Eğitim camiamızın içine sızan bazı odaklar ve cemaatlerin okul saldırılarını anayasamızda koruma altına alınan Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na bağladıklarını ve bu yüzden okullarımızda huzurun bozulduğuna dair el altından bir propaganda yürüttüklerini duyuyorduk. Tevhid-Tedrisat’a karşı başlatılan bu hain ve sinsi propaganda ile “ derhal kaldırılmalı” çalışmalarına ön ayak olanlar dikkatlerden kaçmıyordu. Bu sinsi faaliyet Ankara’da devlet koridorlarında da rahatsızlık yarattı ve toplumun duyarlılıklarından faydalanarak hain emellerini hayata geçirilme faaliyetleri dikkatle takip ediliyordu.

MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’yi derinden yaralayan ve üzüntüye sokan okul saldırıları hakkında bugün partisinin Meclis grup toplantısında hayati bir konuşma yaptı ve anlayana esaslı bir devlet dersi verdi.

Konuşmasına 1’nci Maarif Kongresi’ni hatırlatarak başlaması çok önemli ve anlamlıydı.

Neden?..

16 Temmuz 1921'de toplanan 1. Maarif Kongresi, savaş sürerken millî ve bilimsel eğitim hedefini belirledi. 3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun temelleri o kongrede atıldı. Tüm eğitim kurumlarını Maarif Vekaleti'ne (MEB) bağlanarak eğitimde birlik ve laikleşme sağlandı. Osmanlı'daki köhneleşmiş ve çürümüş ikili eğitim yapısı sonlandırılırken modern Türkiye'nin modern eğitimin temelleri atıldı.

Devlet Bahçeli’nin bugünkü konuşmasının ilgili bölümüne bakalım;

“…Nitekim Millî Mücadele yıllarında savaş bütün şiddetiyle devam ederken ve hatta Polatlı’dan duyulan top sesleri Ulus’ta yankılanırken, Ankara’da toplanan Birinci Maarif Kongresi; bıçak kemiğe, düşman kapıya da dayansa topyekûn kurtuluş iradesinin cephede olduğu gibi eğitimde de tesis edileceğini göstermiştir.

Kongrenin 1921 yazında savaş şartları altında Ankara’da toplanması, eğitim meselesinin Cumhuriyet’in ilk yıllarında tali değil, kurucu bir başlık olarak görüldüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Savaşın en kritik anında Türk milli eğitiminin esaslarının belirlenmesinde tarihi bir adım olan bu kongre, eğitimin ertelenemez bir milli ihtiyaç olduğunun tarihi simgesidir.”

Devlet Bahçeli konuşmasının bu bölümünde ve ilerleyen satırlarında Tevhid-i Tedrisat karşıtlığını hortlatmaya çalışan sinsi odaklara esaslı bir karşı duruş sergiledi. Şu cümlelerde her şey çok açık;

Böylesi vahim ve hassas hadiselerde yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı, hiçbir yönlendirme, hiçbir siyasi hesap altında kalmadan; sükûnetle, suhuletle ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi hayati önemdedir.

Olayların bütün yönleri açıklığa kavuşmadan sarf edilen her peşin hüküm, kurulan her fırsatçı cümle, yapılan her siyasi savrulma; hakikatin üzerini örtmekten, acıyı istismar etmekten, çocuklarımızın hayatlarına bir yara daha açmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Hiç kimse evlatlarımızın canı üzerinden söz devşirmeye, milletin gözyaşı üzerinden siyaset üretmeye, böylesi elim hadiseleri günübirlik polemiklerin harcına katmaya heves etmemelidir.”

***

Evet… Bugün, millet, evlat acısı içinde kıvranırken fırsattan istifade yaratmak isteyen şer odaklarına karşı esaslı bir karşı duruşa şahitlik ettik. Bahçeli’nin, eğitim sistemimizin içine düşürüldüğü acıklı hâli ağır ifadelerle eleştirdiği konuşmanın bütününü dikkate aldığımızda ise bu eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e açık bir “istifa et” çağrısıydı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün partisinin Meclis grup kürsüsünden yaptığı konuşmada, eğitim sistemimiz için yaptığı tespitlere ve onu yönetenlere karşı eleştirilerinin hepsinin altına imzamı atarım.

Ancaak!.. Bahçeli’nin bu faslı kapattıktan sonra yaptığı Cumhur ittifakı güzellemelerine ve de “terörsüz Türkiye” söylemlerine itirazlarımı en yüksek sesle kaleme almaya devam edeceğim. Yazıdaki başlıklarıma bakıp da kimse konuyu farklı mecralara çekmeye kalkışmasın!.. Doğruya “doğru”, yanlışa “yanlış” demekten asla vazgeçmem!..

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarından sonra, “bu saldırılar laik eğitim sisteminden kaynaklanıyor. Tevhid-i Tedrisat kanunu gözden geçirilmeli ve gerekirse kaldırılmalı” diye ortalıkta cirit atan, eğitim camiamızın içine çöreklenen şer odaklarına asla geçit vermeyeceğiz!..