Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kırıkkale’de "Halk Buluşması"na katıldı. Yavuz Ağıralioğlu, burada yaptığı konuşmada, özetle şunları söyledi:

"Memleket zor zamanlara düştüğünde, arkamızda bulunan fotoğrafa bakar, talip olduğumuz mesuliyeti oradan alırız. Arkamda kalpaklı bir Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı var. Devlet zor durumdaysa, millet dara düşmüşse; bu millet başına kalpağını geçirir, iradesini milletine adar. 2026 yılında omuzlarımıza düşen sorumluluk da budur. Ay yıldızlı al bayrağın altında, kalpaklı Atatürk’ün önünde Türk milletinin istikbaline yürümeye söz verilir. Bugün aynı zamanda, ömrünü devleti güçlü, milleti kudretli kılmaya adamış, çileli bir mücadele vermiş Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü. Zindanlarla, idam sehpalarıyla sınanmış bir iradenin sahibine rahmet olsun.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan sert çıkış: Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, düşmanlarıyla yürümeyeceksiniz - Resim : 1

'ÖLENLERİN BÜYÜK, KALANLARIN KÜÇÜK OLDUĞU BİR MİLLET OLAMAYIZ'

Yakın zamanda kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu… Her evden oy alamamış olabilir ama her evden bir Fatiha almış bir memleket evladıdır. Ona da rahmet olsun. Çünkü memleket zordadır, dardadır. Bu memleketin ufkuna bela düşmesin diye yıllar önce uyaran, ‘Suriye düşerse Irak gider, Irak yıkılırsa İran hedef olur, sıra Türkiye’ye gelir’ diyen Necmettin Erbakan’ı da bugün hatırlıyoruz. Siyaset bazen eskiyi anar, ‘eskiden böyleydi’ diye konuşur. Nezaketi, siyasi terbiyeyi hatırlar. Aynı kürsülerde rakip olup memleket meselelerini konuşabilen liderleri hatırlar. Bülent Ecevit’i, Süleyman Demirel’i bu yönleriyle anar. Ama ben bunları sadece rahmet dilemek için söylemiyorum. Ölenlerin büyük, kalanların küçük olduğu bir millet olamayız. Aksi halde bu topraklarda tutunamayız. Rahmet dilediğimiz insanların ahlakına, cesaretine, ikazlarına sırt dönerek siyaset yapamayız. Bugün kime rahmet diliyorsak, onun temsil ettiği iradeyi taşımak zorundayız.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan sert çıkış: Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, düşmanlarıyla yürümeyeceksiniz - Resim : 2

'TERÖRİSTLERLE YAN YANA DURAMAYIZ'

Dün ‘kibar’ dediklerimizi anıp bugün kaba olamayız. Dün ‘inançlı’ dediklerimizi anıp bugün inançsız davranamayız. Dün ‘cesur’ dediklerimizi anıp bugün korkak olamayız. Dün ‘ilkeli’ dediklerimizi anıp bugün ilkesiz olamayız. Dün devleti ve milleti korumak için terörle mücadele edenleri överken, bugün teröristlerle yan yana duramayız. Dün ‘aman ha’ diye uyaranları unutup Amerika’nın azgınlığına da İsrail’in şımarıklığına da sessiz kalamayız. Eğer mezarlara gitmeye hakkımız olsun istiyorsak, o mezarların önünde hangi hakikatle durmamız gerektiğini unutmamalıyız. Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız.

'TÜRKİYE’NİN EKONOMİK VE KURUMSAL SORUNLARI ORTADADIR'

Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunları ortadadır. İşsizlik var, enflasyon var, yüksek faiz var. Eğitimde kalite kaybı var, liyakat eksikliği var. Bugün yaşadığımız hiçbir sorun faili meçhul değildir. Yanlış ekonomi politikaları ve plansız yönetim bu memleketi bu hale getirmiştir. Ama bu milletin gücü vardır. Bu milletin toprağı var, suyu var, yetişmiş insanı var. Doğru planlama yapılırsa bu ülke yeniden ayağa kalkar. Millete umut olmanız için size yetki verildi. Ama siz millete umut olmak yerine kabus oldunuz. Millet size umut olun diye yetki verdi; bugün çıkıp terörle ilgili söylem değiştiriyorsunuz. Bu kabul edilemez.

Yavuz Ağıralioğlu'ndan sert çıkış: Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, düşmanlarıyla yürümeyeceksiniz - Resim : 3

'GÜÇLÜ BİR DEVLET ZORUNLULUKTUR'

Biz bir parti hevesiyle yola çıkmadık. Biz millet iddiasıyla yola çıktık. Bu memlekette millete yük olan değil, millete omuz veren bir siyaset kuracağız. Bu ülkeye aidiyet hisseden, bu bayrağın altında kendini ait hisseden herkes bu yürüyüşün parçasıdır. Türkiye ayağa kalkmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu bir tercih olmaktan çıkarmıştır. Güçlü bir devlet ve planlı bir gelecek artık zorunluluktur. Biz bu yola şerefli bir mücadele için çıktık. Başarırsak da şeref, yolda kalırsak da şeref. Ama bu millet için yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz."