Sizinle, yıllar önce kaleme aldığım bir şiiri paylaşmak isterim. O yıllarda uzak sandığım bir coğrafyanın, aslında insanlığın tam kalbinde taşıdığı derin bir gerçeği fark etmiştim. Afrika’daki çocukların açlık, susuzluk ve sessizlik içinde büyüyen hikâyeleri yalnızca bir haber başlığı değil; içimize dokunan, görmezden gelindikçe büyüyen bir vicdan meselesi. Bu şiir, o görünmeyen hayatlara bir anlığına da olsa dikkat kesilmek, duyulmayan seslere kulak vermek ve belki de birkaç saniyeliğine durup gerçekten hissetmek isteyenler için yazıldı.

Afrikalı çocuktan sevgilerle…
DİYOR Kİ;
Ne mi düşünüyorum?
Guruldayan karnımı,
Kuru boğazımı.
Ama isteğim
Düşünmek değil,
Onları ben yaşıyorum.
Düşünmek
Aklın bir parçasıdır diyorlar
Düşünen adam olmak güzel
Belki yarın…
Ama bugün
Top oynamak istiyorum.
Düşüncelerim duygularıma
Gem vurmuş
Haykıramıyorum!
Sen anlıyorsun ya ablacığım
Anlat beni şiirlerinde
Karnım aç, boğazım kuru
Ben…
Konuşamıyorum!

Mina Kaymakçı

Bu yalnızca bir şiir değil; susturulmuş bir çocuğun sesiydi. Belki bu satırları okurken birkaç
saniyeliğine duraksadınız, belki de içinizde tarif etmesi güç bir burukluk hissettiniz. Çünkü
bazı gerçekler vardır; onlardan gözlerinizi kaçırmak isteseniz de, bir kez kalbinize
dokunduğunda iz bırakır. Umuyorum ki bu şiirde yalnızca kelimeleri değil, hissedilmeyi
bekleyen hayatların sessiz çağrısını da duyabilmişsinizdir.