Türkiye’de gündem sürekli değişiyor. Dünün en çok konuşulan gündemlerinden biri de TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay’ın, toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ekibini sert bir dille eleştirdiği iddiasıydı. Haber ilk olarak DW Türkçe'de yer aldı ve buradan yayıldı.
Fuat Oktay'ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yardımcıları ve bakanlık bürokratlarına sert ifadelerle yüklendiği iddia edilmiş ve DW Türkçe’nin haberine göre Oktay, sunumları yetersiz bularak bakanlık heyetine “Buraya hazırlıksız geliyorsunuz” ifadelerini kullandığı öne sürülmüştü.

Bu haberlerin ardından Fuat Oktay sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak buy haberi yalanladı.
Fuat Oktay açıklamasında “Dış menşeli bir medya kuruluşunun haberi kaynak gösterilerek özellikle bazı çevrelere ait basın yayın organlarında yer verilen TBMM Dışişleri Komisyonumuz ile Dışişleri Bakanlığı arasında yaşandığı iddia edilen haberlere kesinlikle itibar edilmemelidir. Dışişleri Bakanımız, ilgili Bakan Yardımcılarımız ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Komisyonumuza her zaman çok kıymetli katkılar vermektedirler. Muhalefet dahil bütün Komisyonumuz her fırsatta kendilerine takdir ve teşekkürlerini iletmiştir. Küresel ve bölgesel alanda çok kritik günlerden geçerken, Komisyonumuzda samimi çalışma ortamında yaşanan diyalogların bazı çevrelerce kasıtlı olarak çarpıtılarak haberleştirilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum... Dışişleri Bakanımız ile ilişkimiz sadece mesai arkadaşlığı ile sınırlı değil, kadim bir dostluğa dayanır” dedi.

Bu haberin doğru olup olmadığını öğrenmek ise çok kolaydı. Çünkü TBMM’nin sitesinde komisyon toplantı tutanakları yayınlanıyor. Dışişleri Komisyonu’nun son yaptığı toplantısının tutanakları da yayınlandı.

Son toplantı 22 Ocak’ta yapıldı.

Türkiye’nin daha sonradan katılacağı “Maliye Mükemmeliyet Merkezi'nin (CEF) Kurulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” oylaması için komisyon toplandı.

Komisyon toplantısına Dışişleri adına Bakan Yardımcıları Musa Kulaklıkaya, Hacı Ali Özel, Levent Gümrükçü ve Uluslararası Hukuk ve Andlaşmalar Genel Müdürü Fırat Sünel katıldı.
Toplantının gündemi sıradan bir konuydu. Türkiye’nin daha sonradan katıldığı basit bir uluslararası anlaşmanın onaylanmasıydı.
CHP Milletvekili Namık Tan, Meclis’e gönderilen anlaşmanın altında Türkiye’nin imzasının neden olmadığını sordu ve toplantıda bir belirsizlik ortaya çıktı.

Oyalama aşamasına geçilirken Fuat Oktay’la Dışişleri Uluslararası Hukuk ve Andlaşmalar Genel Müdürü Fırat Sünel arasındaki diyalog tutanaklara şöyle yansıdı:

"FUAT OKTAY- Arkadaşlar, niye net cevap vermiyorsunuz siz? Sizde değil mi anlaşmalar? Niye arkasında durmuyorsunuz, hazırlıklı değil misiniz?
FIRAT SÜNEL - Efendim, hazırlıklıyız.
FUAT OKTAY - Niye net söylemiyorsun?
FIRAT SÜNEL - Rutin bir süreç efendim.
FUAT OKTAY - "Olabilir." "Olmayabilir." "Şu da olur." "Bu da olabilir." Yani net söylesenize.
FIRAT SÜNEL - Evet, efendim, bunu Komisyonda kabul ettiğimiz takdirde buna biz taraf olacağız, taraf olma sürecini başlatacağız. İmza kararı zaten çıkmış durumda, imzalanacak ve yürürlüğe girecek, daha doğrusu onay işlemleri yapılacak. Yani teknik açıdan bu, sadece teknik bir detay, buna taraf olmamız açısından...
FUAT OKTAY - Ya, teknik detayı anladık yani maddeler gibi diyor. Yunus Emre Bey başka bir şeyi soruyor, diyor ki: "Burada maddeler diğer kanunlar gibi geçiriliyor, dolayısıyla burada bir tadilata gerek var mı?" Soru bu.
FIRAT SÜNEL - Yok efendim, katılımın uygun bulunduğuna dair kanun çıkacak.
FUAT OKTAY - Tamam, yasal anlamda, teknik anlamda sorulan sorulara net cevap verin. "Olabilir." de
"Olmayabilir." de, burada diplomatik şey konuşmuyoruz ki.
FIRAT SÜNEL - Tabi efendim, olur.
YUNUS EMRE (İstanbul) - Ama efendim, bu, kanun maddesi olduğu için yasama uzmanı arkadaşlarımız bu konuda daha doğru bilgi verebilir.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Evet, Osman Bey..."

AZARLAMA BAŞLIYOR

Fuat Oktay’ın Dışişleri temsilcisiyle yaşadığı diyalog böyle. Fuat Oktay’ın azar kısmı ise CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre’nin “TBMM’deki yasama uzmanlarına soralım” önerisiyle başlıyor. Yasama uzmanları Meclis'e gönderilen kanun tekliflerini inceleyen, uygunluğunu kontrol eden kişiler. Komisyona gelmeden önce bu kişilerin elinde geçiyor bu teklifler.

Yasama uzmanı ile Fuat Oktay arasındaki diyalog şöyle:

"YASAMA UZMANI OSMAN KOCAMAN - Yok, efendim, burada zaten anlaşmanın biz 1'inci maddesiyle bahse konu anlaşmanın uygun bulunduğuna dair bir hüküm var, başka da bir şey yapılmasına gerek yok burada efendim.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Şimdi, bununla ilgili de şunu yapalım, bakın: Bu tür imzasız şeyler geldiğinde... 2'nci defa yaşıyoruz böyle bir olayı, 1'inci defa yaşadığımızda iade etmiştik hatırlarsanız, bir daha böyle bir şey olmasın diye. 2'nci defa geldiğinde bunun imzasız olup olmadığıyla alakalı siz bunu 'check' etmek zorundasınız, kontrol etmek zorundasın sen uzman olarak. Aynı şekilde, büyükelçi, sizin göreviniz sadece Dışişleri'nden gelen olayları üyelere göndermekten ibaret değil, bunu çalışırsınız öncesinde, gerekli çalışmaları yaparsınız, teknik olarak ilgili çalışmaları yapar 'Burada bir sorun yoktur.' diye buraya yazılı olarak da bize bildirirsiniz, burada tartışılmaz bu konu. Niye hazırlıksız bizi buraya getirip de bu konuları tartıştırıyorsunuz?
YASAMA UZMANI OSMAN KOCAMAN - Efendim, bir şey söyleyebilir miyim?
FUAT OKTAY - Bir şey söyleyemezsin, burası bir şey söyleme değil, ne söyleyeceksen herkes duysun.
YASAMA UZMANI OSMAN KOCAMAN - Efendim, bize gelen ilk anlaşmadaki, geri çekilmedeki sebep, anlaşmanın İngilizce metindeki eksiklikten dolayı anlaşmaydı, buradaki durum teknik olarak farklı efendim...
BAŞKAN FUAT OKTAY - Ya, arkadaşlar, bakın durum aynı demiyorum size, farklı bir durum var diyorum yani imzasız geliyorsa, bu imza, katılım olayı, 'Şu, şu, şu gerekçelerle buna imza olmaya gerek yoktur.' dersiniz, son derece de net olur burada da tartışılacak bir şey olmaz, kimsenin kafasında da soru işareti kalmaz, sizin göreviniz zaten bu çalışmayı yapmak. Yani burada eğer bu konuyla ilgili bir daha eksiklik yaşanırsa kusura bakmayın sizinle ilgili de gereğini yaparız. Böyle bir şey yok arkadaşlar, bu kadar insan burada, bakın, burada emek veriyor yani mesai harcıyor."