6 Şubat depremlerinin en büyük yıkımlarından birinin yaşandığı Kahramanmaraş Onikişubat’taki Penta Park Sitesi davasında, yargı sürecine dair tartışmalar alevlendi. 1 ve 3. blokların yerle bir olması sonucu 115 kişinin yaşamını yitirdiği faciada, tutuklu sanıklardan müteahhit Özcan Çakmak’ın tahliyesine karar verilmesi, mağdur aileleri isyan ettirdi.
SABAH 08:00’DE GELEN "MUCİZE" RAPOR!
Davanın seyrini değiştiren en dikkat çekici olay, bilirkişi raporunun dosyaya eklenme zamanlaması. Enkazda annesini kaybeden müşteki avukatı Ahmet Said İlhan, İstanbul'dan gelmesini bekledikleri heyet raporunun aylardır gelmediğini, fakat tam duruşma gününün sabahı 08:00'de sisteme düştüğünün altını çizdi.
Raporu "bilimsellikten uzak ve ısmarlama" olarak nitelendiren İlhan, "Bu rapor, dosyadaki mevcut delillerden ve beyanlardan tamamen habersiz bir şekilde hazırlanmış. Daha biz raporu inceleyip itiraz hakkımızı kullanamadan tahliye kararı verildi." sözleriyle yaşadıkları duruma tepki gösterdi.
"MÜTEAHHİT OLDUĞU GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDİLDİ"
Mahkemenin tahliye kararına dayanak olan raporda, sanık Özcan Çakmak’ın binanın projesinden yapım aşamasına kadar her alanda yetkili olduğu gerçeğini görmezden geldiği iddia ediliyor. Hukuka aykırı bulduğu kararı eleştiren Avukat İlhan, 100'den fazla insanın ölümünden sorumlu tutulan bir kişinin serbest bırakılmasının kamu vicdanına aykırı olduğunu belirtti.
YARGILAMA SÜRECİ DEVAM EDİYOR
Dava kapsamında sadece yapı sorumluları değil, o dönemin belediye görevlileri ve dükkan katlarında usulsüz tadilat yaptığı öne sürülen isimler de mercek altında. Toplamda 20’den fazla sanığın "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı davada, bir sonraki duruşma önem taşıyor.
Mağdur avukatları ve aileler, Penta Park Sitesi’nde hayatını kaybedenlerin anısı ve adalet için sürecin peşini bırakmayacaklarını, sorumluların hak ettiği cezayı alana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguluyor.
“BİR BABA OLARAK SARI BİR RENK ARADIM”
Depremde eşini ve iki evladını kaybeden iş insanı Sait Bilgin ise Adalet Bakanı’na yazdığı açık mektup ile davanın sembolleşen isimlerinden biri oldu. Enkaz başında günlerce çocuklarının sarı montunu aradığını anlatan Bilgin’in şu sözleri yürekleri dağladı:
"Vinçle her parça kaldırıldığında gözlerimiz sarı bir renk arıyordu. Ailemin cansız bedenine ulaşabilmek için bir renk aradım ben. Şimdi sessiz sedasız tahliyelerle bu dosyaların kapanmasına izin verilmemeli. Bu vatan için karşılıksız iyilik yapmış insanlara bir adalet borcumuz var."

Sayın Adalet Bakanım,
— M. Sait Bilgin (@saitbilgin) April 29, 2026
Size bu açık mektubu 6 Şubat depreminde eşini, çocuklarını ve aynı aileden 9 canını kum gibi dağılan bir binada kaybetmiş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yazıyorum.
Depremde iki bloğu yıkılarak 115 kişiye mezar olan Penta Park Sitesi,… https://t.co/vncMcVORKi
ADALET MÜCADELESİ SÜRECEK
Binanın reklamlarında "11 şiddetinde depreme dayanır" denilerek pazarlanmasına rağmen yerle bir olduğunu anlatan aileler, sadece müteahhitlerin değil, denetimden sorumlu tüm tarafların hak ettiği cezayı almasını talep ediyor. Mağdur aileler ve avukatlar, "ısmarlama" olarak nitelendirdikleri raporun iptali ve sorumluların yeniden tutuklanması için hukuki sürecin peşini bırakmayacaklarını vurguluyor.
Sürecin "oldu bittiye" getirilmesinden endişe eden aileler, yargı sisteminin toplumdaki adalet duygusunu yeniden tesis etmesini bekliyor.