Hollanda Araç Otoritesi'nden daha önce karayolu izni alan Pal-V, şimdi de Avrupa Birliği standartlarında havacılık üretim iznini cebine koyarak küresel rakiplerinin bir adım önüne geçti. Yirmi yıllık araştırma ve geliştirme sürecinin bir ürünü olan bu araçların nihai uçuşlara başlayabilmesi için, üretim safhasının ardından tek bir AB uçuş sertifikasına daha ihtiyacı bulunuyor.

Satışa sunulan ilk 250 aracın büyük bir hızla tükenmesi üzerine şirket siparişleri geçici olarak durdurma kararı aldı. Öncelikle itfaiye ve acil müdahale ekipleri tarafından uzak bölgelere hayat kurtarma amacıyla kullanılması planlanan aracın direksiyonuna geçmek için standart otomobil ehliyetinin yanı sıra pilotluk sertifikasına da sahip olmak gerekecek.

PAL-V'NİN TEKNİK KAPASİTESİ VE TASARIMI

Günümüzde geliştirilen hava taksilerin aksine dikey kalkış özelliğine sahip olmayan model, havalanmak için özel bir piste ihtiyaç duyuyor. Üç tekerlekli ve katlanabilir rotorlu yapısıyla dikkat çeken aracın, normal bir otomobilden hava aracına geçişi yalnızca iki dakika sürüyor. Karada saatte 160 kilometre hıza ulaşarak 1.300 kilometre menzil sunan Pal-V, sıfırdan yüz kilometre hıza 9 saniyede çıkabiliyor. Uçuş moduna geçtiğinde ise saatte 180 kilometre hızla dört saat boyunca havada kalabiliyor ve 500 kilometrelik bir uçuş menzili sunuyor.

Uçan otomobil çağı başlıyor: Tarih verildi - Resim : 1

KÜRESEL RAKİPLER VE SEKTÖRDEKİ YARIŞ

Uçan otomobil pazarında Pal-V yalnız değil. Slovakyalı Klein Vision AirCar, ABD'li Alef Model A ve Çinli Xpeng AeroHT gibi firmalar da kıyasıya bir rekabet içinde bulunuyor. ABD'li Alef'in piste ihtiyaç duymadan dikey kalkış yapabilen tasarımı dikkat çekerken, Pal-V karadan havaya dönüşen tek gövdeli araç konseptinde çifte izin sertifikasyonuyla önemli bir pazar avantajını elinde tutmayı başarıyor.

UÇAN OTOMOBİLLER VE HAVA TAKSİLER ARASINDAKİ FARKLAR

Sektörde sıkça birbirine karıştırılan bu iki teknoloji, tamamen farklı ulaşım konseptlerine hizmet ediyor. Başta İngiltere, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere birçok ülkenin 2028'de yaygınlaştırmayı planladığı hava taksiler, dikey kalkış ve iniş yapabilen, karayolunda kullanılamayan ve sadece belirli rotalarda toplu taşıma hizmeti veren ticari araçlar olarak öne çıkıyor. Pal-V gibi uçan otomobiller ise yatay hızlanma ile bir pistten havalanmaya ihtiyaç duyuyor ve gökyüzündeki mesaisinin ardından karayoluna inerek normal trafik akışında bireysel şahsi araç statüsünde kullanılabiliyor.