Herkes elinde kalem, dilinde kelam Mansur Yavaş'ı konuşuyor... Hakkında başlatılan soruşturmalar, aday olup olmayacağı tartışmaları, Özgür Özel’le arasındaki uyum ya da sorun...

Oysa kimsenin konuşmadıklarını Mansur Yavaş bağırarak söylüyor. Bağırmak ne onun tarzı ne de sizin onda gördüğünüz tepki değil değil mi? Anlıyorum...

Mansur Yavaş’a ziyareti tam da bu tartışmaların gölgesinde gerçekleştirdim. Ertesi gün gerçekleştireceği basın açıklamasına hazırlanıyordu. Gündemi yoğun ama aklı çok berraktı gördüğüm Yavaş'ın. Anadolu da bir tabir vardır 'Çiğ yemedim ki karnım ağrısın?' diye. Yavaş’ın tavrı da aslen bu. Hakkındaki iddialara yanıtı da, bakışı da bu!

Gelelim hakkında başlatılan soruşturmalara... Göreve geldiği 2019 yılından bu yana 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi, bunlardan yalnızca 6’sı resmi soruşturmaya dönüştü. Çiçeği burnumda İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin göreve gelmesiyle beraber Yavaş hakkında 2023 yılında bir TV yayınında dile getirilen bakınız 'TV yayını' diyorum! Buraya dikkat 'varsayıma dayalı' başlatılan soruşturmada 'bulguya' rastlanmadı... Evvela soruşturmanın nasıl çürüdüğünü yazalım sonra TV yayınına geliriz...

Mansur Yavaş, dendiğinde aklınıza bu adamın yalnızca belediye başkanı değil, bir hukukçu olduğu da aklınıza gelmeli derim.

'KANUN HÜKMÜ AÇIK, SORUŞTURMA YAPILAMAZ'

Yavaş, açıklamasında seçim kanununa ithafla "Seçim 2023'te yapıldı. Şimdi 2026 yılına geldik. Kanun hükmü açık. Soruşturma yapılamaz" dedi. Bu kadar netti olay aslında.

Hadi şimdi gelelim TV yayınına. Günlerden 14 Ocak 2026 ve başarılı spiker ve gazeteci Senem Tolunay Ilgaz’ın konuğu Bülent Arınç . Burada uzun uzun Arınç kimdir yazmayacağım ama etkisini Özgür Özel'in bile 'özel olarak' görüştüğü kişi olduğundan varın siz anlayın.

Ne diyordu o yayında Arınç "24 Mart 2015'ten bu yana tam 10 yıl geçti. Bir tek savcı, bir tek gün beni ifadeye çağırmadı. Neden çağırmadılar bilmiyorum ama anormallik artık sıradanlaştı.''

Arınç, sunucu Ilgaz’ın "Bugün Melih Gökçek ile ilgili bir dava açılsa ve sizi ifadeye çağırsalar gider misiniz?" sorusuna ise tereddütsüz, "Giderim, niye gitmeyeyim? İfademi veririm" yanıtını verdi.

Şimdi "Sende mi konuyu Gökçek’e getirdin?" diyeceksiniz. Hayır efendim. Mansur Yavaş’a soruşturma izni verdiren 'varsayımsal' yayının yapıldığı kanal Beyaz TV. Şimdi ben az söyleyeyim, siz çok anladınız zaten...

(Not: Babası bizzat Erdoğan tarafından görevden alınan belediye başkanı Melih Gökçek’in vekil oğlunun 'Benim kanalım değil' diye iddia ettiği kanal)

Şimdi gelelim adaylık iddialarına ve Mansur Yavaş’ın CHP’li belediyelere yapılan operasyonlara isyanına. Mansur Yavaş’ın "Artık bu operasyonları seyredemeyiz. Trol gruplarında belediye başkanlarımıza 'Sıra sana geldi' diye tehditvari konuşmalar yapılıyor. Bu durum tüm belediye başkanlarını rahatsız ediyor. Genel Başkanımız İspanya'dan dönünce topluca bir karar almamız ve bu kararı tüm dünyaya duyurmamız gerekiyor" çıkışı çok konuşuldu.

Zira bu açıklama sonrası Yavaş, Genel Başkan Özel tarafından arandı ve uzuun uzuun da konuşuldu… Sonucunu bilemem ama şunu biliyorum; Yavaş açıklamasındaki sözlerinin aynını hatta bir fazlasını Özgür Özel’e iletti. Özel ise avukatları aracılığıyla Silivri’ye…

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ: GÖRÜNMEYENİ KEŞFETME SANATI


Bir olay örgüsünün içinde herkesin baktığı ama kimsenin fark etmediği o "ince" noktayı yakalamak, sadece bir dikkat meselesi değil, aynı zamanda bir bakış açısı ustalığıdır. "Şeytanın gör dediği" tam da bu noktada devreye girer. Genellikle olumsuzlukların, hilelerin ya da gözden kaçırılan çarpıcı detayların merkezinde kullanılan bu tabir, aslında hayatın ve siyasetin gizli öznesidir.

Hemen herkes tartışmayı 'seyirci kalamayız' çıkışından görmüş olsa da asıl mesele "'Sıra sana geldi' diye tehditvari konuşmalar yapılıyor" sözleriydi. Yavaş'ı bilen bilir, dayanaksız konuşmaz, bir bildiği yoksa da karışmaz. Bu çıkış genel merkeze defalarca ilettiği başkanların, haklarındaki olan ya da olmayan dosyalar üzerinden tedirgin olduğunun kendisine iletildiğidir. İşte tam da bu mesajdır aslında şeytanın gör dediği...

NE KORKU NE DE TERRÜDDÜTÜ VAR

Kendisini ziyaretimde belirttiğim gibi, Mansur Yavaş kıymetli. Her kesimden insanın kendinden rahatlıkla bir parçasını bulacağı bir adam. Biraz sitem, biraz gündem, biraz da dert anlattık birbirimize... Ben ona şahsen şunu sormadım 'Korkuyor musun, aday mısınız vb.' Ne korkuyor, ne 'Adayım diyor' ne de farklı hesapları var.

Ben Yavaş’a baktığımda kızını özlediğini, dağılan ilkimi toparlamak istediğini ve tam bir sahiplenici kimlikle Ankara halkına dokunduğu gibi yargı kıskacı ve tehditler başta olmak üzere! Görev süreçlerinde zorlanan gerek belediye başkanı, gerekse siyasi isimlere kol kanat germek isteyen bir adam gördüm.

Bu arada küçük bir not, masasının üzeri en kalabalık belediye başkanı olabilir. Her şeye ve her işe hâkim. Bizzat ilgilenmediği tek bir konu yok. Gerek basına, gerekse çevresine söylemedikleri söylediklerinden oldukça fazla...

Bu arada Mansur Yavaş’tan yıllardır dik durmayı başaran YENİÇAĞ Gazetesi okurları ve ailesine ‘selam ve sevgilerini’ getirdim ama.

Röportaj randevunuz ise Bayram’a... Mücadelede olduğu gibi güzel günlerde de bir arada olma arzusuyla…