Yeniçağ Gazetesi'nin bugünkü manşeti...

YENİÇAĞ Gazetesi: Fonun içinde muhalifler olsaydı hepsi hapisteydi - Resim : 1

Arıkan, “Çifte standart var, görmezden gelme var. Fon olayında adı geçenler muhalif isimler olsaydı gözaltına alınmış, sorguları yapılmış, cezaevine atılmışlardı. Eğer toplum bu olayı konuşmasaydı iktidar ‘Bu dış güçlerin işidir, bize oynanan büyük bir kumpastır’ deyip bu işi kapatacaktı” dedi.

KRİZE MÜDAHALEDE GEÇ KALINDI

Mahmut Arıkan, Yenicaggazetesi.com Genel Yayın Yönetmeni Berna Can ve Aykut Metehan Kartalkayası’nın sorularını yanıtladı. Arıkan, fon krizine müdahalede geç kalındığını savunurken, iktidarın önemli isimlerinden birinin oğluna yönelik malvarlığı tedbirinin hızla kaldırılmasına tepki gösterdi. Kanaat önderlerinin sessizliğini de eleştiren Arıkan, “İktidar ne der değil, inandığımız kitapta ne diyor?” diye sordu.

1,5 YIL ÖNCE SİNYALİ GELDİ

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, YENİÇAĞ’a konuştu. Fon krizini “Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu” olarak nitelendiren Arıkan, “Bu olayda adı geçen insanlar muhalefete mensup isimler olsaydı, gözaltı süresi bitmiş, sorgulamalar yapılmıştı, cezaevine gönderilmişlerdi” dedi. Arıkan, “Ama iktidara yakın isimler olunca çok rahat, çok yavaş davranılabiliyor. Bir buçuk yıl önce bunun sinyalleri gelmiş. Ama duymazdan gelinip, ‘Biraz daha bekleyelime’ denmiş. Sonra Mehmet Şimşek rahatsız olmuş. O da çıkmış, ‘Bazı şeyler kötü gidiyor, spekülasyonlar var, bunun üzerine gidelim.’ Yine duymazdan gelinmiş” ifadelerini kullandı.

İKTİDARDAKİ PANİK HAVASI

Arıkan, “Savcılık bir karar alıyor. İktidarın en önemli isimlerinden birinin oğlunun malvarlıklarına tedbir konuyor. 1,5 saat sonra o tedbir tekrar kaldırılıyor. O büyük yangına 1,5 yıl kayıtsız kalanlar, iktidarın kurmaylarından birinin oğlunun bahçesinde ufak bir yangın çıkma ihtimali ortaya çıkınca 1,5 saatte müdahale ediyorlar. Çifte standart var, görmezden gelme var. Gündemden bir an önce kaçırma hadisesi var. Toplumun bütün kesimleri bu fon krizini konuşmaya başladı. İktidardaki panik de biraz buradan kaynaklanıyor. Yoksa şimdiye çoktan ‘Bu dış güçlerin işidir, bize oynanan büyük bir kumpastır’ cümlelerini duyardık” dedi.

AHLAK KRİZİ ÇÖZÜLMELİ

Ülkede güven ve ahlak krizi olduğuna vurgu yapan Arıkan, şunları söyledi: Eğer ahlak krizini çözemezsek, güven krizini çözemeyiz. Güven krizini çözemezsek ekonomik krizi çözemeyiz. Ahlaktan kastettiğim şey, kendim için istediğimi, kendi partim için istediğimi sizler için istemezsem burada bir sorun vardır. Kendim için istemediğimi sizler için istersem yine burada bir sorun vardır. Oradan başlayacağız. Ahlak krizinden başlayacağız ve bu işi en tepeden yapmamız lazım. Nepotizm asla bizim siyasetimizde olmayacak bir şey. Liyakata değil de sadakate bakarak bir yol yürüyüşü bizim asla yapacağımız bir şey değil.