MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli partisinin dünkü grup toplantısında nasıl konuştu?..

Bence, çok doğru konuştu…

Ramazan ayarlı konuştu, kitabın tam orta yerinden konuştu!..

Ne dedi hareketin lideri?

“Kucaklaşmak varken kutuplaşmak vebaldir.

Sevmek varken nefret diline sapmak vahamettir.

Saygı varken küstahlığa meyletmek vefasızlıktır.

Konuşmak varken kavga etmek insani hasletlere vedadır.”

Orada olsam ayağa fırlar, avuçlarım patlayana kadar kendisine alkış tutardım…

Yıllar önce, kendisini eleştirdiğim için ülkü ocaklarına “saldır” emrini verip bana evimin önünde dayak attırmasına rağmen hareketin liderini çılgınca alkışladım!..

Başka ne dedi hareketin lideri?..

“Geçtiğimiz hafta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına atanan değerli arkadaşlarımızın yasal ve anayasal prosedür olan yemin merasimlerinde yaşanan ilkellikleri, şiddet sahnelerini, anti demokratik muameleleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir.

Gazi Meclis aciz Meclis değildir.

Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir.

Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır.

Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis’i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir?

Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz?

Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir?

Gazi Meclis’i şov ve savaş alanına çevirmenin kime ne faydası vardır?

Sözün hükmü yerine yumruğun gücüyle oraya buraya sataşmak bir siyasetçiye yakışıyor mu? CHP’nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu?”

***

Ramazan arifesinde hareketin liderinin Meclis’te böyle yatıştırıcı bir konuşma yapması çok önemliydi. Bu, aynı zamanda onun ve MHP geçmişine sünger çeken bir öz eleştiri konuşmasıydı.

Hatırlayın!..

Tarihe, TBMM Genel Kurulu’nda işlenen 3’ncü cinayet vakası olarak geçiyordu…

30 Ocak 2001’de, Genel Kurul salonunda içtüzük değişikliği görüşülüyordu. Muhalefetteki DYP ve FP, değişikliğin "muhalefetin sesini kesmeyi amaçladığını" iddia ederek görüşmeleri engellemeye çalışıyordu. Kürsüdeki DYP’li Kamer Genç’in konuşmalarıyla ortam iyice gerildi. Bir süre sonra muhalefet milletvekilleri kürsüye yürüyerek Divan kâtibinin mikrofonunu çekince, DSP ve MHP’li vekillerin de karşılık vermesiyle ortalık bir anda savaş alanına döndü.

Kürsünün hemen önünde başlayan arbedede, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu ile MHP’li milletvekilleri arasında bir yumruklaşma yaşandı. Aldığı darbelerle yere yığılan 55 yaşındaki Şıhanlıoğlu, arkadaşları tarafından kulise çıkarıldı. Daha önce bypass ameliyatı geçirmiş olan ve üç damarı değişen Şıhanlıoğlu fenalaşınca, yanındaki vekiller kalp ilacı vermeye çalıştı; ancak ilacı yutamadan bilincini kaybetti. Meclis doktorunun yaptığı kalp masajı da sonuç vermedi. Meclis’in hemen yakınındaki Güven Hastanesi’ne kaldırılan Şıhanlıoğlu’nun, hastaneye vardığında hayatını kaybetti.

Olayın ardından kavgada adı geçen MHP’li Cahit Tekelioğlu, “kastı aşan müessir fiil” suçundan hapis cezası aldı.

***

Devlet Bahçeli’nin MHP Genel Başkanlık koltuğunda oturduğu süreçte TBMM’de MHP’li milletvekillerinin karıştığı onlarca kavga var. Hareketin liderinin dünkü öz eleştiri konuşmasından cesaret alarak bir kaçını daha hatırlatalım:

-4 Ağustos 2014; Meclis'te "Kusura Bakmayın Faşistsiniz" Kavgası…

TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin gündeme getirdiği sınır komşularındaki çatışmalara Türkiye'den katılımın araştırılması önergesi konuşulurken başlayan gerilim yumruklu kavgaya vardı.

TBMM Genel Kurul Salonu'nda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ile Adalet ve Kalkıma Partisi (AKP) Malatya Milletvekili Mustafa Şahin arasında yumruklu kavga yaşandı.

Kavgaya karışan milletvekillerinden MHP'li Ali Uzunırmak'a kulis bahçesinde sağlık görevlileri tarafından ilk müdahalede bulunuldu. Uzunırmak daha sonra Meclis kampüsü içindeki TBMM Sağlık Merkezi'ne gitti. AKP'li Mustafa Şahin'e de Başkanlık Divanı'nın arkasındaki bölümde sağlık görevlilerince müdahalede bulunuldu.

-Tarih 9 Aralık 2013;

BDP’nin Bütçe Tasarısı için yazdığı muhalefet şerhinde geçen “Türkiye Kürdistanı”, “Sömürü”, “Kürt halk önderi Öcalan” ifadelerinin metinden çıkarılması için açılan usul tartışmasında, yumruklaşmaya varan kavga ve sansür çıktı.

BDP’li Hasip Kaplan’ın konuşması devam ederken MHP’li Özcan Yeniçeri’nin küfür etmesi kavgaya yol açtı. BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ayağa kalkarak MHP Milletvekili Özcan Yeniçeri’ye yönelik “Ne el kol sallıyorsun, ne demek istiyorsun” diye bağırdı. Bunun üzerine iki partiden milletvekilleri arasında kavga çıktı. BDP’li bazı vekilleri “MHP’li bir milletvekili gözümüzün içine baka baka küfür ediyor” diye bağırdılar. Milletvekilleri arasındaki yumruklaşma CHP’li milletvekillerinin araya girmesiyle sona ererken, oturuma ara verildi.

Aranın ardından konuşan MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, "Kürdistan" diye bir bölgenin olmadığını ileri sürerken BDP’liler itiraz etti. “Siz tarihi benden iyi bilecek değilsiniz” diye yanıt veren Halaçoğlu, “Vardır diyorsunuz, ayrımcılık yapıyorsunuz, ülkeyi bölmeye çalışıyorsunuz” dedi. Halaçoğlu raporun yeniden basılmasını, dağıtılanların toplatılmasını istedi.

MHP’liler eğer karar çıkmazsa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşma yapmayacağı tehdidinde bulundular.

Uzun süren, zaman zaman sertleşen tartışmaların ardından Meclis Başkanvekili Sadık Yakut oylama yaptırmak istedi. BDP’li milletvekilleri kürsünün önüne giderek, böyle bir oylamanın anayasa, içtüzüğe aykırı olduğunu, gündemde olmayan bir konunun oylanamayacağı itirazında bulundular. Buna rağmen Yakut oylama yaptırarak, AKP, CHP ve MHP’lilerin oyları ile bütçe raporunun birinci cildinin, BDP’nin muhalefet şerhi çıkarılarak yeniden basılmasına, BDP’nin “anayasa ve içtüzüğe” uygun yeni muhalefet şerhini verdikten sonra basılıp dağıtılmasına karar verildi.

***

Son hatırlatma da çok manidar oldu. Değil mi?..

Dün dündür, bugün bugündür!..

Hareketin lideri Devlet Bahçeli hidayete ermiş olabilir mi?..

Büyük bir ihtimalle!.. Ben, dün, onu gördüm. Kendi adıma çok sevindim. En azından, bundan sonra Devlet Bahçeli’yi eleştiren gazeteciler dayak yemeyecek!..

(“Hidâyete erme, hak ve doğru olanı benimseme” mânasına gelen ihtidâ kelimesi Kur'an'da altmış yerde geçmektedir (bk. İHTİDÂ). Bu âyetlerin muhtevasından anlaşılacağı üzere hidâyetin benimsenmesine vesile olan âmillerin başında kişinin iradesi ve kararlılığı gelmektedir. TDV Ansiklopedisi)