Türkiye'nin en büyük "partisi" bugün ne AK Parti ne de Yeni Parti. MetroPOLL'ün henüz kamuoyuna açıklanmayan Ekim raporuna göre seçmenin yüzde 27,8'i ya kararsız, ya protestocu, ya da soruya cevap vermiyor. Gelin, şirketi de yormadan size ben aktarayım.
Bir anketi okumanın iki yolu vardır. Birincisi manşete bakmaktır: Kim birinci, kim ikinci, aradaki fark kaç puan? İkincisi tablonun en altına inmektir; partilerin değil, partisizlerin durduğu yere. Ben ikinci yoldan gideceğim, çünkü bu raporda tablonun tabanındaki hikaye manşettekinden çok daha fazlasını anlatıyor.
Ham veride iki büyük partinin de üstüne bu blok yerleşmiş: Yüzde 11,3 kararsız, yüzde 13,4 protesto, yüzde 3,1 cevapsız. Üstelik bir ayda 3 puan büyümüş.
Temmuz'u hatırlayalım
MetroPOLL 18–23 Temmuz'da sahaya çıktığında, henüz resmen kurulmamış Yeni Parti ham oyda yüzde 30,3 ile birinci sıradaydı. AK Parti yüzde 22,4'te kalıyordu. Birkaç gün sonra, 24 Temmuz'da Özgür Özel ve 90 milletvekili CHP'den ayrılıp partiyi kurdu. Parti sözcüsü o günlerde "Kısa sürede 40'ları bulacağız" diyordu.
Ekim'de aynı şirket aynı soruyu sordu. O yüzde 30'luk tablo çoktan geride kalmış; gerileme son ayda da sürüyor.
Kuruluş heyecanının sönmesi şaşırtıcı değil. Temmuz'daki rakam bir partiye değil, bir umuda verilmiş oydu. Umut da örgütle, kadroyla, programla beslenmezse çabuk tükenir.
Asıl şaşırtıcı olan, o umudun gittiği yer.
Gitti ama AK Parti'ye gitmedi
AK Parti ise Temmuz'daki yerinden pek kıpırdamamış. Yeni Parti'den çıkan oyların iktidar partisine ulaşan kısmı yok denecek kadar az; bu ay bile hafif bir düşüş var. Üstelik iktidar ortağı MHP de kan kaybediyor.
Cumhur İttifakı'nın iki büyük ortağı, 14 Mayıs 2023'te birlikte aldıkları yüzde 45,36'nın epey uzağında.
Muhalefet ikiye bölündü, CHP genel merkezi mahkeme kararıyla el değiştirdi, ana muhalefetin iki parçası birbirini suçlamakla meşgul. Ve iktidar bu tablodan bile kazançlı çıkamıyor.
Öte yandan muhalefet cephesi de rahatlamamalı.
Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP iyice küçülmüş. Ama CHP ile Yeni Parti yan yana konunca, 2023'te CHP'nin tek başına aldığı yüzde 25,41'in altına düşülmediği görülüyor.
Yani taban kaybolmadı. Sadece adresini arıyor. Ve aradıkça bir kısmı kapıyı çalmaktan vazgeçip kenara çekiliyor.
Raporun kendi notu da bunu söylüyor: Bu ay ana akım partilerde DEM Parti dışında oyunu artırabilen yok. Küçük partilerde kıpırdanma var; Anahtar Parti gibi yeni oluşumlar bir miktar yükseliyor.
Ama büyük resim belli: Seçmen partilerden çıkıyor, başka partiye girmiyor.
Manşete değil tabana bakın
Bir tablodan dağıtılmış rakamları seçip manşet yapmak kolaydır. O rakamlarla bakınca ortada güçlü bir iki partili yarış varmış gibi görünür.
Oysa ham veride iki büyük partinin toplamı seçmenin yarısına bile ulaşmıyor.
Bu, iki büyük partinin de seçmenin çoğunluğunu ikna edemediği, kararsızlığın ve öfkenin büyüdüğü bir tablo.
Böyle dönemlerde anketler kimin kazanacağını değil, kimin kaybetmediğini ölçer.
Ekim raporunda büyük partiler kaybediyor; kaybetmeyen tek şey belirsizlik.
Temmuz'da yüzde 30'u konuşan Yeni Parti, Ekim'de düşüşü konuşuyor. Yerinde sayan da bu sabitliği başarı sanıyor.
Önümüzdeki aylarda kimin neyi konuşacağını o yüzde 27,8'lik kalabalık belirleyecek.
Siyaset bu kalabalığı ne kadar çabuk hatırlarsa, o kadar az sürpriz yaşar.
Çünkü hafıza her şeydir.