CHP'de son iki haftadır yaşananları yakından takip ettiklerini belirten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ilk günden beri duruşlarının net olduğunu ifade etti. Babacan, tutumunu "İlk gün de aynı şeyi söyledik. Bugün de bunu söylüyoruz. Tutumumuz çok net, çok açık. Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Türkiye’nin ihtiyacı hukuki güvenliktir. Türkiye’nin ihtiyacı demokratik rekabettir. Türkiye’nin ihtiyacı sandık iradesine saygıdır. Hukukta öngörülebilirlik yoksa; demokrasi de, ekonomi de, ülke de zarar görür." diyerek ifade etti.

"İŞLERİ YARGIYA BIRAKMAYIN, SİSTEM KURUP YANLIŞI OLANI CEZALANDIRIN"

Konuşmasında Türkiye’nin asıl önemli ihtiyacının "temiz siyaset" olduğunu söyleyen DEVA Partisi lideri, partilerde, belediyelerde ve merkezi hükümette "temiz yönetim" vurgusu yaptı. Mevcut yargı süreçlerine güven duyulmadığı bir ortamda siyasi partilerin sorumluluk alması gerektiğini belirten Babacan, şu ifadeleri kullandı:

"Madem şu anda yargı baskı altında, madem yargı araç olarak kullanılıyor, madem yargı süreçlerine güvenmiyoruz; o halde siyasi partiler kendi mensuplarıyla ilgili iddiaları sonuna kadar incelemeli ve kendi yaptırım mekanizmalarını devreye sokmalıdır. Varsa yanlışı olan ağır yaptırımlarla karşılaşmalı. Partiler isterse ekipler kurar denetimi yapar. O zaman partiler kendi içinde sistem kurup işi yargıya bırakmamalı."

"GENÇLER SİYASETTEN TOPYEKÜN UZAKLAŞIYOR, GERÇEKTEN ÜZGÜNÜM"

Yaşanan tablodan büyük üzüntü duyduğunu dile getiren Ali Babacan, iki kutuplu siyasi yapının ülkeye zarar verdiğini savundu. Siyasetçilerin çözüm üretmek yerine gerilimden beslendiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnanın çok üzülüyorum. Bu büyük ve güzel ülkemize çok yazık oluyor. İnsanlar sandıktan, demokrasiden ümidini kesmeye başlıyor. Gençler siyasetten topyekün uzaklaşıyor. Gerçekten üzgünüm. Siyaset üretemeyenlerin, çözüm üretmek yerine, düşmanlık ve gerilim üzerinden kendilerine alan açmaya çalıştığını açıkça görüyoruz. İki kutuplu bu yapı, milletin asıl sorunlarını bir sis perdesi gibi örtmekten başka bir işe yaramıyor artık."

"BU DÜZENE DUR DİYECEK OLAN BİZLERİZ"

Kutuplaşmanın ve kısır tartışmaların faturasını halkın ödediğini söyleyen Babacan, "Sonuçta olan yine vatandaşa oluyor. Olan, ekonomik sıkıntı içinde geçim mücadelesi veren milyonlara oluyor. Biz bu düzene, bu kısır döngüye sessiz kalamayız. Mevcut düzenin tamamına alternatif olarak milletin karşısındayız. Bu düzene 'dur' diyecek olan da yine bizleriz" diyerek konuşmasını noktaladı.