Türkiye'nin 1998 yılında hayata geçirdiği "Afrika’ya Açılım Politikası", 2013 yılından itibaren "Afrika Ortaklık Politikası" adıyla yeni bir boyut kazandı. Çeyrek asrı geride bırakan bu stratejik hamle sayesinde; siyaset, ticaret, savunma, kültür ve kalkınma gibi pek çok alanda köklü ve kalıcı ilerlemeler sağlandı. Bu bağlamda, 2002 yılında yalnızca 4,3 milyar dolar seviyesinde olan Türkiye-Afrika ticaret hacmi, 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolar sınırına dayandı.

DİPLOMATİK AĞ VE YATIRIMLAR KATLANARAK BÜYÜDÜ

Kıtadaki diplomatik varlığını her geçen yıl güçlendiren Türkiye, 2002 yılında 12 olan büyükelçilik sayısını 2024 yılı itibarıyla 44'e çıkardı. Ankara'nın bu diplomatik atağı, Afrika ülkelerinde de karşılık buldu. 2008 yılında Ankara'da yalnızca 10 Afrika büyükelçiliği bulunurken, bu sayı 2024'te 38'e yükseldi. Son olarak Mozambik ve Botsvana da Türkiye'de büyükelçilik açma kararı alan ülkeler arasına katıldı.

Diplomatik ilişkilerdeki bu güven iklimi, yatırımlara da doğrudan yansıdı. 2003 yılında Afrika kıtasında sadece 67 milyon dolar olan Türk yatırımları, 2024 yılında 10 milyar dolara ulaştı. Türk yükleniciler, 2025 yılı sonu itibarıyla kıta genelinde toplam değeri 97 milyar doları bulan 2 bin 31 dev projeye imzalarını attı. Türkiye'nin resmî ihracat finansman kuruluşu olan Türk Eximbank, Afrika Finans Kuruluşu'nun (AFC) daveti üzerine Aralık 2023'te kuruma Afrika dışından ortak olan ilk sermayedar olarak kayıtlara geçti.

ANLAŞMALARLA ZIRHLANAN GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ

Türkiye, kıta genelindeki bağlarını hukuki zeminlerle de güvence altına aldı. Bugüne kadar Afrika kıtasından 50 ülkeyle Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalanırken, 49 ülke ile de karşılıklı İş Konseyleri faaliyete geçirildi.