Akbelen Ormanı için alınan acele kamulaştırılma kararları kapsamındaki bilirkişi keşfi sırasında yapılan protesto sonrasında tutuklanan ve 42 gün sonra tahliye edilen Esra Işık’ın yargılandığı davada ikinci duruşma gerçekleştirildi. Işık’ın yurt dışı çıkış yasağı kaldırılırken, duruşma ise 22 Haziran’a ertelendi.
BirGün'ün haberine göre Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki altı mahallede bulunan 679 parsellik tarım arazisinin, Yeniköy Termik Santrali için kömür sahası yapma amacıyla acele kamulaştırılmasına karşı çıkan İkizköylü Esra Işık’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Işık’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol talebinin kaldırılmasına karar verirken duruşma 22 Haziran’a ertelendi.
'TERTEMİZ BİR MÜCADELE VERİYORUZ'
Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Esra Işık , “Biz tertemiz, pirüpak bir mücadele veriyoruz. Memleketimiz için, toprağımız için, yurdumuz için tertemiz bir mücadele veriyoruz. Buradan da soruyoruz, memleketini, toprağını, yurdunu sevmek suç mu? Evini, barkını, köylünü sevmek suç mu? Yetiştirdiğim zeytin ağacını sevmek, sahip çıkmak suç mu?” diye sordu.
“Ben bu ülkenin bir karış toprağı için canımı bile veririm dedim, veririm de” diyen Işık, “Yargılamalar bizim için önemli değil. Bizim için önemli olan bu memleketin dimdik ayakta kalması. Toprağının, zeytininin yaşaması. Köylüsünün mağdur edilmemesi, yerlerde sürüklenmemesi, mülksüzleştirilmemesi, emeğinin çalınmaması” diye konuştu.
'REVA MIDIR BU?'
Duruşmaya cenaze acısıyla geldiğini ifade eden Işık, şunları söyledi: "On gün önce koca nenemi kaybettik ve köyümüzün, zeytinlerimizin talan edilen halini görerek gitti. Öyle koyduk toprağın bağrına. Koca nenemizi toprağa gömerken acaba bir gün kemiklerini taşımak zorunda kalır mıyız diye düşündük. Reva mıdır bu? Bu ülkede yaşayan, bu topraklarda üreten bizlere, köylülere bu acıyı yaşatmak reva mı? Toprağımızı savunmak suç değil. Ama yargılayacaksanız yargılayın. Biz toprağımız için canımızı bile veririz. Ben bu ülkenin bir genciyim, geleceğimi savunuyorum. Sadece kendi geleceğimi değil, bu memleketin geleceğini savunuyorum. Başka hiçbir derdim yok. Ömrüme, geleceğime, evime, barkıma, zeytinime çökmeye çalışan şirketten başka bir şeyle derdimiz yok bizim. Biz ülkemizin kalkınmasını istemez miyiz? En çok biz istiyoruz ülkemizin kalkınmasını. Ama bu yapılanlar sadece şirketlerin kalkınması için, bu ülkenin kalkınması için değil. Duyun artık bu feryadımızı."
Akbelen direnişçisi Esra Işık davasında yeni gelişme: Bilirkişiler hakkında şikayetGündem