve vekil güçlere dayalı savunma stratejisinin lojistik zaafiyet gösterdiğini ekliyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun stratejisinde "Radikal Sünni Eksen" kavramının eklendiğini, bunun Türkiye, Katar ve yeni Suriye yönetimi üzerinden kurgulandığını aktarıyor.
NÜKLEER TESİSLER VE ELEKTRONİK HARP
İran'ın nükleer tesislerini betonla kaplama yönteminin etkisiz kalacağını savunan Yıldız, "Parchin ve Taleghan tesislerinden gelen son uydu görüntüleri, yapılan tahkimatın sığınak delici ağır mühimmatların gücü karşısında etkisiz kalacağını kanıtlıyor" şeklinde belirtiyor. Ocak 2026'daki radar sinyallerinin elektronik harp provası olduğunu, internet karartmasının rejimi körleştirdiğini söylüyor.
Sonuçta, güç dengesinin yapay zeka ve büyük veriye kaydığını, İran'ın teknolojik blok dışında kaldığını vurguluyor.
Gözler İran açıklarında... ABD İran'ı vuracak mı? "Finali belirsiz bir süreç"Gündem