The Wall Street Journal’ın haberine göre, Donald Trump yönetiminin İran krizi sürecindeki karar mekanizması kamuoyuna yansıyan sert söylemlerin aksine oldukça karmaşık ve gergin bir tablo ortaya koydu.

Gazete, Trump’ın bir Amerikan uçağının düşürüldüğü ve iki pilotun kaybolduğu bilgisini aldığı gün Beyaz Saray’da öfke patlamaları yaşadığını, danışmanlarına sık sık Avrupa ülkelerinin yeterli destek vermediğinden yakındığını aktardı. Haberde, Trump’ın özellikle 1979 İran rehine krizinin siyasi sonuçlarını hatırladığı ve benzer bir tablonun kendi yönetiminde yaşanmasından kaygı duyduğu belirtildi.

Trump’ın bir yandan İran’a yönelik sert tehditlerde bulunduğu, diğer yandan savaşın uzaması halinde petrol fiyatları, ara seçimler ve Amerikan askerî kayıpları gibi başlıklardan endişe ettiği öne sürüldü. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin küresel enerji piyasalarına etkisinin Beyaz Saray’da yakından izlendiği kaydedildi.

Haberde, Trump’ın zaman zaman diplomatik çözüm arayışına yöneldiği, Pakistan üzerinden yeni müzakere kanalları açılmasının değerlendirildiği de ifade edildi. Buna karşın başkanın sosyal medya üzerinden yaptığı sert ve ani açıklamaların ulusal güvenlik ekibiyle tam koordinasyon içinde olmadığı ileri sürüldü.

WSJ’ye göre Trump, kamuoyu önünde kararlı bir görüntü vermeye çalışırken, perde arkasında savaşın kontrolden çıkma ihtimali ve bunun siyasi maliyetiyle yüzleşiyor.