İran, psikolojik savaşı önde götürüyor. Sosyal medyada ise; "büyük güç" ABD savaşı çoktan kaybetti.
ABD'nin stratejileri savaşta olduğu kadar sosyal medyada da başarısız olurken, İran adeta şov yapıyor.
Sosyal medyada son bir hafta içinde ABD ile İran arasındaki diyaloglar şöyle özetleniyor:
ABD: Taleplerimizi karşılamak için 48 saat veriyoruz.
İran: Yapmayacağız.
ABD: Madem öyle beş gün ayırıp müzakere edelim.
İran: Durmayı düşünmüyoruz.
ABD: Bir aylık ateşkes mi yapsak acaba?
İran: Yemeyiz o oyunları... Gerek yok.
ABD: ABD birliklerini göndereceğiz.
İran: Daha yakına gelin lütfen.
***
Diğer yandan ABD'de bir takım sosyal medya atakları yapmak istiyor. Yapamıyor tabi ki...
Beyaz Saray'ın resmi hesaplarından ardı ardına paylaşılan sözde "şifreli mesajlar" ile yeni bir korku dalgası yaratılmak isteniyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in, "Başlatıyoruz değil mi?" dediği duyulan 4 saniyelik video kısa süre sonra siliniyor.
İran ise ABD'nin her hamlesinin farkında ve bu gerçekten Trump yönetimindeki ABD'yi küçük düşürüyor.
ABD de farkında... Bikini derdinde olmayanlar en azından!..
ABD plajlarında röportaj yapan ve savaş sorulduğunda "Amerikan'nın tek derdi, yarın giyeceğim bikini" diyen gençler dünyadan bihaberken, diğer bir noktada Trump'a ağır eleştirel protestolar da gerçekleşiyor. Hollywood'daki Şöhretler Kaldırımı'nda, ABD Başkanı Donald Trump'a ait yıldıza "pedofili" ve "savaş suçlusu" yazıldı. Protestocular, Trump'ın hapiste hayatını kaybeden pedofili suçlusu Epstein ile olan bağlantısına ve İsrail ile işbirliği içinde İran'a saldırı düzenlemesine yönelik tepkilerini bu şekilde göstermiş oldu.
***
Gelelim İran'ın paylaştığı ABD'nin dikkate alması gereken o paylaşıma...
İran "Tümünün intikamını alacağız!" dediği videolu mesajında sırasıyla; Kızılderililere, Japonya'daki Hiroşima'ya, Vietnam'a, Yemen'e, Filistin ve Gazze'ye, Epstein Adası'na, İran Minab'daki okula, General Kasım Süleymani'ye ve Ayetullah Ali Hamaney'e yer veriyor.
Hamaney'in bakışları arasında bulutların arasında süzülerek ilerleyen İran yapımı füze, ABD'ye ulaşarak "meşhur" Özgürlük Heykeli'ni tam isabetle yerle bir ediyor. Ve suya düşen öküz kafası ve İbranice bir tablet...
"Meşhur" dedik ama...
Özgürlük Heykeli, bildiğimiz Özgürlük heykeli değil. Şeytanı temsil eden, öküz figürlü bir anlatım var videoda...
Peki şeytan tasvirli Özgürlük Heykeli'nin yıkılması sadece psikolojik bir mesaj mı? ABD bunu dikkate alır mı?
Kendisinden coğrafyasından uzaklarda at koşturma çabasında olan ABD için bu korkulması gereken bir tehdit mi?
ABD her yeri bombalarken, ABD toprakları da böyle bir şeyle karşı karşıya kalabilir mi?
***
Buraya kadar her şey İran'ın kontrolünde... Trump'ın istikrarsız tutumu, bir söylediğinin bir söylediğini tutmaması ve kendince strateji yapmasını, İran kedinin fareyle oynadığı gibi karşılıyor.
İran, ABD'nin "müzakere teklif et, düşmanın gardını düşür ve vur" taktiğini çözmüş durumda ki bu sebepten Trump'ın girişimleri, İran'ın zaten güvenmediğinden sebepli karşılıksız kalıyor.
Trump bu savaşı kaybetti, sadece anlamakta biraz gecikti.
İran ise Hürmüz kartını o kadar şahane kullanıyor ki dengelerin kökten değişmesi ABD'nin en büyük korkusu.
ABD için önemli olan şey, bugüne kadar gördüğümüz üzere; insan, sevgi, barış, huzur, silahsızlanma hikayeleri falan değil. Para, para, para...