YENİÇAĞ - Ahmet TAKAN (Sıcak Analiz)

PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ı hain ilan eden Barzaniler, bebek katiline bu sefer de PKK/YPG/SDG’nin Halep’te yediği darbe yüzünden hücum etti.

Barzanilerin finanse ettiği DARKA MAZI haber sitesinde, “Eşrefiye ve Şeyh Maksud çatışmaları, hatalar, riskler ve fırsatlar…” başlığıyla bir analiz yazısı yayınlandı. Analizin yazarı da “editör”müş. Belli kimin edit ettiği! Belli ki, Barzaniler, Suriye Hükümeti’nin Halep’te yaptığı temizliğe fena halde bozulmuşlar. Yazının başında, “Halep’te yaşananlar öyle bir oldu bitti ile üzerinden atlanacak şeyler değil” deniyor , hatalar zincirinden dem vurularak şunları söyleniyor:

“Halep çok önemli bir konumda. Halep’ten çıkınca doğal olarak tüm Fırat’ın batısından çıkmış oluyorsunuz. Ve sıra ondan sonra geliyor Derazor ve Rakka’ya. Yani Fırat’ın batısındaki son noktaya geliyorsunuz. Ayrıca Halep’te Suriye’nin en büyük şehri. O şehirde nüfusu 400 binden fazla olan tekstil atölyeleri olan önemli iki mahalleyi kontrol etmek Kürtler için önemliydi. Elbette ki şimdi çıkınca da Kürtler her şeyi kaybetmiş olmayacak fakat kaybedilmeye de bilinirdi. Ve Suriye dosyası daha kapanmış değil, daha çok tartışma olacak. Bunun için Rojava yönetiminin sorması gereken sorular, vermesi gereken cevaplar ve alması gereken kararlar var.”

Gelelim, Barzanilerin bebek katili Öcalan’a saydırdığı bölüme: (İnanın bana, siz de okuyunca pek keyif alıp, güleceksiniz)

“Suriye’de süreç başladığı zaman yani 2012 yılında yine Öcalan bir çözüm süreci ile ortaya çıktı ve Rojava sürecine müdahale etti. Rojava’yı Batı’dan uzak tutmaya teşvik etti. Öcalan 2012 yılında Rojava için şöyle söyleyecekti ‘İsrail’in küçük Kürt devleti oyununa kanmayın, biz hakların özgürlük sistemini kuracağız’ yani Öcalan o zaman Rojava’yı sistem içinde tutmak istedi. İster Türkiye ister Esad ama yeter ki sistem için olsun. Öyle oldu. Bundan Türkiye daha kazançlı çıktı.

Efrin’i, Sere Kaniye’yi işgal etti, çeteleri buraya yerleştirip bir geri cephe kurdu, toprak kazandı.

Yine Öcalan tam Esad rejiminin düştüğü dönemde ortaya çıktı. Ve Rojava’yı oyaladı. Ha Türkiye ile anlaşma olacak, ha çözüm süreci denirken Rojava Esad’ın ilk devrildiği 6 ayı kaybetti. Colani pragmatik yaklaştı, herkese sözler verdi, kullanışlı bir duruş gösterdi ve siyaseti ele aldı. O arada Rojava halkı ‘Komünal sosyalizm ve Öcalan’a özgürlük’ sloganları atmak için sokaklarda yürütülüyordu. Nisan ayında yaptığı görüşmede Rojava için ‘İsrail’in Haşdi Şabisi olmuşlar’ dedi. Yani Rojava’da bir yıldır Kürtlerin elini kolunu bağladı. Hiç kimse ile ilişkilenmesine izin vermiyorlar.

İmralı-Kandil-Türk devleti arasındaki iki çözüm süreci de Rojava’da büyük bir sapma ve eksen kaymasına yol açtı. Çünkü zaten bu süreçler Öcalan’ın Rojava’yı yanlış bir mecraya yönlendirmesi için organize edilmişti.

Acaba Rojava yönetimi bunu görebiliyor mu? Bunu yıkacak gücü var mı bilemiyoruz. Çünkü bundan sonraki süreci bu belirleyecek. Rojava yönetimi Öcalan’ın kendilerini manipülasyonunu durdurmalılar. Öcalan’ı tümden reddetmeseler bile sadece manevi veya sembolik bir lider kabul edip kendini kaderini Öcalan’ın elinden almak zorundadır.

Diğer bir zorundalıkları da şudur Rojava’da sorun Kürt olarak anayasaya geçme sorunudur. Bunun için hayali kavramlarla değil somut ve Kürdistani taleplerle sahaya çıkmalıdır.”

**

Her nedense Barzanilerin canı pek yanmış. Analiz yazısının tümünün ruhunda “eşeğini dövemeyen semerini döver” sözünün ruhu yatıyor!

Aslında bugünkü Sıcak Analizimizin başlığına, “Barzaniler Halep Bozgununun faturasını Öcalan’a kesti” diye atabilirdim. Ancak temkinli davranmayı tercih ettim, “bozgun” ifadesini bilinçli olarak kullanmadım. Nedeni ise, aldığım bazı duyumlar;

Acaba, PKK/YPG/SDG Halep’te tam bir bozguna uğradı mı? Fırat’ın doğusuna yerleştirilen terör örgütü Fırat’ın batısını tamamen boşalttı mı? Halep’te bir tiyatro mu oynatıldı?

Hatırlayın; dünkü, “Halep oradaysa arşın burada!” başlıklı köşe yazımızda, Ankara’nın Suriye Hükümetine yaptığı öneriler arasında “Halep’in Suriye’nin başkenti yapılması” olduğunu da kaleme almıştım. Eğer, Halep’te bir tiyatro oyunu söz konusu ise; Halep,Türkiye’ye üniter devletten vazgeçilip federasyona geçme şartı ile bir havuç olarak sunulur mu? Şu an itibarı ile Ankara’da kafalar çok karışık. Şimdilik NOKTA!..