AKP’lileri soyan AKP’liler ve çözümİtalyan Corriere dello Sport gazetesi, Belçika yenilgisinden sonra takımdaki 10 futbolcuyu Bursa’ya götürmeyen ve maça gençlerle çıkan İtalya teknik direktör Mancini'nin Türkiye’ye karşı aldığı 4-1’lik galibiyeti “Belki bir tesadüftür, belki de hiç de tesadüf değildir: futbol, değişme cesaretine sahip olanları ödüllendirir” diye övdü.

İlk 27 dakikada genç İtalyanları durduramayıp üç gol yiyen Tük Milli Takımı ise Montella yönetiminde santraforsuz oyun planına devam etti. İkinci devede santrafor oyuna girdi ve İtalya üzerinde baskı kuruldu ama geç kalınmıştı...

***

İlke olarak siyaset de değişme cesaretine sahip olanları ödüllendirir

Nitekim, AKP’deki saadet zincirinin Yeni Parti tarafından ortaya çıkarılması üzerine AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan genel başkan ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da teşkilat içerisinde farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirterek “25 yılda bunun her türlü örneğini gördük. Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü, kimileri yolunu şaşırdı, kimileri nefsinin esiri oldu, kimilerini şeytan aldattı, kimileri bu kutlu hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birinin hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Unutmayın biz yenilenerek yürürüz, tazelenerek ilerleriz, her dem yeniden doğarız, yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır yolumuza güçlenerek devam ederiz. Bizim farkımız budur.” diye konuştu.

Erdoğan, “Bu süreci süratle neticelendireceğiz. Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak, güçlenerek çıkacaktır. Sermaye piyasalarımız daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak.” dedi.

AKP eski milletvekili Şamil Tayyar ise olağanüstü büyük kongrenin toplanarak AKP’nin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile Merkez Yürütme Kurulunun yeniden şekillendirilmesini önerdi. Kabinede revizyona gidilebileceğini belirten Tayyar, fon krizinde ihmali veya sorumluluğu bulunan bürokratlardan başlanarak bürokraside genel bir değişikliğe gidilmesi gerektiğini de belirtti.

***

Gerek Erdoğan’ın bahsettiği gerekse Şamil Tayyar’ın önerdiği “temizlik”, Mancini’nin İtalya milli takımında yaptığı gibi bir değişiklik değildir.

Çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi, bugüne kadar sadece kendisine destek verenleri kalkındırdı. Bu sayede birikim ve yatırım yapanlar, yine partinin kalkındırdığı vatandaşlardı... Fon soygununu organize edenler ise çoğunlukla partiye güvenerek fonlara yatırım yapan AKP’lileri dolandırdı.

Buna karşı nasıl bir değişiklik veya temizlik yapılabilir?

Öyle ya Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, soygunu bütün yönleriyle açıkladı:

“Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidar partisinin açtığı yolda iktidar partisi mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu yaşandı. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. Devlet kurumlarının güvencesindeki fonlar ve milletin birikimleri çalındı. 800 milyar liralık vurgun çarkı üç-beş kuruşunu enflasyon karşısında korumaya çalışan 455 bin küçük yatırımcının üzerine devrildi. Fon krizi patlak verdiğinde bu dolapları çevirenlerin, haksız kazanç elde edenlerin sıralı tam listesi AK Parti’nin elinde vardı. Ama pustular, sustular, saklandılar, hiç konuşmadılar. Ne zaman ki biz AK Partili eski Bakan ve mevcut Genel Başkan Yardımcısı’nın adeta deveyi hamutuyla götürdüğünü ortaya çıkardık, o zaman birden konuşmaya başladılar.

Sayın Erdoğan! Yahu yanınızdakiler milleti soymuş, nasıl haberiniz yok? Borsa çökmüş, fonlar patlamış; nasıl haberiniz yok? Toplamda 4,5 trilyon liramız buhar olmuş, nasıl haberiniz yok?

Fatma Betül Sayan Kaya, elbette tek değildir. Bütün AK Partililer biliyor ki, bu mağdurların çoğu da AK Parti seçmenidir. Bu fon TERA’yı, diğerlerini AK Parti’nin bilindik meşhur isimlerinden, saray bürokrasisinden, Bakan isimlerinden bilirler. ‘Onun parası oradaymış, bunun parası oradaymış’ diye birbirlerini yüreklendirdiler. “

***

Toparlayacak olursak, bu kiri hiçbir temizlik malzemesi aklayamaz. Soygunu yapanlar AKP’nin krema tabakası, soyulanlar ise AKP’nin orta gelir grubudur. Bu takımın bütün oyuncularını ve oyun düzenini değiştirseniz bile başarılı olması mümkün değildir. Kendi parti mensuplarını bile soyan bir ekip değişse ne olacak?

Rejimi, Anayasa ve kanunları hiçe sayan Darülharp zihniyetinin hâkim olduğu bir toplulukta, devletin ve milletin malını çalmak bir hak olarak görülüyorsa, hiçbir yenilik veya temizlik bu düzeni değiştiremez. Çözüm, AKP’nin bütün kadrolarıyla ülke yönetiminden çekilmesi ve seçimlere kadar yeni bir yönetim kurulmasıdır.