Almanya Federal Kriminal Dairesi’nin 2025 yılına ilişkin Organize Suç Federal Durum Raporu, ülkedeki organize suç soruşturmalarında Türkiye ve Türk vatandaşlarına ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. Raporda 2025 yılında toplam 683 organize suç soruşturması yürütüldüğü ve bu soruşturmalarda 7 bin 988 şüphelinin tespit edildiği belirtildi. Türk vatandaşları ise 664 şüpheliyle, Alman vatandaşlarının ardından en fazla şüphelinin kaydedildiği ikinci vatandaşlık grubunu oluşturdu.

Türk vatandaşlarının sayısı bir önceki yıla göre de arttı. 2024 yılında organize suç soruşturmalarında 611 Türk vatandaşı şüpheli olarak kayda geçmişken, bu sayı 2025'te 664'e yükseldi. Aynı dönemde Türk vatandaşlığının “baskın vatandaşlık” olarak belirlendiği organize suç yapılanmalarının sayısı da 89'dan 99'a çıktı.

Ancak BKA’nın kullandığı “baskın vatandaşlık” kavramı, söz konusu grupların üyelerinin çoğunluğunun o vatandaşlığa sahip olduğu anlamına gelmiyor. Kurumun tanımına göre bir organize suç grubunun baskın vatandaşlığı belirlenirken, grup içerisinde liderlik görevini üstlenen kişinin vatandaşlığı esas alınıyor. Dolayısıyla 99 organize suç grubunun tamamının Türklerden oluştuğu sonucu rapordaki verilerden çıkarılamıyor.

TÜRKİYE KÖKENLİ ORGANİZE SUÇ İLK KEZ AYRI KATEGORİYE ALINDI

BKA, 2025 raporunda ilk kez “Türkeistämmige Organisierte Kriminalität”, yani Türkiye kökenli organize suç yapılanmalarını ayrı bir kategori olarak ele aldı. Aynı bölümde Batı Balkan ve Arnavutça konuşan organize suç yapılanmaları da yeni kategori başlıkları olarak rapora dahil edildi.

BKA’nın tanımına göre Türkiye kökenli organize suç yapılanmaları, çoğu zaman birden fazla suç alanında faaliyet gösteren, uluslararası bağlantılara sahip ve finansal açıdan güçlü gruplardan oluşuyor. Bu yapılanmaların liderleri veya üst düzey üyeleri tamamen ya da kısmen Türk vatandaşlığına sahip olabiliyor. Gruplar Türkiye topraklarından faaliyet gösterebildiği gibi, kökenleri veya bağlantıları da Türkiye'ye dayanabiliyor.

2025 yılında bu kategori kapsamında 18 organize suç yapılanması ve toplam 139 şüpheli tespit edildi. BKA, söz konusu grupların özellikle kara para aklama ve şiddet suçlarında faaliyet gösterdiğini belirtti. Her iki suç alanında da beşer soruşturma yürütüldü.

Raporda Türkiye kökenli organize suç yapılanmaları içerisinde farklı yapıların bulunduğu belirtilirken, bazı gruplar “klasik Türkiye kökenli organize suç yapılanmaları” olarak tanımlanıyor. BKA, bu yapılanmaların Türkiye'deki sözde “derin devlet” yapılarıyla bağlantılı görüldüğünü, siyasi makam sahipleriyle güçlü ilişkiler kurabildiklerini ve amaçlarını çoğu zaman gizli biçimde takip ettiklerini değerlendiriyor.

BKA aynı bölümde “GenZ-Mafia” ifadesini de kullanıyor. Rapora göre bu yapılanmalar kamuya açık şiddet eylemleri, haraç ve öldürmeye teşebbüs gibi suçlarla ilişkilendiriliyor. Bazı grupların para karşılığında suç hizmetleri sunduğu ve bunun “Crime-as-a-Service”, yani hizmet olarak suç modeline uyduğu belirtiliyor.

TÜRK VATANDAŞLARI ARASINDA 664 ŞÜPHELİ KAYDA GEÇTİ

BKA’nın tüm organize suç soruşturmalarını kapsayan verilerine göre 2025 yılında 664 Türk vatandaşı şüpheli olarak kaydedildi. Böylece Türk vatandaşları, 2 bin 722 şüpheliyle ilk sırada bulunan Alman vatandaşlarının ardından ikinci sırada yer aldı. Türk vatandaşlarının ardından 402 şüpheliyle Suriye, 281 şüpheliyle Arnavutluk ve 258 şüpheliyle Polonya vatandaşları geldi.

“ZUWANDERER” KATEGORİSİNDE DE TÜRK VATANDAŞLARININ SAYISI ARTTI

Raporda ayrıca “tatverdächtige Zuwanderer”, yani belirli göçmenlik statülerine sahip şüpheliler için ayrı bir kategori bulunuyor. Bu kategori bütün yabancı uyrukluları veya Almanya'da yaşayan bütün Türk vatandaşlarını kapsamıyor. BKA’nın tanımına göre sığınmacılar, belirli koruma statüsündeki kişiler, geçici oturma izni bulunanlar, kontenjan mültecileri ve izinsiz olarak ülkede bulunan kişiler bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

2025 yılında bu kategoriye giren toplam şüpheli sayısı 1.063 olarak kaydedildi. Bu sayı 2024 yılında 912 idi. Türk vatandaşlarının bu grup içerisindeki sayısı ise 2024'te 91 iken 2025'te 131'e yükseldi.

BKA ayrıca 2025 yılında Türk vatandaşlarının baskın vatandaşlık olarak belirlendiği 27 organize suç grubunun bu “Zuwanderer” kategorisinde yer aldığını bildirdi. Bu sayı 2024'te 21'di.

Almanya'dan çarpıcı rapor: Organize suç Türkiye kökenli - Resim : 1

İNSAN KAÇAKÇILIĞINDA 47 TÜRK VATANDAŞI ŞÜPHELİ

Türkiye bağlantısı raporda insan kaçakçılığı soruşturmalarında da görülüyor. BKA, 2025 yılında Almanya'da insan kaçakçılığı suçundan 61 organize suç yapılanmasına yönelik soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Bu grupların yedisinde baskın vatandaşlık Türk vatandaşlığı olarak belirlendi. 2024 yılında ise Türk vatandaşlığının baskın olduğu grup sayısı sekizdi.

İnsan kaçakçılığı soruşturmalarında 2025 yılında 47 Türk vatandaşı şüpheli olarak kaydedildi. Bu sayı 2024'te 56'ydı. Aynı soruşturmalar kapsamında Almanya'ya kaçırılan kişilerin başlıca menşe ülkeleri arasında Türkiye de yer aldı. 2025 yılında kaçakçılar tarafından taşındığı belirlenen kişilerin menşe ülkesi 19 olayda Türkiye olarak kaydedildi. Suriye 26 olayla ilk sırada, Çin ise 11 olayla Türkiye'nin ardından geldi.

TÜRKİYE, ULUSLARARASI ŞİDDET OPERASYONLARINDA DA GEÇTİ

Türkiye raporda, organize suçun yeni biçimlerinden biri olarak tanımlanan “Violence-as-a-Service”, yani “hizmet olarak şiddet” kapsamında yürütülen uluslararası operasyonlarda da yer aldı.

BKA'nın aktardığı bilgilere göre Europol bünyesinde Nisan 2025'te kurulan Operational Task Force GRIMM kapsamında 11 Avrupa ülkesi işbirliği yaptı. Yapının temel hedeflerinden biri, özellikle suç örgütlerinin şiddet eylemleri için kullandığı aracılar, işverenler ve yeni eleman toplayan kişilerin belirlenmesi ve cezai takibinin sağlanmasıydı.

Operasyonun ilk yılında 280'den fazla kişi gözaltına alındı. Bunların arasında uluslararası düzeyde önemli suç örgütü yöneticileri olarak tanımlanan sekiz “High Value Target (yüksek değerli hedef)” da bulunuyordu. BKA, bu kişilerden bazılarının Irak ve Türkiye'de yakalandığını bildirdi. Almanya Federal Kriminal Dairesi de bu operasyonlarda ulusal ve uluslararası polis birimleri arasında koordinasyon sağlayan kurum olarak görev yaptı.

SİLAHLI ŞÜPHELİLER ARASINDA 67 TÜRK VATANDAŞI

BKA'nın raporunda organize suç soruşturmalarındaki silahlanma durumu da ayrı bir başlık altında incelendi. 2025 yılında toplam 467 şüphelinin silahlı olduğunun tespit edildiği belirtildi. Bu kişiler toplam şüphelilerin yüzde 5,8'ini oluşturdu. 2024 yılında ise silahlı şüpheli sayısı 386, oranı yüzde 5,5 olmuştu. Silahlı şüphelilerin tespit edildiği organize suç soruşturması sayısı da 2024'te 184 iken 2025'te 207'ye çıktı.

Raporun silahlı şüphelilerin vatandaşlıklarına ilişkin grafiğinde 2025 yılında Alman vatandaşlığından sonra Türk vatandaşları öne çıktı. Grafikte 67 Türk vatandaşının silahlı şüpheli olarak kaydedildiği görülüyor. Bu sayı 2024 yılında 57 olarak gösterildi.

2025 yılında şüphelilerin üzerinde veya doğrudan kullanımına bağlanan toplam 556 silah tespit edildi. Bu silahların yaklaşık dörtte üçünün yasa dışı bulundurulduğu, yüzde 67,1'inin ise ateşli silah olduğu belirtildi. Bunun yanı sıra organize suç gruplarının kullanımına sunulduğu değerlendirilen ancak belirli bir şüpheliye doğrudan bağlanamayan 778 silah daha ele geçirildi. Bu ikinci grupta 389 ateşli silah ve 203 savaş silahı bulunuyordu. Böylece yıl genelinde tespit edilen ateşli silah sayısı 688'e ulaştı.