Milyonluk fon vurgunu ve devam eden soruşturma gündemdeki yerini koruyor.
HER ŞEY BİLİNİYORDU: ZAMANINDA NEDEN ADIM ATILMADI?
Ekonomim yazarı Aktaş, fon vurgununun en büyük ayağı olan Tera'nın TLY fonuna dikkat çekerek çarpıcı rakamlar paylaştı:
"3 Aralık 2025'te SPK'nın soruna müdahale etmek üzere çalışma grubu oluşturduğu gün, fonda yaklaşık 48 bin yatırımcı ve 43,8 milyar lira büyüklük vardı. Birim fiyat 2.604 liraydı.
Eylül 2026'da Fondaki yatırımcı sayısı 111 bine, birim fiyat 9 bin liranın üzerine, fon büyüklüğü ise 269 milyar liraya dayandı.
Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in uyarılarına ve SPK'nın tespitlerine rağmen zamanında önlem alınsaydı, 63 bin yeni yatırımcının bu fona girmesinin ve fon büyüklüğünün 206 milyar lira artmasının engellenebileceğini vurgulayan Aktaş, kamudaki sessizliğe dikkat çekti: "Kamuda bir tek kişi bunlara bakmadı mı, baktı da görmedi mi, gördü de görmezden mi geldi?"
Aktaş'ın "Öyle anlaşılıyor ki bu fon vurgununun yaşanmasında kamudan kimsenin, bir tek kişinin bile sorumluluğu yok. Zaten suçlanmayan tek kesim var, o da bu süreçte etkisi olabilecek kamu görevlileri." ifadeleri de dikkat çekti.
"VİCDANİ RAHATSIZLIK" VE GÖZ YUMULANLAR
Aktaş yazısında, vurgundan iktidar içinde çıkar sağlayan isimler ve tartışmalar da ele alındı. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin, elde ettiği 2 milyar lira kârı "vicdani rahatsızlık" gerekçesiyle iade etmesi hatırlatılırken; asıl odaklanılması gereken sorunun "bu çıkarın elde edilmesine kimlerin göz yumduğu" olduğu ifade edildi.
"BEN YANARSAM HERKES YANAR"CILARA DOKUNULMUYOR
Portföy yönetim şirketlerinin yöneticilerinin bu devasa vurgunu tek başlarına gerçekleştiremeyeceklerini, arkalarında güçlü bir destek olması gerektiğini belirten Aktaş, bu desteği sağlayanlara yönelik henüz somut bir adım atılmadığını vurguladı. Soruşturmanın "nasıl oldu?" kısmının ikinci planda kaldığını belirten Aktaş, yazısını şu çarpıcı tespitle tamamladı:
"Çünkü o zaman ortaya 'Ben yanarsam herkes yanar'cılar çıkabilir! (...) Eğer 'Kimsenin ihmali yok ki' deniliyorsa, bunun bir anlamı şudur: Demek ki bu vurgunu gerçekleştirenler adeta birer finans dâhisi ve büyük bir meziyet sahibiymiş!"
Eski Bakan Yardımcısının "Fon soygununda" tutuklanma nedeni ortaya çıktıGündem