Gazi ve şehit yakınlarının isyanına rağmen iktidarın İmralı süreci adımları terör örgütü PKK'nın silah bırakmasının ardından devam ediyor. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın "direktifleriyle" devam eden süreçte Öcalan terör örgütü SDG'ye mesaj göndererek '10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması süreci hızlandıracaktır' demişti.

10 Mart 2025'te SDG lideri Mazlum Abdi'nin Ahmed eş-Şara ile görüşmesinin ardından SDG'nin kendini feshi ve Suriye Silahlı Kuvvetleri ile entegrasyonunu kabul eden bir anlaşma imzalamasına rağmen terör örgütü YPG'nin oluşturduğu SDG ile Şam yönetimi arasında Halep'te çatışmalar sürüyor.

Geçtiğimiz günlerde Demokratik Kurumlar Platformu’nun hava koşulları nedeniyle ertelenen “Öcalan'a Özgürlük” mitinginin 25 Ocak’ta yapılacağı duyurmasının ardından, DEM Parti'den bugün gelen 'Halep'e sessiz kalmayacağız' açıklaması sokaktaki hareketliliği artırdı.

Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi’nde bir grup öğrenci, Hukuk Fakültesi önünde toplanarak Halep’te yaşanan çatışmaları protesto etmek için yürüyüş düzenlemek istedi. Üniversite yönetimi ve polisin yürüyüşe izin vermemesi üzerine öğrenciler ve polis arasında arbede çıktı.

Fakülte binası girişinde toplanan öğrenciler slogan atarak eylemlerini sürdürdü. Polis, eylemin sonlandırılmaması halinde gözaltı işlemi uygulanacağı uyarısında bulundu.

Öğrencilerin maruz kaldığı şiddete üniversite yönetiminin sessiz kaldığını iddia ederek "Öğrenciye uygulanan bu tavır devletin kendi kanunlarıyla çelişmektedir. Bu zihniyet ve zihniyeti kınıyoruz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın en son 9 Ocak akşamı TRT'ye verdiği mülakatta "SDG, PKK'nın uzantısı olarak şu karakteristik özelliği taşıyor; güçle ya da güç tehdidi olmadan diyalog yoluyla herhangi bir şey yapma şansı yok, kendiliğinden. Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek" açıklaması dikkat çekmişti.